YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12287
KARAR NO : 2023/8561
KARAR TARİHİ : 09.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının 25.03.2014 tarihli ve 2014/263 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 141 inci maddesi, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi uyarınca, kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
2…. 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 29.01.2015 tarihli ve 2014/286 Esas, 2015/127 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 168 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, kasten yaralama suçu bakımından ise şikayetten vazgeçme nedeniyle kamu davasının düşürülmesine karar verilmiştir.
3…. 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 29.01.2015 tarihli ve 2014/286 Esas, 2015/127 Karar kararının sanık tarafından hırsızlık suçuna ilişkin verilen mahkumiyet kararının temyizi üzerine Yargıtay 13. (Kapatılan) Ceza Dairesinin, 19.03.2019 tarihli ve 2018/11637 Esas, 2019/4232 Karar sayılı kararıyla;
“… Mağdur …’ın kovuşturma aşamasındaki beyanında özetle, işyerinden telefon çalan sanığı kovaladığında kendisine bıçak çektiğini, korktuğunu ve kendisini koruduğunu belirtmiş olması karşısında, sanığın eyleminin sübutu halinde yağma suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delilleri takdir ve münakaşasının üst görevli Ağır Ceza Mahkemesi’ne ait olduğu gözetilmeden, görevsizlik kararı yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4…. 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.04.2019 tarihli ve 2019/813 Esas, 2019/708 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesi uyarınca görevsizlik kararı verilerek dosyanın Görevli ve Yetkili … Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
5…. 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.11.2021 tarihli ve 2019/376 Esas, 2021/540 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca sanığın ceza süresi bakımından kazanılmış hakkı gözetilerek 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1.Mağdur …’ın soruşturma aşamasında aramızda bir arbede oldu, bu arada telefonu çalan şahıstan siyah renkli kartvizitlerin olduğu ve içinde şahsa ait kimlik olan cüzdan ile siyah renkli bıçak yere düştü şeklinde beyanda bulunduğuna, mağdur sanık sıfatıyla yargılandığı … 4. Asliye Ceza Mahkemesindeki ifadesinde ise sanık bana bıçak çektiği için kendimi korudum şeklinde savunma bulunduğuna, aynı yargılamadaki diğer sanık …’nın ise sanık kaçtığı için ben onu yakaladım. Ben onu dövmedim şeklinde beyanda bulunduğuna bıçaktan bu olayda hiç bahsedilmediğine, mağdurun sanığın elinde bıçak vardı, bana göstermişti, zaten sanığın elindeki bıçağı da ben aldım, elindeki bıçağı bana gösterdi, ben bıçağı almak istediğim sırada da aramızda bir arbede yaşandı şeklindeki beyanlarının çelişkili olduğuna,
2. Eylemin yağma suçu kapsamında bulunduğu değerlendirmesinin hukuka uygun olmadığına,
3.Müvekkilin akıl sağlığı ile ilgili dosya kapsamında Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 4. İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan 05/11/2021 tarih ve 8214 sayılı raporda, cezai sorumluluğunun tam olduğunun oy birliği ile mütalaa edildiği şeklinde rapor düzenlenmiş ise de bu rapor tarafımıza tebliğ olunmadığı gibi, iş bu raporun müvekkil sanık hakkında daha önceden ve suç tarihine yakın tarihlerde ceza ehliyeti bulunmadığına dair raporlarla tarihinde verilen raporlarla açıkça tezat teşkil etmekte olduğuna, müvekkilin eylemi gerçekleştirdiği sırada işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olabileceği, ortada olup, yerel mahkemenin raporu esas almak suretiyle hüküm kurması da hukuka aykırı olduğuna,
4.Müvekkilin hakkında akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri uygulanmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi yerine yazılı şekilde karar verildiğine,
B.Sanığın Temyiz Sebepleri
1.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2.Yağma veya yağmaya teşebbüs suçunun oluşmadığına, kimseyi darp etmediğine,
C.Vesaire
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın mağdur … …’ın işyerine müşteri gibi geldiği ve bir adet 200.00 TL değerindeki cep telefonunu çalarak işyerinden kaçtığı, işyeri içerisinde bulunan mağdur ve tanık M. D.’nin durumu farkederek sanığın peşinden koştukları, kovalamaca da sanığı yakaladıkları, aralarında arbede yaşandığı, bu sırada sanığın cebinde bulunan içerisinde kendisine ait kimliğin bulunduğu cüzdanı ile bıçağının yere düştüğü, mağdur ve sanığın etkisi basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek derecede yaralandığı, etrafın kalabalıklaşmasını fırsat bilen sanığın üzerindeki mağdura ait cep telefonu ile birlikte olay yerinden ayrıldığı anlaşılmıştır.
2.Sanığın aşamalarda birbirleri ile çelişik kısmen inkar içerikli kaçamaklı savunmada bulunduğu belirlenmiştir.
3.Mağdur ve tanık M.D.’nn sanığın bıçak gösterdiği hususu dışındaki olgularda birbirleri ile tutarlı oluşa uygun beyanlarda bulundukları anlaşılmıştır.
4.Mağdurun etkisi basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığına dair adli muayene raporu ile sanığın etkisi basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek derece yaralandığına ilişkin Adli tıp uzmanlık raporunun dosyada mevcut olduğu anlaşılmıştır.
5.Sanığın cezai sorumluluğunun tam olduğuna yönelik Adli Tıp 4.İhtisas Kurulu raporunun dosyada mevcut olduğu anlaşılmıştır.
6.Olay yerinde bulunan sanığa ait bıçağın 6136 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesindeki yasak niteliği haiz bıçaklardan olmadığına dair … Kriminal Polis Laboratuvar Müdürlüğü uzmanlık raporunun dosyada mevcut olduğu belirlenmiştir.
7.Suça konu cep telefonu değerinin 200.00 TL olduğunun dosyada mevcut değer tespit tutanağı içeriğinden anlaşılmıştır.
8.Mahkemece, Hukukî Süreç baslığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildigi belirlenmistir.
IV. GEREKÇE
A. Yağma Suçunun Unsurlarının Oluşmadığı Yönünden
Her ne kadar mağdur ve tanık M.D.’nin temyiz sebepleri bölümünde ayrıntılı belirtilen çelişkili beyanları ve ayrıca darp edilmeme sebebiyle yağma suçuna ait unsurların oluşmadığı sanık ve sanık müdafiince temyiz istemlerine konu edilmiş ise de; Yağma suçunun kişinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da mal varlığı bakımından büyük zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslim veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılması olup, bunun teslim veya malın alınmasına karşı koymamaya yönelik elverişli ve yoğunlukta olması gerekliliği gözetildiğinde sanığın üzerinde çalmış olduğu cep telefonu bulunduğu halde mağdura yönelik gerçekleştirdiği etkisi basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek derece yaralama eyleminin katkısı sonucu suça konu telefon ile birlikte olay yerinden uzaklaşmış olduğunun mağdur ve tanık M.D.’nin birbirleri ile tutarlı oluşa uygun beyanları ve sanığın kaçamaklı savunmaları içeriğinden anlaşılarak nitelikli hırsızlık kastıyla başlayan sanık eyleminin değişen suç kastı ile yağma suçuna dönüştüğüne ve bahse konu bıçağın mağdur yada tanık M.D.’ye yönelik sanık tarafından suçta kullanıldığına dair oluşan şüpheden sanığın yararlandırılması suretiyle de 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin koşulunun oluşmadığı kabul edilmek suretiyle suç vasfının 5237 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinde düzenlenen yağma suçunu olarak kabulüne ilişkin hükümde bu yönüyle bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B.Cezai Sorumluluğun Tam Olduğuna Dair Raporun Tebliğ Edilmediği İle Diğer Raporlar İle Çelişki Oluşturduğu Yönünden
Her ne kadar sanık müdafiince cezai sorumluluğunun tam olduğuna yönelik Adli Tıp 4.İhtisas Kurulu raporunun tebliğ edilmediği ve ayrıca bahsedilen raporun dosyada mevcut bir kısım raporlar ile çelişki oluşturduğu hususları temyiz istemine konu edilmiş ise de; 30.11.2021 tarihli sanık ve sanık müdafiinin de hazır bulunduğu duruşmada cezai sorumluluğunun tam olduğuna yönelik Adli Tıp 4.İhtisas Kurulu raporunun okunmuş olması, sanık ve sanık müdafiine rapora karşı diyeceklerinin sorulmuş olması, bu yönde bir ek süre talebi yada istem bulunmamış olması ile belirtilen raporun tüm çelişkili raporların irdelenmesi suretiyle konusunda ehil heyet raporu olması hep birlikte gözetildiğinde hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık görülmemiştir.
C Vesaire Yönünden
1.Sanığın mağdura ait işyerine müşteri gibi girdiği ve incelenmek üzere kendisine verilen cep telefonunu çaldıktan sonra mağdurun arkadaşı tanık M.D. ve mağdur tarafından kovalandığı ancak yakalanamadığı buna karşılık sanığın kovalamaca sırasında kendisinin darp edilmesinden dolayı kolluk birimine başvurduğunda bu suçtan haberdar kolluk görevlilerince yapılan üst aramasında sanığın ayakkabısı içerisinde saklanmış halde mağdura ait telefonunun ele geçirilmiş olduğunun dosyada mevcut kolluk görevlilerince tutulan üst arama ve muhafaza altına alınma tutanağı içeriğinden anlaşılmış olması karşısında öncelikle sanığın telefonu kendisinin teslim ettiğine dair savunması dikkate alınarak belirtilen tutanak tanıklarının dinlenmesinden sonra sonucuna göre 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarının koşullarının oluşup oluşmadığının tartışılması zorunluluğunun gözetilmemiş olması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diger temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.11.2021 tarihli ve 2019/376 Esas, 2021/540 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden gerekçe bölümünün c paragrafı 1 numaralı bentte açıklanan eleştiri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
09.02.2023 tarihinde karar verildi.