Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/17873 E. 2023/774 K. 23.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/17873
KARAR NO : 2023/774
KARAR TARİHİ : 23.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığının 19.06.2014 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun’un 268 … maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 269 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 58 … maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca sanık hakkında başkasına ait kimlik bilgilerini kullanmak suretiyle iftira suçundan dava çılmıştır.
2. Tarsus 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2016 tarihli ve 2014/316 Esas, 2016/72 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında atılı suçtan 5237 sayılı Kanun’un268 … maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesi

uyarınca 2 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümleri uygulanamsına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, kabahatten dolayı idari para cezası uygulandığı, eylemin resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu oluşturmasına rağmen iftira suçundan hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. … isimli şahsın 18.05.2014 tarihli alkol raporunda 1.73 promil ve aynı tarihli Tarsus Devlet Hastanesince düzenlenen adli raporda; 75 promil alkollü olduğu,
2. Tarsus Trafik Tescil ve Denetleme Büro Amirliğince düzenlenen 18.05.2014 tarih, HD 478592 nolu tutanak; … kimlik bilgileri olan şahsın 1.73 promil alkol nedeniyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 48 … maddesinin beşinci fıkrası uyarınca birinci kez 6 ay süre ile sürücü belgesinin alınmasına ilişkin, HD 478591 nolu tutanak ile; 2918 sayılı Kanun’un 47 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi 23 üncü ve 91 … maddeleri uyarınca … ihtarına uymaması, ruhsatın üzerinde olmaması ve sigortasız olması nedenleriyle idari yaptırımlar uygulandığı ve şahsın imzasına tebliğ edildiği,
3. 17.05.2014 tarihli alkol tutanağında;18.05.2014 tarihinde saat 21.02’de … plakalı araç sürücüsü 23********90 TC kimlik nolu …’in alkol tespiti için alkolmetre ile yapılan ölçümde 1.73 promil alkollü olduğu, yasal sınırın üzerinde alkollü araç kullanması nedeniyle 2918 sayılı Kanun’un 48 … maddesinin beşinci fıkrası uyarınca birinci kez 6 ay süreliğine sürücü belgesinin geri alındığı … gelen ismi ile imza altına alındığı anlaşılmıştır.
4. Sanık …, kendi kimlik bilgileri ile 18.05.2014 tarihli kolluk ifadesinde abisi olan mağdur …’e ait kimlik bilgilerini verdiğini, ehliyeti olmadığından ve fazla para cezası ödemekten korktuğu için yalan beyanda bulunduğunu, polis memurlarının bu beyana göre evrak düzenlediğini beyan etmiştir.
5. 18.05.2014 tarihli tutanakta; trafik ekibi tarafından durdurulan ve kimlik bilgilerini … olduğunu beyan eden şahsın yapılan alkol muayenesinde 1.73 promil alkollü olduğu anlaşılarak ceza verildiği, şahsın verdiği kimlik bilgilerine göre Tarsus Devlet Hastanesinden de 0,75 promil alkollü olduğuna dair doktor raporu alındığı, Cumhuriyet savcısına telefon ile bilgi verildiği, şahıs hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan işlem yapılması talimatı ile şahsın ifadesinin alınacağı esnada verdiği kimlik bilgilerinin abisine ait olduğunu, ceza yazılmaması için bu şekilde ifade verdiğini, … kimliğinin … olduğunu belirtmiş olduğu, ikametinden getirtilen nüfus cüzdanına göre … olduğunun tespit edildiği, hakkında başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçundan işlem yapılması talimatı ile … ile görüşme yapıldığında …’ın kardeşi olduğunu, kendisinin Eskişehir ilinde çalıştığını beyan ettiği tespit edilmiştir.
6. Sanığın 1.73 promil alkollü araç kullanırken yakalandığı eylem nedeniyle Tarsus 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 21.01.2016 tarihli, 2014/6 Esas, 22016/57 Karar sayılı kararı ile trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkumiyet kararı verildiği, kararın temyiz edilmeyerek kesinleştiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun’un 268 … maddesinde düzenlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunun oluşabilmesi için işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılarak soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin kimlik bilgileri verilen mağdur hakkında yapılmasına neden olunması gerekir.Bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması ve verilen kimlik bilgilerine göre resmi belge düzenlenmesi halinde 5237 sayılı Kanun’un 206 ncı maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçu, bir resmi belge düzenlenmemiş olması halinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen kimliği bildirmeme kabahati oluşur.
Sanığa isnat olunan somut olayda; sanığın Tarsus 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 21.01.2016 tarihli, 2014/6 Esas, 22016/57 Karar sayılı kararı ile trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan verilen mahkumiyet kararının kesinleşmiş olduğu, bu nedenle mahkemenin suçun niteliğinin başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanması suçunu oluşturduğu kabulü ile 5237 sayılı Kanun’un 268 … maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 267 … maddesinin birinci fıkrası, 269 uncu maddesinini birinci fıkrası uyarınca yapılan uygulamada herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden suçun niteliğine ilişkin tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Ancak suçun kabul edilen niteliğine göre seri yargılama kapsamında kaldığı anlaşılmakla;
Anayasa Mahkemesi’nin, 02.08.2022 … ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 … ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararı ile; 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 … maddesiyle eklenen geçici 5 … maddenin (d) bendinde yer … “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinde düzenlenen seri yargılama usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdi edilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabul ve uygulamaya göre;
1. Gerekçeli karar başlığında suç başlığının başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma yerine, iftira olarak yazılması,
2. Sanık hakkında etkin pişmanlık indirimi uygulanırken hüküm yasal dayanağı olan 5237 sayılı Kanun’un 269 uncu maddesinin birinci fıkrasının gösterilmeyerek 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkra hükmüne aykırı davranılması,
3. Sanığın adli sicil kaydında yer … ve tekerrüre esas alınan ilamın, “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçuna ilişkin olduğu, 6545 sayılı Kanun’la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 … maddesinin beşinci fıkrasındaki koşullarının oluşması durumunda, “davanın düşmesi” seçeneğine de yer verilmesi nedeniyle, tekerrüre esas alınan ilamla ilgili olarak, yasal değişiklik sonrası, bir uyarlama işlemi yapılıp yapılmadığının araştırılması, yapılmamışsa, uyarlama yargılaması yapıldıktan sonra, sonucuna göre, adli sicil kaydındaki diğer ilamlar da gözetilerek, tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının gözetilmemesi nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Tarsus 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2016 tarihli ve 2014/316 Esas, 2016/72 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2023 tarihinde karar verildi.