YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23608
KARAR NO : 2023/8938
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/105684 soruşturma numaralı ve 26.08.2015 tarihli iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c, 31/3 ve 63 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.01.2018 tarihli ve 2015/292 Esas, 2018/6 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149/1-a-c, 31/3, 62 ve 63 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 17.04.2018 tarihli ve 2018/423 Esas, 2018/498 Karar sayılı kararı ile, suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren 20.10.2021 tarihli ve 2018/43307 numaralı Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Katılanın alkollü olarak verdiği beyanlarından başka dosyada delil bulunmadığına, dosya içerisinde mevcut CD görüntüleri ile ilgili alınan uzmanlık raporuna göre, görüntülerdeki kişilerden birinin suça sürüklenen çocuk olup olmadığının kanıtlamadığına, bankamatiğe giden şahıslar arasında suça sürüklenen çocuğun bulunmadığına, bu nedenlerle beraatine karar verilmesi gerektiğine,
2. Atılı suç kabul edilmemekle birlikte suça konu malın değeri az olduğundan verilecek cezadan 5237 sayılı Kanun’un 150/2 nci maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiğine,
3. Lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay günü katılan …’ın, evine gitmek için taksi beklediği esnada suça sürüklenen çocuk ve yanındaki iki kişi ile tanıştıkları, katılanın …’ya gideceğini söylediği, suça sürüklenen çocuk ve beraberindekilerin paralarının olmadığını söyleyip onunla birlikte … … mahallesi Toki konutlarına geldikleri, taksiden indikten sonra katılana bira içmeyi teklif ettikleri, teklifi kabul eden katılan ve suça sürüklenen çocuk ile yanındaki iki kişinin birlikte boş bir binaya girdikleri, orada otururlarken suça sürüklenen çocuğun yanındakilerden birinin müzik dinlemek bahanesiyle katılandan cep telefonunu istediği, katılanın cep telefonunu verdiği, bu kez şahısların katılanın üstünü arayıp 200,00 TL para ile kredi kartını aldıkları, kartı aldıktan sonra şifresini sordukları ancak katılanın şifreyi yanlış verdiği, suça sürüklenen çocuğun katılan ile orada kalıp diğer iki kişinin katılanın kartı ile para çekmeye gittikleri, bir süre sonra geri geldikleri, katılana doğru şifreyi söylemesini, aksi halde onu öldüreceklerini söyleyerek tehdit ettikleri, katılandan doğru olan şifreyi öğrendikten sonra tekrar yanından ayrılıp katılanın hesabından 790,00 TL para çektikleri, katılanın kartı ile birlikte 25,00 TL parayı geri verip gitmesini istediklerinin, kabul edildiği anlaşılmıştır.
2. Katılanın, polislere olayı bildirmesi üzerine 22.07.2015 günü birlikte olay yerine gidildiğinde suça sürüklenen çocuğu görüp teşhis ettiğinde, suça sürüklenen çocuğun polisin dur ihtarına uymayıp kaçtığına dair tutanak, dava dosyasında mevcuttur.
3. Katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte hafif şekilde yaralandığını gösterir adli rapor dava dosyasında mevcuttur.
4. Katılanın, suça sürüklenen çocuğu, kendisini yaralayan ve gasp eden şahıslardan biri olarak tam ve net bir şekilde teşhis ettiğine dair 22.07.2015 tarihli fotoğraf teşhis tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
5. Olay günü katılanın hesabından 790,00 TL paranın çekildiğine ilişkin belge dava dosyasında mevcuttur.
6. İki şahsın bankamatiğe gelerek katılanın kartı ile işlem yaptığına dair cd izleme tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
7. Suça sürüklenen çocuk savunmasında, atılı suçu kabul etmemiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
C. Dairemizin Kabulü
Olay günü sabah saat 06.00 sıralarında, katılanın …’daki evine gitmek için taksi beklediği sırada, suça sürüklenen çocuk ve yanındaki kimliği tespit edilemeyen iki şahıs ile tanıştığı, şahısların da …’ya gideceklerini söylemesi üzerine taksiye onları da alarak birlikte …-… Mahallesi Toki Konutlarına geldikleri, suça sürüklenen çocuk ve beraberindeki şahısların taksiden indikleri ve katılana birlikte bira içmeyi teklif ettikleri, katılanın da teklifi kabul ederek onlarla birlikte metruk bir binaya girdiği, içeride birlikte oturmakta iken şahıslardan birinin müzik dinlemek için katılandan cep telefonunu istediği, katılanın telefonunu şahsa vermesinden sonra şahısların katılana bıçak çekerek para istedikleri, katılanın para vermemesi üzerine şahısların üzerini arayıp cebinden 300,00 TL parasını aldıktan sonra, kredi kartını da alıp şifresini istedikleri, suça sürüklenen çocuğun elinde bıçak olduğu halde katılan ile orada kaldığı, diğer iki şahsın katılanın verdiği şifre ile para çekmeye gittikleri, bir süre sonra geri geldikleri, katılana doğru şifreyi söylemesini, aksi halde katılanı öldürmekle tehdit edip doğru şifreyi aldıktan sonra ikinci kez bankamatiğe giderek katılanın hesabından 790,00 TL para çektikleri, katılana kartını ve 25,00 TL parayı geri verdikleri, kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Katılanın beyanı, dosya içerisinde mevcut adli rapor, cd izleme tutanağı, diğer tutanak ve belgeler ile mahkemece yaptırılan yüzleştirme işlemi ve gösterilen gerekçe ile Olay ve Olgular bölümünde gösterilen diğer deliller karşısında, suça sürüklenen çocuğun eyleminin sabit olduğu, kararın usul ve kanuna uygun olduğu kabul edilen hükümde, suça sürüklenen çocuk müdafiinin dosyada delil bulunmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebepleri yönünden hükümde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Suça sürüklenen çocuğun lehine olacak şekilde 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca takdiri indirim hükmünün uygulandığı;
Seçenek yaptırımlar yönünden ise; 5237 sayılı Kanun’un “Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar” başlıklı 50 nci maddesi gereği cezanın seçenek yaptırıma çevrilmesinin ön koşulu, hükmolunan netice cezanın kısa süreli hapis cezası olmasıdır. 5237 sayılı Kanun’un 49 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre; “Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, kısa süreli hapis cezasıdır.”
Erteleme yönünden; 5237 sayılı Kanun’un, “Hapis cezasının ertelenmesi” başlıklı 51 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde; “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir.” Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu yönünden ise; 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının ilgili bölümünde; “Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise …” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. Somut olayda suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan netice ceza miktarının 5 yıl 10 ay hapis cezası olması karşısında bu cezanın, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrası gereği seçenek yaptırımlara çevrilmesine, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereği ertelenmesine, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı belirlendiğinden, hükümde lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Suça sürüklenen çocuk ve yanındaki şahısların, katılana ait cep telefonu, üzerindeki 300,00 TL para, bankamatik kartı ve hesabından çektikleri 790,00 TL parayı zorla aldıkları anlaşılmakla, yağmalanan para ve eşyaların değeri az olarak kabul edilemeyeceğinden hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 150/2 nci maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Suça sürüklenen çocuk ve yanındaki şahısların, katılana ait cep telefonu, üzerindeki 300,00 TL para, bankamatik kartı ve hesabından çektikleri 790,00 TL parayı yağmaladıktan sonra kartı ve 25,00 TL parayı iade ettiklerinin anlaşılması karşısında; katılana, soruşturma evresindeki kısmi iade nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında bu suçtan 5237 sayılı Kanun’un 168/1 inci maddesinin uygulanmasına muvafakat edip etmediği sorularak 5237 sayılı Kanun’un 168/1-3 üncü maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin düşünülmemesi,
2. İlk derece mahkemesinin olayı kabul şeklinde silahtan bahsedilmediği, hükmün gerekçe kısmında yağma suçunun birden fazla kişi ile birlikte geceleyin işlendiğinin kabul edilmesine rağmen uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun’un 149/1-a-c şeklinde gösterilmesi suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişkiye neden olunması,
3. Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35/1 inci maddesi uyarınca sosyal inceleme yaptırılıp raporunun aldırılmaması ve aynı maddenin 3 üncü fıkrası gereğince sosyal inceleme raporu aldırılmama nedeninin gerekçeli kararda tartışılmaması,
E. İlk derece mahkemesinde hükmün tefhim edildiği 10.01.2018 günlü oturumun açık yapıldığı, suça sürüklenen çocuğun oturum tarihi itibarıyla 18 yaşını ikmal etmiş olduğu ve tutanağa da bu şekilde yazıldığı halde, hükmün son bölümünde “kapalı olarak verilen karar” yazılması, yerinde düzeltilmesi olanaklı maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Nedenleriyle hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (D) numaralı bentte açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gerekçe bölümünde (E) numaralı kısımda belirtilen eleştiri dışında … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 17.04.2018 tarihli ve 2018/423 Esas, 2018/498 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.