Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/8034 E. 2023/663 K. 07.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8034
KARAR NO : 2023/663
KARAR TARİHİ : 07.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/867 E., 2022/906 K.
DAVA TARİHİ : 08.12.2021
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Boğazlıyan İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/55 E., 2022/6 K.

Taraflar arasındaki itirazın kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile itirazın kaldırılmasına ve borçlu aleyhine inkar tazminatına karar verilmiştir.

Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı borçlu şirket arasında imzalanan 21.06.2016 tarihli sözleşme ile müvekkiline ait bir kısım taşınmazlarının borçlu şirket tarafından satın alınması konusunda anlaşma yapıldığını, bu sözleşmeye göre taşınmazların metre karesinin 9.1 TL üzerinden satışının yapılması konusunda anlaşıldığını ve 9.1 TL’nin 5.1 TL’lik kısmı peşin olarak ödendiğini, bakiye kalan metre kare başına 4 TL’nin ise satışın yapılmasından itibaren 24 ay içerisinde tek seferde ödenmesinin kararlaştırıldığını, ayrıca sözleşmede müvekkilinin kalan alacağını teminat altına almak amacıyla, davalı şirkete devrettiği taşınmazlar üzerine 1. derece karz ipoteği tesis edildiğini ve kalan bedel ödendikten sonra ipoteklerin derhal kaldırılacağının kararlaştırıldığını, sözleşmeden sonra müvekkiline ait Yozgat ili, Boğazlıyan ilçesi, Eğlence köyündeki 109 ada 55 parsel, 117 ada 2 parsel ve 119 ada 86 parsel, 119 ada 91 parsel, 119 ada 99 parsel, 120 ada 17 parsel ve 120 ada 345 parseldeki taşınmazların davalı şirkete devredip tescil edildiğini, ilk sözleşmeden sonra ilk sözleşmeyi doğrular nitelikte 05.01.2017 tarihli sözleşmenin imzalandığını, müvekkilinin 21.06.2021 tarihli ve 05.01.2017 tarihli sözleşme uyarınca üzerine düşen yükümlülükleri ifa ettiğini, taşınmazları sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde karşı tarafa devrettiğini, müvekkilinin bakiye alacağı için de taşınmazlar üzerine ipotek tesis edildiğini, ancak davalı şirketin bakiye kalan 341.716,00 TL’lik borcunu ödemediğini, bakiye borcun ödenmemesi üzerine müvekkili tarafından Boğazlıyan İcra Müdürlüğünün 2021/230 Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takip başlatıldığını, davalı borçlunun borçlu olmadığı gerekçesiyle takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, takibe konu taşınmazlar üzerine borç için ipotek tesis edildiğinin resmi ipotek belgesi ile sabit olduğunu, borçlunun haksız ve kötü niyetli olarak borcunu inkar ettiğini, tapu dairesi tarafından düzenlenen ipotek belgesi incelendiğinde gayrimenkul satışından kaynaklanan bakiye alacağı güvence altına almak için ipotek tesis edildiğinin görüleceğini, bu nedenle borçlunun takip dosyasına yaptığı itirazının kaldırılmasına ve takibin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; icra takibine yapılan itirazın kaldırılması için açılmış olan davanın şartlar oluşmadığından bu aşamada mümkün olmadığını, davacı tarafından mahkemeye İİK md. 68’de sayılı belge sunulmadığından davanın usulden reddedilmesi gerekmekte olduğunu, bununla birlikte her iki takip dosyasının da taraflarının sebeplerinin ve konularının aynı olduğu gibi aynı zamanda apara ipoteğinin şarta bağlanamamış ilkesi gereği ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip ve ipotek senedi üzerinde ana para ipoteği şerhi olması nedeniyle de ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takip yapılmasının mümkün olmadığını, bu nedenlerle davanın öncelikle usulden aksi kanaat hasıl olması durumunda esastan reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda Mutabakat başlıklı belgenin 68 normunda belge niteliğinde olduğu, takip tarihinin uzamış ödeme süresisinden sonra olduğu, borcun USD üzerinden ödeneceği kararlaştırıldığından takip toplamının takip tarihindeki borç miktarını aşmadığı ve ipotek sözleşmesinin temerrüte ilişkin 6’ncı maddesi dikkate alındığında temerrüt tarihinin doğru olduğu ve işlemiş faizin fazla hesaplanmadığı gerekçesi ile borçlu şirketin itirazının kaldrılmasına ve alacağın %20’sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalı borçlu şirketten alınarak davacı alacaklıya ödenmesine karar verilmiştir. Kısa kararda “icra inkar” ifadesi yerine sehven “kötüniyet” ifadesi kullanıldığı ve “%20’sine” ifadesinin sehven “20’sine” olarak yazıldığı ve “tekabül” ifadesi yerine “tekamül” ifadesinin yazıldığı anlaşıldığından bu hususun düzeltilmesi hükmün sınırlandırılması, genişletilmesi veya değiştirilmesi niteliğinde olmadığından ve taraflara verilmiş bir karar sureti bulunmadığından 6100 sayılı HMK’nın 304 maddesi gereği hüküm fıkrasının bu kapsamda düzeltilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; taraflar arasında ipotek senedine dayalı olarak bir satış sözleşmesi akdedildiğini, ipotek senedinin sadece ipoteğin paraya çevrilmesi yoluna başvuru imkanı verdiğinden İİK’nın 68/1 maddesi anlamında itirazın kesin kaldırılmasına yarayan belgelerden olmadığını, ayrıca uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğinden davacının dayandığı belge ile ancak genel mahkemelerde dava açılmasının gerektiğini, TMK’nın 875. maddesi gereğince ipotekle teminat altına alınan ana borç, faiz, icra takip giderleri ve taraflarca kararlaştırılan eklentilerden oluşan toplam borç miktarının bu limiti aşmasının mümkün olmadığını, alacaklının takip talebindeki alacak tutarının üst sınırını, ipotekteki limiti aşmamak şartıyla talep edebileceğini ve takip tarihinden itibaren faiz isteyemeyeceğini, mahkemece söz konusu ipotek senedinin ihtivasının araştırılmasının ve hukuki niteliğinin belirlenmesinin talep edildiğini, ancak buna ilişkin hiçbir araştırma yapılmadığını, alacaklının dayanak yaptığı belgelerden birinin “kabul ve taahhütname” başlığını taşıyan bir belge olduğunu, diğer belgenin ise “mutabakat” başlıklı belge olduğunu, alacaklının müvekkili şirket aleyhine Boğazlıyan İcra Müdürlüğü’nün 2021/230 Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlattığını ve başlatılan bu takibin de usulsüz olduğunu, her iki takibin de taraflarının ve takip konusunun aynı olduğunu, mükerrer takip başlatıldığını, ipotek tesis işlemine ait resmi senet maddelerinden de açıkça görüleceği üzere ipoteğin anapara (karz) ipoteği olup alacak miktarının belli olduğunu, öncelikle davacı tarafından İİK’nın 68. maddesinde sayılan belgelerden sunulmadığından davanın usulden reddinin gerektiğini, ayrıca her iki takip dosyasının da aynı olması nedeniyle ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takip yapmasının mümkün olmadığını belirterek ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Takip dayanağı Boğazlıyan Tapu Sicil Müdürlüğü’nün 03.01.2018 tarih ve 39 yevmiye nolu ipotek resmi senedinde Aldridge Mineral Madencilik Ltd. Şti. adına kayıtlı taşınmaz üzerine … lehine asıl borçlusu şirketinin teminat altına alınmış borcun teminatını teşkil etmek üzere ipotek alan lehine 1. (birinci) derece ve 1. sırada 341.716,00 TL değerinde faizsiz fekki bildirilinceye kadar karz ipoteği tesis ettiği, ipoteğin mevcut olan bir borç için tesis edildiği ve kesin borç ipoteği (karz ipoteği) olup ilam niteliği taşıdığının anlaşıldığı, İİK’nın 45. maddesi gereğince alacağı rehinle temin edilmiş olan alacaklı, öncelikle rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapmak zorunda olduğu, rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapmadan ilamlı veya ilamsız icra takibi ve borçlu iflasa tabi kimselerden ise iflas yolu ile takip yapamayacağı, rehnin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takip sonunda alacaklı alacağın karşılanmayan kısmı için ilamlı veya ilamsız takip yapabileceği, buna göre alacaklının önce ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapması yasal zorunluluk olduğundan mükerrerlik iddiasının ancak rehnin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takip dışındaki diğer takipler yönünden ileri sürülebileceği bu nedenle mükerrerlik iddiasının yerinde olmadığı, takip dayanağı ipotek akit tablosu kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını içerse de alacaklı tarafından borçlu hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ve borçluya örnek 9 ödeme emri gönderilmesinde yasaya aykırılığın bulunmadığı, ipoteğin belirtilen niteliği borçlunun itirazında ve yargılama sırasında borcu olmadığı veya borcun ödendiğine ilişkin bir belge de sunmadığı, ipotek belgesinin İİK’nın 68 maddesinde sayılan belgelerden olduğu dikkate alındığında mahkemece itirazın kaldırılmasına, takibin devamına ve asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkin kararın yerinde olduğu gerekçesi ile davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesi içeriğindeki iddialarını tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yolu ile İlamsız İcra Takibinde itirazın kaldırılması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK’nın 150-a/1, 68. ve 45. maddeleri.

3.Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz denden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.