Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2022/5467 E. 2023/762 K. 23.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5467
KARAR NO : 2023/762
KARAR TARİHİ : 23.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 02.11.2016 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, altıncı fıkrası 53 üncü maddesi ve 5271 sayılı Kanun’un 325 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dava açılmıştır.
2. Eskişehir 9.Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.01.2017 tarihli ve 2016/830 Esas, 2017/29 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 04.10.20178 tarihli ve 2017/1374 Esas, 2017/1786 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan … vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
4. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 04.10.20178 tarihli kararının, katılan ilgili bakanlık ve katılan … vekilleri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 15.12.2021 tarihli ve 2021/14655 Esas, 2021/22925 Karar sayılı kararı ile atılı suçtan mahkumiyet yerine beraat kararı verilmesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
5. Eskişehir 9.Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2022 tarihli ve 2022/127 Esas, 2022/.443 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiinin temyiz istemi; somut ve yeterli delil bulunmadığı, delillerin takdirinde hata edildiği, eksik araştırma yapıldığı, gerekçelendirmenin yetersiz olduğu, silahla tehdit ve 6136 Sayılı Kanuna Muhalefet suçlarından katılanın soyut beyanlarına itibar edilmezken kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyet verilerek yargı kararlarından istikrarsızlığa yol açıldığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin işletilmesi gerektiği, usul ve yasaya aykırı karar verildiğine ilişkindir.
2. Katılan ilgili bakanlık vekilinin temyiz isteği; yeterli olmayan gerekçe ile takdiri indirim uygulanması ve cezanın alt hadden tayininin somut olaya uygun olmadığı, eksik ceza tayin edildiği, lehe vekalet ücreti takdir edilmediğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre,
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Dava konusu olay; sanık … ile buluşup yemek yedikten sonra kendisini eve bırakmasını isteyen mağduru, torpidodan çıkardığı tabancayı beline takarak dağlık alana götürdüğü, mağdura doğru … ederek dalga geçtiği, bira şişesi ile yüzüne vurduğu, aniden aracı durdurması nedeniyle yüzünü torpidoya vurmasına neden olduğu, bira şişesi ile vurmaya devam ederken sinkaflı sözler söylediği, bir süre sonra aracı durdurup mağduru saçından sürükleyerek araçtan indirdiği, tekmelemeye başlayıp küfür ettiği, tekrar araca bindirip mağdurun cep telefonunu araçtan dışarı fırlattığı, mağdurun araçtan inmesine engel olduğu, cep telefonunu bulması için araçtan inmesine müsaade ettikten sonra tekrar araca binmesini istediği ve darp etmeye devam ettiği, katılan …’nın fırsatını bulduğunda kolluk kuvvetlerini arayarak yardım istemesi ile olayın son bulduğuna ilişkindir.
2. 17.07.2016 tarihli tutanak ile … yolu Total Petrolde darp edilmiş müracaatçı kadın olduğu bildirilmesi üzerine gidilen adreste, katılan …’nın, sanık …’ın kendisini darp ettiğini, şahıstan şikayetçi olduğunu beyan ettiği,

3. Eskişehir Adli Tıp Şube Müdürlüğü hazırlık bürosunun 18.10.2016 tarihli raporunda;mağdur …’nın nazal kemikte deplasa kırık ve yumuşak doku travması kırığı olduğu, … fonksiyonlarını … (2) derece etkiler nitelikte olduğu, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı, vücuda acı verecek şekilde olduğu,
4. 17.07.2016 tarihli araç arama tutanağında, mağdurun, sanığın kendisine silah çektiği ve silahın araç içinde olduğunu beyan etmesi üzerine sanığın kullandığı araçta yapılan aramada herhangi bir suç veya suç unsuruna rastlanmadığı,
5.20.07.2016 tarihli görgü tespit tutanağı ile mağdurun cep telefonunda yapılan görgüde sol alt köşeden ekran 2.5 cm uzunluğunda çatlak olduğu tespit edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış ve istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Bozma ilamı;
Mağdurenin dosyadaki belgelerle uyumlu anlatımı, mağdure hakkında alınan rapor, ihbar üzerine olay yerine gelen polisler tarafından düzenlenen tutanaklarla sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği anlaşılmaakla atılı suçtan mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi bozma nedeni yapılmıştır.
D. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Bozma ilamına karşı sanık savunması alındıktan sonra uyma kararı verilerek sanığın dosya kapsamındaki mevcut delil ile atılı suçu işlediği kabul edilerek ceza yaptırımı uygulanmıştır.

IV. GEREKÇE
T.C. Anayasasının 41 … maddesinde ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu, aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanun’un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği, ancak Bakanlığın davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 237 nci ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı, gözetilerek katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücretine hükmedilmesi yönündeki talebi yerinde görülmemiştir.
Yukarıda belirtilen olay ve olgular kapsamı, mağdur beyanı ve bu anlatım ile uyumlu adli muayene raporu, kolluk ekiplerince tanzim edilen tutanak içeriği ile sanığın atılı suçu işlediği sabit görülerek, cezasında takdiri indirim uygulanması ve cezanın alt sınırdan tayin edilmesi şeklindeki mahkeme kabulünde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2022 tarihli ve 2022/127 Esas, 2022/443 Karar sayılı kararında sanık müdafi ve katılan ilgili bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci

maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2023 tarihinde karar verildi.