Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2006/5390 E. 2006/8801 K. 30.11.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5390
KARAR NO : 2006/8801
KARAR TARİHİ : 30.11.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Kadastro sırasında 101 ada 74 parsel sayılı 271468 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak niteliğiyle davalı hazine adına tesbit edilmiştir…. ilan süresi içinde davacı … irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın (reddine)ve dava konusu parselin tesbit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm (davacı)tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Kadastro sırasında taşınmaz ham toprak niteliği ile hazine adına tesbit edilmiş, davacı, miras yoluyla gelen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Tesbit nedenine, ileri sürülüşe ve savunmaya göre uyuşmazlık, taşınmazın dava edilen bölümü üzerinde davacı yararına 3402 sayılı kadasro yasasının 14. maddesine öngörülen taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığı yönündedir. Taşınmazın öncesinin tapusuz olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Tapusuz bir taşınmazın zilyedi adına tesciline karar verilebilmesi için taşınmazın tarım arazisi olması, zilyetliğin aralıksız çekişmesiz ve malik sıfatıyla olmak üzere 20 yıla ulaşması ve ayrıca maddi olaylarda sayılan zilyetliğin ve sürdürülüş biçiminin tanık ve diğer delillerle kanıtlanması gerekir. Bilgisine başvurulan yerel bilirkişi ve tanık taşınmazın davacıya babası … kalıp tesbit gününe kadar davacının ve babasının 20 yılı aşkın süre ile zilyetliğinde olduğunu ve tarımsal amaçla kullanıldığını bildirmelerine karşın, mahkemece ziraatçi bilirkişi raporu ile keşifdeki gözlem sonucularıesas alınarak hüküm tesişi yoluna gidilmiştir. Bilirkişi ve tanık sözleriyle ziraatçi bilirkişi raporu arasındaki aykırılığın giderilmesine çalışılmamış, ziraaçi bilirkişiden raporda sözü geçen bulguların ne kadar bir süre zarfında oluşacağı konusunda ek rapor alınmamış, bilirkişi ve tanık sözleri tutanak içeriğine aykırı düşmesine rağmen 3402 sky.nın 30/1 maddesi uyarınca tutanak bilirkişilerinin tanık sıfatıyla dinlenerek aykırılığın giderilmesine çalışılmamıştır. Ayrıca eylemli durumunda ve krokisinden de izlendiği üzere sınırda orman bulunmasına karşın taşınmazın tümünün yada bir bölümünün orman sayılan yerlerden olup olmadığı konusunda da araştırma yapılmamıştır.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde hazineden de tanık göstermek isteyip istemedikleri sorulup istedikleri takdirde bu konuda önel verilmeli, taşınmazın bulunduğu yöre ile ilgili yapılıp kesinleşen orman kadastrosu olup olmadığı da sorulup olduğunda tutanak ve haritaları getirtilmeli, takiben tüm tesbit bilirkişileri ile davacı tanıkları ve hazine tarafından gösterilecek tanıklar eşliğinde yerinde yeniden keşif yapılarak bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin ne olduğu, kimden kaldığı, davacının babası … kalması halinde … nin zilyetliğinin başlangıç tarihi ve süresi ile yine davcının zilyetliğinin süresi ve sürdürülüş biçimi terk edilip edilmediği edilmiş ise nedenleri ve süresi olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık doğduğunda giderilmeli, birisi ziraat mühendisi diğer jeoloji mühendisinden olmak üzere iki kişilik fen bilirkişi kurulundan taşınmazın toprak yapısı, bitki örtüsü, işleniş tarzı ve süresi tarımsal amaçla kullanılıp kullanılmadığı ve hangi tarihten beri kullanıldığı, keşif sırasında gözlemlenen bulguların ne kadarlık bir süre zarfında oluşacağı konularında teknik verilere dayalı gerekli rapor alınmalı, yine bilirkişi ve tanık sözleri ile rapor arasında çelişki doğacak olduğunda giderilmesine çalışılmalı, gerektiğinde lüzüm görülen deliller resen toplanmalı, orman mühendisi bilirkişiden taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı konusunda teknik verilere dayalı gerekçeli rapor alınmalı, fen bilirkişisi önceden olduğu gibi raporlu kroki düzenlettirilmeli, ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Davacı …’in temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 30.11.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.