Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2009/4049 E. 2009/5447 K. 25.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4049
KARAR NO : 2009/5447
KARAR TARİHİ : 25.05.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava konusu taşınmazın arsa olarak değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemişse de hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;
2942 Sayılı Yasanın 4650 sayılı Yasayla değişik 11. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca, arsalarda kamulaştırma (değerlendirme) tarihinden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre değer biçilmesi gerekir. Emsalin sözcük anlamından da anlaşılacağı üzere, dava konusu taşınmaza örnek teşkil edebilecek nitelikte olması gerekir. Örneğin; arsa vasfında ve benzer yüzölçümünde olmak, bitişik ya da yakın mesafede bulunmak, aynı imar müsaadesine sahip olmak, satış tarihleri değerlendirme tarihine yakın olmak, fiyatları bakımından enazından yaklaşık değerde olmak gibi nitelikler “emsal” in seçilmesinde öncelikle esas alınması ve aranması gereken unsurlardır. Bu unsurlar yönünden benzer nitelik ve özelliklerin bulunmaması veya çok az olmasının değerlendirmede yanıltıcı sonuçlara götürmesi kaçınılmaz olacaktır.
Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal olarak alınan 1735 parsel sayılı taşınmazın geri çevirme kararıyla dosyaya getirtilen Belediye Başkanlığının yazısında; 1/1000’lik uygulama imar planı ile 1/5000’lik nazım imar planlarının dışında kaldığı, belediye alt yapı hizmetlerinden yararlanmadığı, etrafının meskun olmadığı, yerleşim merkezine yaklaşık 4000 mt. uzaklıkta olduğu belirtilmiş ve bu özellikleriyle dava konusu taşınmaza emsal olamayacak nitelikte olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca Kuşadası gibi taşınmaz satışlarının yoğun olduğu bilinen bir bölgede fazlaca uygun emsal bulunması mümkün iken yukarıda açıklandığı üzere nitelik olarak uygun olmayan emsal alınarak sonuca ulaşılmış olması da doğru görülmemiştir.

Bu bağlamda mahkemece öncelikle Tapu Sicil Müdürlüğünden değerlendirme tarihinden önceki ve özel nitelik taşımayan uygun arsa satışlarına ilişkin kayıtların getirtilip, varsa tarafların gösterecekleri emsal kayıtlarda celbedikten sonra bilirkişi kurullarından, bunların her birisinin ayrı ayrı incelenip irdelenerek emsal olma niteliği taşıdığı anlaşılanlar arasından dava konusu taşınmaza en yakın nitelik ve özellikleri taşıyan taşınmazın somut emsal seçilerek, bu emsalle dava konusu taşınmazın karşılaştırılmasının yapılıp, değerinin belirlendiği ek raporlar alınmalı ve sonucuna göre hüküm kurulmadır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.