YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5006
KARAR NO : 2006/8630
KARAR TARİHİ : 23.11.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacılar vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar tapu kaydına ve kadastro öncesi sebebe dayanarak genel Kadastro sonucunda davalı Hazine adına oluşan 23 nolu parselin tapu kaydının ve mer’a olarak sınırlandırılan 34 nolu parsel kayıtlarının iptali ve adlarına tescili isteğiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın, reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu edilen 141 ada 34 nolu parsel kadastroca mer’a niteliğiyle sınırlandırılmak suretiyle, 138 ada 23 nolu parsel ise mübadil Rumlardan kalan yerlerden olması sebebiyle de hazine adına tesbit edilmişlerdir. Davacılar dava dilekçesinde 141 ada 34 nolu parsele yönelik olarak Mayıs 1943 tarih 187, 138 ada 23 nolu parsele yönelik olarakda Mayıs 1943 tarih 66 (186) sıra nolu tapu kayıtlarına vede zilyetliğe dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece davanın reddine karar verilirken Mayıs 1943 tarih 186 nolu kaydın 23 nolu parsele uymayıp 26 nolu parsele uyduğu, 181 ada 34 nolu parselin ise mer’a olduğu gerekçe gösterilmiştir. Oysaki, her iki kaydın yerel bilirkişi aracılığıyla uygulaması yapılmamış fen bilirkişisinin yetersiz raporuna dayanılmıştır. Ayrıca, raporda Mayıs 943 tarih 187 nolu tapu kaydının uygulamasına da yer verilmemiştir. Kayıtların uygulanması vede kapsamlarının tayini yerel bilirkişi aracılığıyla yapılacak usuli işlemlerden olup fen bilirkişilerinin böyde bir yetki ve görevi, bulunmamaktadır.
Kaldıki fen bilirkişilerinin kayıtlarda yazılı sınırlar ve yerleri hakkında yeterli bilgiye sahip olduklarıda söylenemez. Kayıtlar, sahibi lehine olduğu kadar aleyhinede delil teşkil edeceği cihetle uygulamanın yapılması ve kapsamlarının belirlenmesi zorunludur. Öte yandan keşif yerinde davacı yada vekilinden 141 ada 34 nolu parselin tamamını mı yada belirli bir bölümünü mü dava ettiği açıkca sorulup beyanları imzaları ile belgelendirilmemiş bunun yanında tapu kayıtları ilk tesislerinden itibaren iktisap sebepleri de yazılı şekilde getirtilmemiş evrakı müsbiteleri arasında harita yada krokilerinin olup olmadığı da sorulmamıştır.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde davacının dayandığı her iki tapu kaydı düzenli bir biçimde iktisap sebepleride yazılmak suretiyle varsa krokisiyle birlikte tapu sicil müdürlüğünden getirtilmeli, davalı hazine ve köy muhtarlığınada tanık göstermek isteyip istemedikleri sorulup istedikleri takdirde önel verilmeli, daha sonra önceki keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklarla tüm tesbit bilirkişileri ve hazine ile köy tarafından gösterilecek tanıklar eşliğinde yerinde yeniden keşif yapılmalı, uygulama yapılmadan önce davacı vekilinden mer’a olarak tesbiti yapılan 3202004.46 metrekare yüzölçümlü 141 ada 34 nolu parselin tamamını mı yoksa bir bölümünü mü, yada, 34 nolu parselle çevrili bulunan ve parsel numaraları kontrol memuru … tarafından düzenlenen 2.9.2003 günlü raporda gösterilen taşınmazları mı dava ettikleri açıkca sorulup beyanı imzası ile belgelendirilmeli, dava konusu edilen yerin konumları fen bilirkişisince düzenlenecek krokiye aksettirilmeli, bu yöndeki usuli işlemin tamamlanmasından sonra her iki tapu kaydının olduğunda krokileri ile birlikte taşınmazları ve öncesini iyi bilen elverdiğince yaşlı ve yansız kişilerden oluşturulacak üç kişilik yerel bilirkişi kurulu ve teknik bilirkişi aracılığıyla gereği gibi yerlerine uygulanıp aidiyet ve kapsamları belirlenmeli, bilirkişilere kayıtlarda yazılı sınırlar arazi üzerinde gösterilip krokisine işaret ettirilmeli, bilirkişilerce bilinmeyen sınırlar olduğunda tanıkların bilgisine başvurulmalı, her iki kaydın kapsamının değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlar içerdiği ve ayrıca 66 nolu kaydın sınırları arasında kaçak ve yitik kişiler bulunması nedeniyle yüzölçümleri ile geçerli olacağı düşünülmeli, 23 nolu parsele doğrudan ve ikinci derecede komşu olan parsellerin kadastro tutanakları ve dayanakları kayıtlar getirtilip taşınmaz yönünü ne şekilde sınır okuduklarına bakılmalı, 141 ada 34 nolu parselin çevrelediği taşınmazlarla ilgili açılıp sonuçlanan davalar olup olmadığı araştırılıp olduğunda verilen kararların kesinleşme şerhini içeren örnekleri getirtilip dosyaya konularak delillerin değerlendirilmesinde dikkate alınmalı, dayanak tapu kayıtlarının taşınmazlara uymadığının belirlenmesi durumunda 134 nolu parsel içerisinde dava edildiği bildirilen yerin kadim ve geleneksel şekilde kullanılan mer’a olup olmadığı, 138 ada 23 nolu parselin ise kaçak ve yitik kişilerden kalan yerlerden olup olmadığı, taşınmazlarda kim yada kimlerin zilyet ettikleri, davacı ve miras bırakanlarının zilyet etmeleri halinde zilyetliklerinin başlangıç tarihi, süresi ve sürdürülüş biçimi bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık doğduğunda giderilmeli, tapuların uymaması, 34 nolu parsel içerisinde dava edilen yerin mer’a, 138 ada 23 nolu parselinde kaçak ve yitik kişilerden kalan yerlerden olması halinde bu tür yerlerin zilyetlikle kazanılamayacağı düşünülmeli fen bilirkişisine yapılan keşif ve uygulamaları ve kayıtlarda yazılı sınır yerlerini, 141 ada 34 nolu parselin belirli bölüm yada bölümlerinin dava edilmesi halinde bu yerleri ve taşınmaz içerisindeki konumlarını ve miktarlarını gösterir geniş kapsamlı raporlu kroki düzenlettirilmeli, ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Davacılar … ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 21.11.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.