YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7925
KARAR NO : 2023/416
KARAR TARİHİ : 24.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/864 E., 2022/1300 K.
DAVA TARİHİ : 20.11.2020
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret/ Kısmen Kabul/ Kaldırma
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 7. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/694 E., 2021/340 K.
Taraflar arasındaki borca itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddi ile senedin kambiyo vasfında olmadığı, teminat senedi olduğu, senedin vade tarihi ve diğer kısımlarının sonradan doldurulduğu ve ödeme iddiasına ilişkin istemlerin reddi ile borca ve faize itirazın kabulü ile takip tarihi itibari ile asıl alacağın 580.847,46 TL, takip öncesi faizin 2017,05 TL, %0,3 komisyonun talep ile bağlı kalınarak 1.736,29 TL olmak üzere toplam takip çıkışının 584.680,00 TL olarak tespitine, takip sonrasında %9,75 ve değişken ticari faiz oranlarının uygulanmasına karar verilmiştir.
Kararın borçlu ve alacaklı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK’nun 353/1-b(2) maddesi uyarınca … 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 27/04/2021 tarih, 2020/694 Esas ve 2021/340 Karar sayılı kararının kaldırılmasına,
a) Davacı … yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddine,
b) Davacılar … ve Bilya Sanayi ve Ticaret A.Ş. yönünden davanın kısmen kabulü ile, … 6. İcra Müdürlüğünün 2019//2497 Esas sayılı dosyasında takip tarihi itibariyle 580.847,46 TL asıl alacak, 2.017,05 TL takip öncesi faiz, 1.736,29 TL %0,3 komisyon (1.742,54 TL yerine talep kadar) olmak üzere takip çıkışının 584.600,80 TL olduğunun tespitine, takip sonrasında %9,75 ve değişken ticari faiz oranlarının uygulanmasına,
-Fazlaya ilişkin talebin reddine
c) Davalı tarafın tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlular tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı borçlular vekili, dava dilekçesinde; … 6.İcra Müdürlüğünün 2020/2497 esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlattığını, icra takibe dayanak belgenin kambiyo vasfında olmadığını, İİK, TTK ve Bankacılık Kanunu açısından teminat/munzam senet niteliğinde olduğunu, ödeme günü 22.05.2018 olarak doldurulan 2.600.000 TL bedelli senedin munzam senet olup vade tarihinin ve diğer kısımlarının sonradan doldurulduğunu, davacının bu tarihte kredi kullanımının olmadığını, alacaklının kötüniyetli olduğundan bahisle davanın kabulü ile takibin iptali ile alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; takibe dayanak senedin kambiyo niteliğine haiz olduğunu, davacının süresi içerisinde imzaya itirazının bulunmadığını, taraflar arasında düzenlenen 09.06.2010 tarihli genel kredi sözleşmesinde dayanak senedin teminat senedi olduğuna dair açık bir atıf bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bonoya dayalı olarak başlatılan takipte, borçlunun senede atıf yapan bir sözleşme sunmadığını, senedin bir sözleşmeye dayalı olarak verildiğine ilişkin hiçbir delil sunulmadığını, dayanak senedin unsurlarının tam olduğunu, senet üzerinde sözleşme nedeniyle verildiğine ilişkin bir ibare bulunmadığını, alacaklının da bu yönde bir kabulü olmadığı anlaşıldığından teminat senedine ve kambiyo vasfına ilişkin iddianın yerinde olmadığını, davacının senedin boş olarak verildiğini, bononun vade tarihi ve diğer kısımlarının alacaklı tarafından doldurulduğunu yazılı belge ile ispatlayamadığını, borçlu tarafından borcun olmadığı veya itfa edildiği İİK’nun 169/a-1 maddesinde belirtilen yazılı belgelerden herhangi biriyle ispat edilemediğini, alacaklı tarafından da kabul beyanın da bulunmadığını, borca ve faize itiraz edilmesi nedeniyle dosyanın bilirkişiye tevdii edilerek alınan rapor kapsamında;
1.Davanın kısmen KABUL kısmen REDDİNE,
2.Senedin kambiyo vasfında olmadığı, teminat senedi olduğu, senedin vade tarihi ve diğer kısımlarının sonradan doldurulduğu ve ödeme iddiasına ilişkin istemlerinin REDDİNE,
3.Borca ve faize itirazın kabulü ile takip tarihi itibari ile asıl alacağın 580.847,46 TL, takip öncesi faizin 2017,05 TL, %0,3 komisyonun talep ile bağlı kalınarak 1.736,29 TL olmak üzere toplam takip çıkışının 584.680,00 TL olarak TESPİTİNE, takip sonrasında %9,75 ve değişken ticari faiz oranlarının UYGULANMASINA karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı ve borçlular vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı istinafı
Davacılar vekili, takibe konu senedin müvekkili şirket ile davalı banka arasında imzalanan kredi sözleşmesi gereğince teminat olarak düzenlendiğini, teminat senedine diğer müvekkillerinin kefaletinin alındığını, senedin vade tarihinin ve diğer kısımlarının sonradan doldurulduğunu, müvekkilinin kullanmış olduğu krediye teminat olarak çok miktarda müşteri senet ve çeki verdiğini, bu senet ve çeklerin iade edilmediğini, karara esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, bankacılık mevzuatı açısından inceleme yapılması gerektiğini, takip talebinde faiz oranı belirtilmediği halde faize hükmedildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı istinafı
Davalı alacaklı vekili, faiz oranının genel kredi sözleşmesine göre belirlendiğini, takibe konu senedin teminat senedi olmadığını, kredi sözleşmesinde senede açıkça atıfta bulunulmadığını, senet üzerinde teminat senedi olduğuna dair bir açıklama olmadığını, ayrıca davanın reddine karar verildiğinden müvekkili lehine tazminata hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı borçlular tarafından takip dayanağı bononun teminat senedi olduğu ve anlaşmaya aykırı olarak sonradan doldurulduğu iddiasının yazılı olarak ispatlanamadığından mahkemece bu yönlerden davanın reddine karar verilmiş olmasında ve takip durdurulmadığından davacılar aleyhine tazminata hükmedilmemesinde bir isabetsizlik görülmediğini, takip kambiyo senedi olarak başlatıldığından takip tarihinden sonra ticari faiz uygulanması gerekeceğinden denetime elverişli ve hüküm vermeye yeterli bilirkişi raporu doğrultusunda borca itirazın kısmen kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğunu, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile yapılan takiplerde borca itirazın İİK’nun 168/5 maddesi gereğince 5 gün içinde icra mahkemesine bir dilekçe ile bildirilmesi zorunlu olup, davacı …’ya ödeme emrinin 20.08.2020 tarihinde tebliğ edildiği ve davanın 5 günlük yasal süre geçtikten sonra 20.11.2020 tarihinde açıldığı anlaşıldığından bu davacı yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının hatalı olduğundan bahisle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK’nun 353/1-b(2) maddesi uyarınca … 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 27.04.2021 tarih, 2020/694 Esas ve 2021/340 Karar sayılı kararının kaldırılmasına,
a)Davacı … yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddine,
b)Davacılar … ve Bilya Sanayi ve Ticaret A.Ş. yönünden davanın kısmen kabulü ile, … 6. İcra Müdürlüğünün 2019//2497 Esas sayılı dosyasında takip tarihi itibariyle 580.847,46 TL asıl alacak, 2.017,05 TL takip öncesi faiz, 1.736,29 TL %0,3 komisyon (1.742,54 TL yerine talep kadar) olmak üzere takip çıkışının 584.600,80 TL olduğunun tespitine, takip sonrasında %9,75 ve değişken ticari faiz oranlarının uygulanmasına,
Fazlaya ilişkin talebin reddine
c) Davalı tarafın tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlular vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte, İİK’nın 169/a maddesi uyarınca açılmış borca itiraz davasına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK’nın 169/a ve ilgili maddeleri
TTK’nın 778/1-d maddesi göndermesi ile aynı Kanun’nun 725. maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlular vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.