YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1827
KARAR NO : 2023/485
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Milas Cumhuriyet Başsavcılığının 30.09.2013 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.01.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, 62 nci maddesi, 58 … maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği;
1. Atılı suçu işlemediğine,
2. Mağdur ile yüzleştirilmeksizin eksik araştırmayla karar verildiğine,
Ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, inceleme dışı sanık …’ın kızı ile cinsel ilişkiye giren mağdurun, tanık P. Ç. ile evlenmeye yanaşmaması üzerine, sanık …, oğlu inceleme dışı sanık … ve arkadaşı sanık … ile mağduru cebir ve tehditle alıkoyarak, zeytinlik alana götürmeleri ve darp ettikten sonra tekrar evine bırakmalarına ilişkindir.
2. 75. Yıl Milas Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 20.09.2013 tarihli raporda, mağdurun vücudunda darp ve cebir izlerinin bulunduğu, yaralanmasının basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir olduğu belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın üzerine atılı suçu çocuğa karşı ve birden fazla kişi ile birlikte işlemesi karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü ve 61 … maddeleri gereğince … ceza belirlenirken, aynı Kanunun 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentlerindeki birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği nazara alınarak, … hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1. Mağdurun aşamalardaki istikrarlı beyanları, müşteki anne …’nin anlatımı, tanık Y. K.’nın mağduru doğrular nitelikteki ifadesi, adli muayene raporu ve tüm dava dosyasındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın atılı suçu işlemediğine ilişkin temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.
2. Sanığın kovuşturma aşamasında alınan savunması sırasında, mağdur ile yüzleşme talebinde bulunması nedeniyle, mahkemece daha önce beyanına başvurulan mağdurun, sanıkla yüzleştirilmek üzere takdiren zorla getirilmesine karar verildiği, bu ara karar doğrultusunda 24.09.2014 tarihli celsede mağdurun beyanına başvurulduğu, ancak sanığın aynı tarihli duruşmaya katılmadığı görülmekte ise de, mağdurun sanığı tanıdığı ve … beri istikrarlı beyanlarında sanığın adını bildirmesi karşısında, Mahkemece bu talebi yönünden eksik araştırma ile karar verildiğine ilişkin temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın diğer temyiz sebepleri de yerinde görülmemekle, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.01.2016 tarihli kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.02.2023 tarihinde karar verildi.