YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/13
KARAR NO : 2023/793
KARAR TARİHİ : 13.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1199 E., 2022/1713 K.
DAVA TARİHİ : 18.01.2022
HÜKÜM/KARAR : Kaldırma/Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/41 E., 2022/208 K.
Taraflar arasındaki ihalenin feshi şikayeti nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine, davacının ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına mahkum edilmesine karar verilmiştir.
Kararın borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca para cezası yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle ihalenin feshi şikayetinin esastan reddine, 7443 sayılı Kanun’la değişik İİK’nın 134/5-3 maddesi gereğince ihale bedelinin %5’i oranında para cezasının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı şikayetçi/borçlu vekili dava dilekçesinde; kıymet taktir raporu ve satış ilanının usulsüz tebliğ edildiğini, diğer dosya alacaklılarına da tebligat yapılmadığını, değerinin yarısına satıldığını, süresi içerisinde satış talebinde bulunulmadığını, gazete ilanının usulüne uygun yapılmadığını, sadece ilçede ve 500 adet basılan yerel gazetede ilan yayınlandığını, şikayete konu ihaleden önce yapılan ihalede karışıklıklar yaşandığı olay yerine polisin intikal ettiğini bu olay nedeni ile ihaleye katılacak kimselerin ihaleye katılmaktan vazgeçtiklerini, satışa esas senedin kendisine zorla imzalatıldığını, gerçek borcunun 125.000 TL olduğunu bu hususta Cumhuriyet Savacılığına 2019/27720 esas sayılı dosyasından suç duyurusunda bulunduğunu yalancı şahitlerle takipsizlik kararı verildiğini, menfi tespit davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürerek ihalenin feshini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ihale alıcısı vekili cevap dilekçesinde; davacının fesih gerekçelerinin kanunda yazılı sebepler arasında olmadığını, satışın usul ve yasaya uygun olarak gerçekleştirildiğini, davacının senede ilişkin itirazlarının mahkeme kararı ile senedin zorunlu unsurlarında eksiklik olmadığı yönünde karar verildiğini kararın kesinleştiğini, kıymet taktiri tebliği ile satış şartnamesinin tebliğine ilişin iddiaları kabul etmediklerini, davacıya kıymet taktir raporunun 12.06.2021 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, davacının kıymet taktir raporuna itirazının olmadığını, ihalede ortalığın karıştığı, polis çağrıldığı yönündeki iddiaların hiç bir somut dayanağının bulunmadığını, bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini, davacının ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına mahkum edilmesini istemiştir.
2.Davalı alacaklı usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; icra dosyası kapsamındaki borcun mahkeme kararı ile kesinleşmiş olduğu, şikayete konu ihalenin kesinleşmiş bir icra takibi işlemine dayandığı, satış ilanı tebliği işleminin usulüne uygun olduğu, süresinde satış talep edilip satış avansı yatırıldığından haczin düşmediği, satış kararına uygun olarak gazete ilanının yapıldığı, tanık ifadelerinin davacının iddialarını destekler mahiyette olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine, davacının ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına mahkum edilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı/borçlu vekili istinaf dilekçesinde; kıymet takdir raporları ve satış şartnamesi tebligatlarıın usulsüz yapıldığını, diğer dosya alacaklılarına da tebligat yapılmadığını, usulsüz tebligat yapıldığını, kıymet takdir raporunun ve satış şartnamesinin tebliğ edilememesi katılımı ve taşınmazın 1.200.000 TL olan değerinde satılmamasına sebep olduğunu, değerinin yarısına satıldığını, bu hususlar göz önüne alındığında yerel mahkemece verilen hukuka aykırı kararın bozulması gerektiğini, ilanın usulüne uygun yapılmadığını, satış ilanının usulüne uygun gazetede ilan edilmediğini, satışa esas olan senedin tarafından zorla alındığını, Cumhuriyet Savcılığı’na 2019/27720 Esas sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunduğunu, menfi tespit davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, resen yapılan incelemede kamu düzenine aykırılık bulunmadığı, satışı yapılacak mahcuzun her yöreden alıcısı çıkabilecek otel, fabrika benzeri olmaması halinde yerel gazete ilanının yeterli olduğundan satış ilanın satış kararına uygun olarak yerel gazetede ilan edildiği, satış ilanının muhatabın adreste bulunmadığı tespit edilerek tebellüğe ehil olduğu belirtilmek suretiyle davacının annesine yapılan satış ilanı tebliğ işleminin Tebligat Kanunu’nun 16. maddesi ile Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 25. maddesine uygun olduğu, takip dosyasında satış ilanının diğer ilgililere usulsüz tebliğ edildiği iddiasının, ilgilisi tarafından ileri sürüleceği, taşınmazın üzerine 02.10.2020 tarihinde haciz konulduğu, alacaklı vekili tarafından 17.02.2021 tarihinde satış talebinde bulunularak aynı tarihte 2.000,00 TL satış avansı yatırıldığından haczin ayakta olduğu, borçlunun ihale sırasında kaos çıktığı ve ihaleye katılımı azalttığına dair iddialarının da, mahkemece dinlenen tanık anlatımları ile doğrulanmadığı, ispat edilemediği, borca itirazlarının, ihalenin feshi davası aşamasında dinlenmesinin mümkün olmadığı gerekçeleri ile ihalenin feshi talebinin reddi kararının doğru olduğu ancak 7343 sayılı Kanun’la değişik İİK’nın 134/5-3. maddesi gereğince fesih gerekçeleri gözönünde bulundurulduğunda, şikayetin ihale sürecini uzatmaya matuf olmadığı anlaşılmakla davacı aleyhine ihale bedelinin % 5’i oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmesi gerektiğinden bahisle istinaf başvurusunun resen gözetilen sebeple kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına, ihalenin feshi talebinin reddine, ihale bedelinin %5’i oranında para cezasının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesindeki sebepler aynen tekrar edilerek kararın bozulmasını talep etmiştir
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, usul ve yasaya aykırı yapılan ihalenin feshi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
İİK 134 üncü madde,7343 sayılı Kanun md. 27,33 üncü maddeler
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.