YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2753
KARAR NO : 2006/4714
KARAR TARİHİ : 25.05.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm davalı … tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan Yargıtay bozma kararında özetle: …’ın ölümü üzerine terekesinin taksim edilip edilmediği yada …’ın sağlığında dava konusu taşınmaz torunu olan davalıya bağışlayıp bağışlamadığı taksim yada satış yoksa davacı … dahil … mirasçılarının paylarını davalıya satıp satmadıkları yada bağışlayıp bağışlamadıkları taşınmaza kimin hangi tarihten beri zilyet ettiğinin yapılacak keşifte bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı olarak sorulup saptanması, beyanlar arasında aykırılık doğduğunda giderilmesi noter senedinin uygulaması yapılarak taşınmaza ait olup olmadığı ait olması halinde davaya etkisi üzerinde durulması gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra yapılan araştırma ve inceleme dahi hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Kadastro sırasında taşınmaz vergi kaydına, irsen intikale, bağış ve zilyetliğe dayalı olarak davalı adına tesbit edilmiş, davacı …, irsen intikale ve miras payına dayanarak dava açmıştır. Taşınmazın 1980 yılında ölen ortak miras bırakan … oğlu …’dan kaldığı bilirkişi ve tanıklarca haber verildiği gibi bu yön mahkemeninde kabulündedir. Hükmüne uyulan bozma ilamında, mahkemece davacı …’e davasının taşınmazın tümüne mi yoksa miras payına mı yönelik olduğu sorularak beyanının imzası ile belgelendirilmesi gereğine değinilmiş, ölümü üzerine aynı husus mirasçılarından sorulmuş ve mirasçıları olan … ve …’da davalarının anneleri …’in miras payına yönelik olduğunu bildirmişler ve beyanlarını imzaları ile belgelendirmişlerdir. Davalı … yargılama aşamasında ve temyiz dilekçesinde …’ın ilk eşi …’den (…) olma kızı …’nın çocuğu olduğunu bildirmiştir. Ne varki …’dan alınan veraset ilamında davalı … …’ın mirasçısı olarak gözükmemektedir. Davacı … tarafından Sulh hukuk mahkemesine verilen 11.10.2000 günlü dava dilekçesinde de …’in …’ın mirasçısı olduğu belirtilmiş, 2000/833 sayılı verasetle ilgili dosyaya getirtilen …’a ait vukuatlı aile nüfus kayıt tablosundan da …’ın kızı olarak … ve …’nın da annesi olarak …, iş bu dosyaya getirtilen nüfus kaydında da …’in baba adı …, annesi … olarak yazılı bulunmaktadır. Bilirkişi ve tanıklar …’dan kalan bu taşınmazın taksime konu edilmediğini ve yine … tarafından …’e bağışlandığını bilmediklerini söylemişlerdir. Taşınmaz taksime konu edilmediğine nazaran mirasçılar arasında zamanaşımı hükümlerinin işlemeyeceği kuşkusuzdur. Açıklanan bu hususlar karşısında mahkemece davalıya Çorum 1.Sulh hukuk mahkemesinin 18.12.2000 gün 2000/833-852 sayılı veraset ilamının iptali konusunda hasımlı verasetin iptali dava açması için önel verilip dava açıldığında verilen karar vede davacı …’in ve ölümü ile mirasçılarının davalarının da miras payını yönelik olduğu yönündeki imzalı beyanları göz önünde tutularak bir karar verilmesi gerekirken bu yönler göz ardı edilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Davalı …’nın temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 24.5.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.