YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6375
KARAR NO : 2023/405
KARAR TARİHİ : 02.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/642 E., 2021/582 K.
DAVA TARİHİ : 09.11.2009
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul, Kısmen Ret
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; … Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesinin, çamaşırhane ikmal inşaatı, servis onarım, çamaşırhane ve oda girişinin düzeltilmesi, 3 NON TBC ve 1 no.lu erkek servisleri onarım, çatı ve dış cephe tadilat ve onarım işlerinin yapılması için davalı yüklenici ile sözleşmeler imzalandığını, müfettiş raporuna göre davalı yükleniciye almış olduğu ihaleyle ilgili olarak 717.613,00 TL’lik fazla ödeme yapıldığının tespit edildiğini, davalı idare elemanlarının da müştereken ve müteselsilen sorumluluklarının bulunduğunu belirterek, fazla ödemenin yapıldığı tarihten itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı yüklenici şirkete, usulüne uygun davetiye tebliğ edildiği, davaya cevap vermediği anlaşılmıştır.
Diğer davalı idare elemanları vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; müfettiş raporunun tek taraflı hazırlandığını, gerçeği yansıtmadığını, müfettiş raporuna dayanak gösterilen bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, mahkemece mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığında durumun ortaya çıkacağını belirterek davanın reddini talep etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi 2007/271 Esas, 2016/128 Karar ve 18.03.2016 tarihli kararı ile alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı yüklenici şirkete KDV dahil 514.683,74 TL fazla ödeme yapıldığı, bu fazla ödemenin ihtisas alanları itibariyle 384.872,51 TL’lik kısmından davalı inşaat mühendisi …’in, 20.249,82 TL’lik kısmından da davalı elektrik mühendisi …’in sorumlu oldukları, diğer davalı idare elemanlarının sorumlu olmadıkları belirtilerek davanın kısmen kabulü ile 514.683,74 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar … İnş. Ltd. Şti. … ve …’den müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı … İnş. Ltd. Şti.’nin tutarın tamamından davalı …’in, 23.894,78 TL’sinden davalı …’in 454.149,56 TL’sinden sorumlu olduğunun tespitine, diğer davalılar aleyhindeki davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı idare vekili ile davalılar … ve … vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 2020/1249 Esas, 2020/1656 Karar ve 18.06.2020 tarihli kararı ile; talep edilen alacağa reeskont faizi yerine yasal faize hükmedilmesinin doğru olmadığı, ceza mahkemelerinde alınan bilirkişi raporlarında davalı idare elemanlarının sorumlu tutulmamalarına rağmen, dosyaya alınan bilirkişi raporunun bir kısım idare elemanlarını sorumlu tuttuğu, raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden verilen kararın doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulduğu anlaşılmıştır.
V. İLK DERECE MAHKEMESİNİN İKİNCİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi 2020/642 Esas, 2021/582 Karar ve 24.06.2021 tarihli kararı ile; raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla yeniden oluşturulan bilirkişi kurulundan rapor alındığı, yapılan işlemler ile ilgili uzunca bir süre geçtiği ve yapılan işlemlerin yerinde incelenmesinin mümkün olmadığından keşfe gerek görülmeden, komisyon görevlilerinin görev ve sorumlulukların irdeleyecek şekilde alınan bilirkişi raporunda hak ediş tutanaklarının hazırlanması, teknik eleman bulundurulup bulundurulmaması hususunda ve işin geciktirilmesi noktasında davalı kurum personelinin eksikliğinin bulunmadığı ve davalı şirkete yapılan fazla ödemelere ilişkin hususun görevlilerce düzeltildiği de dikkate alındığında davalı personel yönünden kasten bir eksikliğe sebebiyet verilmemesi nedeniyle davalı personel yönünden davanın reddine, davalı yüklenici yönünden ise bozma kararı öncesinde olduğu gibi KDV dahil 514.683,74 TL’nin davalı yükleniciden tahsiline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
İdarece hazırlanan raporlarda yapılan hesaplamanın doğru olduğu, ceza mahkemesi kararının hukuk mahkemesini bağlamayacağından diğer kamu personellerinin sorumlu olmadıklarına dair görüşün kabul edilmeyeceği, hesaplamanın KDV dahil yapılması gerektiği belirtilerek karar temyiz edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, fazla ödemenin davalı yüklenici ile idare elamanlarından tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Türk Borçlar Kanunu’nun 470 inci maddesi, ihale mevzuatı.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun’un 437 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Fazla ödeme iddiasına dayanak gösterilen teftiş kurulu raporunun idare elemanlarınca tek taraflı olarak düzenlenen rapor dikkate alınarak hazırlandığı, bozma öncesinde alınan bilirkişi kurulu raporunun da yerinde keşif yapılmadan bu raporun dayanak alınarak düzenlendiği, bozma sonrasında alınan bilirkişi kurulu raporunun dosyaya kazandırılan tüm rapor ve belgeleri değerlendirerek sonuca vardığı anlaşılmış olup, davacı idarenin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
Davacı idarece ayrıca davalı yüklenici aleyhine hükmedilen alacağa KDV’nin dahil edilmediği belirtilmiş ise de, bozma öncesi davalı yüklenicinin sorumlu olduğu fazla ödeme tutarı bilirkişi raporu ile 514.683,74 TL olarak hesaplanmış, hesaplanan bu miktara KDV’nin de ilave edildiği anlaşıldığından davacı idarenin bu temyiz itirazı da yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
3. Temyizen incelenen ilk derece mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
02.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.