Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2006/2996 E. 2006/4827 K. 30.05.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2996
KARAR NO : 2006/4827
KARAR TARİHİ : 30.05.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı … adına kayıtlı ve … idaresinde bulunan … plakalı aracın ve davalı … adına kayıtlı ve idaresinde bulunan … plakalı aracın müvekkiline ait … plakalı araca çarpması nedeniyle araçta meydana gelen 1.494.000.000TL hasar bedeli, 200.000.000TL değer kaybı, 100.000.000TL kazanç kaybı bedeli olmak üzere toplam 1.794.000.000TL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı … vekili, davalı …, … Sigorta AŞ ve … Sigorta AŞ. vekilleri davanın reddini savunmuş, diğer davalılar duruşmalara katılmamış savunma yapmamışlardır.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulü ile sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere 1.470.57YTL’nin davalılar …, … ve … Sigorta AŞ’den tahsiline, sigorta şirketi yönünden dava tarihinden diğer davalılar yönünden olay tarihinden yasal faiz uygulanmasına, davalılar …, … Sigorta AŞ ve … … yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, 21.7.2004 tarih, 25529 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ve ayni tarihte yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu HUMK.nun 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 1.000.000.000TL’ye çıkarılmıştır.
Temyize konu karar alınan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin reddine ve hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı fazla alınan 12.80.-YTL peşin harcın istek halinde davacı …’a iadesine, aşağıda dökümü yazılı 55.41.-YTL kalan onama harcın temyiz eden davalı …’tan alınmasına 30.5.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.