YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24097
KARAR NO : 2023/8933
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 12.08.2015 tarihli ve 2015/3028 Soruşturma numaralı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli, nitelikli hırsızlığa teşebbüs, yaralama suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 116/1-4, 86/1, 142/2- (h), 35 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.
2. … Ağır Ceza Mahkemesinin 21.11.2017 tarihli ve 2016/232 Esas, 2017/353 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149/1 (h), (d), 35/2, 31/3 üncü maddeleri uyarınca 7 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 23.05.2018 tarihli ve 2018/781 Esas, 2018/1122 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 302 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince esastan reddiyle hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Suça sürüklenen çocuğun hırsızlık suçuna teşebbüs hükümleri gereğince cezalandırılması gerekirken yağma suçuna teşebbüs hükümleri gereğince cezalandırılması suretiyle suç vasfının yanlış değerlendirildiğine,
2. Suç teşebbüs aşamasında kaldığı halde teşebbüs hükümleri uygulanırken fazla ceza tayin edildiğine,
3. Cezanın üst sınırdan tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihi olan 19.07.2015 günü gece saat 22.00 sıralarında suça sürüklenen çocuğun mağdurun evine girdiği, balkonda uyuyan mağdurun uyandığı, suça sürüklenen çocuğun mağdurun uyandığını görmesi üzerine mağdurun başucunda duran yastığı alarak mağdurun yüzüne kapatarak ses çıkarmasına engel olmaya çalıştığı, suça sürüklenen çocuğun mağdurun bağırması üzerine mağdurun ellerini ve kollarını ısırarak mağdurun göğsüne vurduğu, mağdurun suça sürüklenen çocuğun elinden kurtulması üzerine bağırmaya başladığı, sesleri duyan tanıklar Ç.K. ve B.K.’nin suç yerine gelerek kaçan suça sürüklenen çocuğu yakaladıkları dosya içerisinden anlaşılmıştır.
2. Mağdurun alınan genel adli muayene raporunda omzunda ve kollarında ısırık izleri olduğu, kol ve yüzünden lezyonlar olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
3. Tanık Ç.K.’nin beyanlarında olay yerine geldiği sırada, suça sürüklenen çocuğu mağdurun üzerinde gördüğünü, suça sürüklenen çocuğun kendisini fark etmesi üzerine kaçmaya başladığını ve mağdurun ağlamaklı halde ve darp edilmiş şekilde olduğunu söylediği anlaşılmıştır.
4. Suça sürüklenen çocuğun soruşturma aşamasında savcı huzurunda ve müdafii eşliğinde alınan ifadesinde, eve hırsızlık amacı ile girdiğini, mağdurun kendisini yakalayarak bağırması üzerine susturmak için ağzını kapadığını ve mağdurun karşı koyması üzerine kolunu ısırarak mağdura vurduğunu söyleyerek atılı suçu ikrar ettiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgular’da, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.10.2019 tarihli, 2158 Esas ve 577 karar sayılı; 10.07.2018 tarihli, 2018/227 Esas ve 2018/338 Karar sayılı; 26.01.2016 tarihli, 2015/6 Esas ve 2015/-709 Karar sayılı; 18.11.2014 tarihli, 810 Esas ve 501 Karar sayılı; 20.05.2014 tarihli, 617 Esas ve 271 Karar sayılı; 25.02.2014 tarihli, 678 Esas ve 98 Karar sayılı; yine 05.07.2013 tarihli, 1548 Esas ve 346 Karar sayılı kararlarında da belirtildiği üzere ve özetle;
“5237 sayılı TCK’nın 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçunun temel şekli, ikinci fıkrasında senedin yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiş, 149 uncu maddesinde nitelikli yağma, 150 nci maddesinde ise kişinin hukuki bir ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla yağma suçunu işlemesi ile yağmada değer azlığı düzenlenmiştir.
Yağma suçunun temel şeklinin düzenlendiği 5237 sayılı TCK’nun 148 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca; kişinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceği ya da malvarlığı bakımından büyük bir zarara uğratılacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılması yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir.
Yağma suçu; başkasının zilyetliğindeki taşınabilir malın, zilyedin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınması olduğundan “zor yoluyla hırsızlık”, bir kişiye karşı kullanılan icbar araçlarıyla haksız bir menfaat elde etmek şeklinde de tanımlanmıştır.
765 sayılı TCK döneminde “gasp” olarak da adlandırılan yağma, esasında cebir veya tehdit kullanmak suretiyle yapılan hırsızlıktan ibarettir. Hırsızlık ile yağma suçları aynı ortak unsurlara sahip olup, ayrıldıkları tek nokta ya da başka bir deyişle yağmanın, hırsızlığa oranla sahip olduğu ilâve unsur, malı almak için cebir veya tehdit kullanılmasıdır.
Yağma suçu amaç ve araç hareketlerden oluşan bir suçtur. İlk önce almayı gerçekleştirmek için araç hareketler olan cebir veya tehdit kullanılır, sonrasında bu cebir ve tehdidin etkisiyle malın alınması veya tesliminin sağlanması ile suç tamamlanır.
Yağma, tehdit veya cebir kullanma ile hırsızlık suçlarının bir araya gelmesiyle oluşmuş bileşik bir suç olduğundan birden çok hukuki değeri korumaktadır. Kendisini oluşturan suçların korudukları hukuki değerler olan kişi özgürlüğü, vücut dokunulmazlığı, zilyetlik ve mülkiyet yağma suçunun da koruduğu hukuksal değerlerdir.”
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; olay tarihi olan 19.07.2015 günü gece saat 22.00 sıralarında suça sürüklenen çocuğun mağdurun evine girdiği, bu sırada balkonda uyuyan mağdurun uyandığı, suça sürüklenen çocuğun mağdurun uyandığını görmesi üzerine mağdurun başucunda duran yastığı alarak mağdurun yüzüne kapatarak ses çıkarmasına engel olmaya çalıştığı, suça sürüklenen çocuğun mağdurun bağırması üzerine mağdurun ellerini ve kollarını ısırarak mağdurun göğsüne vurduğu, mağdurun suça sürüklenen çocuğun elinden kurtulması üzerine bağırmaya başladığı, sesleri duyan tanıklar Ç.K. ve B.K.’nin suç yerine gelmesi üzerine suça sürüklenen çocuğun kaçması şeklinde gerçekleşen olayda, suça sürüklenen çocuğun yağma kastı ile hareket ettiğine dair dosyaya yansıyan herhangi bir delil olmadığından ve mağdurun da şikâyetçi olmadığı dikkate alınarak, suça sürüklenen çocuğun, 5237 sayılı Kanun’un 142/2 (h), 143, 35, 1-4, 86/1 maddelerinde düzenlenen nitelikli hırsızlığa teşebbüs, konut dokunulmazlığının ihlâli ve yaralama suçlarından cezalandırılması gerekirken yağma suçuna teşebbüs hükümleri gereğince cezalandırılması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 23.05.2018 tarihli ve 2018/781 Esas, 2018/1122 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Temyiz edenin sıfatı gözetilerek 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
27.02.2023. tarihinde karar verildi.