YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/255
KARAR NO : 2023/266
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/779 E., 2021/1035 K.
DAVA TARİHİ : 20.03.2019
HÜKÜM/KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/112 E., 2020/285 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalının imzaladıkları Bobin Paketleme Hizmet Sözleşmesi ile davalının tesisinde bobin paketleme hizmetinin ve bu hizmet kapsamında montaj/demontaj vb hizmetlerinin sözleşme ve eki olan paketleme şartnamesine uygun olarak müvekkili tarafından yerine getirilmesi işini üstlendiğini, müvekkili şirketin ödeme için gerekli belgeleri ve 31/12/2018 tarihli faturayı davalıya ibraz etmesine ve söz konusu faturaya davalı tarafından herhangi bir itiraz olmamasına rağmen davalı tarafın fatura bedeli olan 117.070,00 TL’yi ödemekten kaçındığını, bunun üzerine Kocaeli 8. İcra Müdürlüğü’nün 2019/10641 Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibine başlandığını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini belirterek, davanın kabulü ile, borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptaline, borçlunun takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; takibe konu borcun muaccel olmadığını, müvekkili şirkete teslim edilmesi gereken belgelerin teslim edilmediği gibi bazı sahte belgeler verildiğinin tespit edildiğini, sözleşmede sayılan tüm belgelerin müvekkili şirkete ibrazına kadar hak edişi tutma, hak ve yetkisi olduğunun taraflar arasında imzalanan 30/04/2018 tarihli Bobin Paketleme Hizmet Sözleşmesinde açıkça düzenlendiğini, alacaklı tarafın sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, işçilerin haklarını alıp almadığının kesin bir biçimde belli olmadığını, müvekkil şirketin de hem kendi menfaatlerini hem de işçilerin menfaatlerini korumak adına takip konusu miktarı sözleşme gereği tuttuğunu, davacı çalıştırdığı işçilerin imzalı bordroları, puantaj kayıtları, ibranameleri olmak üzere birçok belgeyi eksik teslim ettiğini ya da hiç teslim etmediğini, davacı tarafın sunmuş olduğu bir kısım bordrolardaki imzaların da çalışanlarına ait olmadığını belirterek davanın davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının vergi, SGK riskinin bulunmadığı, davacının gerekli ödemeleri yapmış olduğu, davalı tarafın teminat aldığı, takip konusu faturanın davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olması, davalının fatura içeriğine TTK’nun 21/2. maddesi gereği 8 gün içinde itiraz etmediği, TTK’nun 18. maddesi uyarınca basiretli tacir gibi davranıp yapılan işe ilişkin itirazı da olmadığından, hizmetin davalıya verilmiş olduğu ve davalı tarafın kabul etmiş olduğu faturayı ödemesi gerektiği kanaatine varılarak, davanın kabulüne, davalının Kocaeli 8. İcra Müdürlüğü 2019/10641 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin toplam 117.070,00 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle devamına, hüküm altına alınan 117.070,00 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yerel mahkemece itirazların değerlendirilmediğini, bilirkişi raporuna yapılan esaslı itirazlar ve taleplerin değerlendirilemeyerek, rapor doğrultusunda karar verme cihetine gidildiğini, davacı ile müvekkil şirket arasında imzalanan 30.04.2018 tarihli “bobin paketleme hizmet sözleşmesi” gereğince müvekkil şirkete teslim edilmesi gereken belgeler teslim edilmediği gibi bazı sahte belgeler verildiği tespit edilmiş ve müvekkil şirket sözleşmeden kaynaklı hakkını kullanarak hak ediş tutma hakkını kullandığını, ancak yargılanma aşamasında karara esas alınan bilirkişi raporunda davacının firmanın sgk borcu olmadığı tespit edilmediğini, bilirkişi raporuna itiraz dilekçemizde itiraz edildiği üzere, işçilik alacakları hesaplanırken sadece kıdem ihbar tazminatları üzerinde durulduğu, 4857 sayılı iş kanununun ek 3 maddesi gereği işçinin 5 yıllık zamanaşımı içerisinde de dava açılabileceği ihtimali üzerinde hiç durulmadığını, ayrıca karara esas alınan bilirkişi raporunun 20. sayfasında “imzaların benzeşmediği” tespit edilmiş olup, tarafımızca bu hususta sahtecilik incelemesi yapılması talep edilmiş ise de, yerel mahkemece yeniden rapor alınması taleplerinin reddedilerek iddiaları araştırılmaksızın karar verildiğini, ihtilaf konusunun müvekkili şirketin sözleşme gereği hak ediş tutma hakkının hukuka uygun olup olmadığının tespiti olduğunu, yerel mahkemece değerlendirme hatalı yapıldığı, iddiaların yeterince araştırılmadığını, mahkemece müvekkili şirketin davaya konu 117.070,00 tl’lik faturaya TTK 21/2 uyarınca itiraz etmemiş olduğu değerlendirilmiş ise de, müvekkil şirkete teslim edilmesi gereken belgeler teslim edilmediği gibi bazı sahte belgeler verildiği tespit edilmiş ve müvekkil şirket sözleşmeden kaynaklı hakkını kullanarak hak ediş tutma hakkını kullandığını ve bu beyanını davacı tarafa bildirdiğini, ayrıca müvekkil şirketin kötü niyetli olduğu ispatlamamış olmasına rağmen, gerekçede bu konuda bir değerlendirme yapılmaksızın yerel mahkemece hükmedilen icra inkar tazminatının da hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının vergi, SGK riskinin bulunmadığı, davacının gerekli ödemeleri yapmış olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 5. maddesinde belirtildiği şekilde davalı tarafın teminat aldığı, takip konusu faturanın davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olması fatura kapsamındaki malların teslim edildiğine, hizmetin verildiğine karine teşkil ettiği, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağı, süresinde itiraz edilmeyen fatura içerikleri kesinleştiğinden mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, alacağın likit sayılabilmesi için faturaların borçluya tebliğ edilmesi ve yasal 8 günlük süre içerisinde itiraza uğramaması, ya da davalı borçlunun faturaları ticari defterlerine kaydetmiş ve yasal süresi içinde iade faturası kesmemiş olması gerekeceğinden somut dosyada alacak likit nitelikte olduğu, bu nedenle mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tacirler arasındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, ödenmeyen bakiye iş bedeli alacağının tahsili için yapılan takibe davalının itirazının iptali ve inkar tazminatı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 inci maddesinin dördüncü fıkrası, TTK ve TBK’nun ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, incelenen belgelerden davacının vergi, SGK borcu riskinin bulunmadığı, davacının işçilerine gerekli ödemeleri yapmış olduğu, davalı tarafın teminat aldığı, takip konusu faturanın davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olması, süresinde itiraz edilmeyen fatura içerikleri kesinleştiğinden mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, faturanın itiraza uğramaması sebebiyle dosyada alacak likit nitelikte olduğundan mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine ,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.