YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12860
KARAR NO : 2023/254
KARAR TARİHİ : 17.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1530 E., 2022/1564 K.
DAVA TARİHİ : 07.10.2020
HÜKÜM/KARAR : Kabul/Kaldırma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sarayönü Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/228 E., 2021/332 K.
Taraflar arasındaki ihalenin feshi (ortaklığın giderilmesi nedeniyle) şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, taşınmazın hissedarlarından olduğunu, hissedarlardan …’ın vekili avukat … vasıtasıyla taşınmazın ihale edildiğini, Av. …’in dosyada vekaletinin olmadığını, ihalede elektronik ortamda teklif verilip verilmediğine dair hiçbir bilgi ve belge bulunmamakla birlikte açık arttırma tutanağında da bu hususla alakalı bir bilginin mevcut olmadığını, ilanın tüm yurtta 50.000 adet tiraja sahip veya en azından … İlinde de yayınlanan bir gazete de yapılması gerekirken mahalli gazetede yapılmasının doğru olmadığını, ihale bedelinin, muhammen bedelin %50’si ile satış masraflarını karşılamadığını, taşınmazda fiilen kullanılan konutun 150 m²’den aşağı olduğu göz önünde bulundurularak KDV oranının %1 olması gerektiğini, satış ilanı incelendiğinde taşınmazın arsa niteliği ve bilirkişice belirtilen arsanın önemli özelliklerinin hiç belirtilmediğini, taşınmazda ikinci bir ev ve bir kuyunun daha mevcut olduğunu iddia ederek ihalenin feshini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ihale alıcısı vekili cevap dilekçesinde; vekaletname suretlerinin dosyalarda olduğunu, satış ilanının davacıya usule uygun olarak tebliğ edildiğini, davacının iddialarını yedi günlük yasal sürede ileri sürmediğini, taşınmazın niteliği dikkate alındığında ilanın tirajı yüksek bir gazetede yayınlanmasına gerek olmadığını, davacının bilirkişi raporuna itiraz etmediğini iddia ederek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihale konusu taşınmazın satış ilanında ve taşınmazın açık artırma şartnamesinde KDV oranı %18 olarak ilan edildiği, mahallinde keşif yapılarak aldırılan gelir uzmanı bilirkişi raporuna göre KDV oranının %1 olması gerektiğinin bildirildiği, ihale konusu malın KDV oranının satış ilanında olması gerekenden fazla gösterilmesinin ihaleye katılımı olumsuz yönde etkileyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne ihalenin feshine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ihale alıcısı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ihale alıcısı vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, aynı parselde 1.113,23 metrekare üzerinde, aynı bahçede bulunan biri diğerinin müştemilatı olan taşınmazların iki farklı taşınmaz gibi değerlendirilemeyeceğini, iki taşınmazın toplam brüt alanının 242,09 m² olarak hesap edilmesi gerektiğini, KDV oranının %18 olarak hesaplanmasında bir hata olmadığını, ihalenin usule uygun olduğunu iddia ederek kararın kaldırılmasını talep etti.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Avukat …’in taşınmazda hissedar …’ın vekili olduğundan ihaleye katılması önünde bir engel bulunmadığı, ihalede elektronik ortamda teklif verilmediği, satış memurluğunca 24.02.2020 tarihinde alınan satış kararı uyarınca, şikayete konu taşınmazın ihale tarihlerinin 1. arttırma için 28.04.2020 olarak belirlendiği, ancak İcra Müdürlüğünce, 17.04.2020 tarihinde, Covid-19 nedeniyle satış işlemlerinin durdurulmasına hükmedildiği, devam eden süreçte de yeni satış kararının 09.07.2020 tarihinde, İcra Müdürlüğünce Basın İlan Kurumu’na satış ilanı için müzekkere yazıldığı ve ilanın elektronik ortamda 13.07.2020 tarihinde yapıldığı, davacının, yerel gazete ilanının usulüne uygun olmadığı iddiasının 24.02.2020 tarihinde alınan satış kararı uyarınca satış işlemleri iptal edilen ihaleye ilişkin olup 09.07.2020 tarihli satış kararı uyarınca yapılması gereken ilana dair bir iddiası bulunmadığı, ihale bedelinin, muhammen bedelin %50’si ile satış masraflarını karşıladığı, KDV oranı ile satış ilanına dair iddiaların satışa hazırlık aşamasına ilişkin olup ihale öncesi Sulh Hukuk Mahkemesinde satışa hazırlık işlemlerine ilişkin olarak şikayet konusu edilmediği müddetçe ihalenin feshi davasında öne sürülmesi halinde ihalenin feshine karar verilmesi mümkün olmadığı, re’sen incelenecek hususlar bakımından ihalenin feshini gerektirir bir durum bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı aleyhine ihale bedelinin %5’i oranında para cezasına hükmedilmesine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; satış ilanında KDV oranının %18 olarak gösterildiğini, mevzuata göre KDV oranının %51 olması gerektiğini, KDV oranında hataya düşülmesinin başlı başına fesih nedeni olduğunu, ilan metni ve şartnamede taşınmazdaki kuyudan bahsedilmediğini, ihale edilen malın esaslı vasıflarında hata yapıldığını, bölge adliye mahkemesince bu iddiaların incelenmediğini, müvekkili aleyhine satış bedeli üzerinden %5 para cezasına hükmedilmesinin hatalı olduğunu iddia ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 134. maddesinde düzenlenen ihalenin feshi istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.