YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3774
KARAR NO : 2023/8720
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 17.04.2013 tarihli ve 2013/877 Esas sayılı iddianamesiyle sanık hakkında Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler hakkında Kanunun (6136 sayılı Kanun) 15/1. maddesine muhalefet ve nitelikli yağma suçu nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a, d, 53/1, 54. ve 63. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.02.2015 tarihli ve 2013/172 Esas ve 2015/59 Karar sayılı kararıyla 6136 sayılı Yasanın 15/1. maddesi gereğince 5 ay hapis ve 400 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5237 sayılı Kanun’un 148/1, 62/1, 53, 63. maddeleri gereğince 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsubuna karar verilmiştir.
3. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.02.2015 tarihli ve 2013/172 Esas ve 2015/59 Karar sayılı kararın O yer Cumhuriyet savcısı, sanık ve müdafiinin temyizleri üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 29.05.2018 tarihli ve 2015/8978 Esas, 2018/4158 Karar sayılı iâmıyla sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kararın onanmasına, yağma suçundan ise;
”1-Ceza Muhakemesinin asıl amacı maddi gerçeği ortaya çıkarmak, buna ulaşacak olan ise delillerdir. Deliller; samimi açıklamalar, tanık beyanları, sanık ve tanıklardan başka kişilerin açıklamaları, tutanaklar, özel yazılı görüntü ve/veya ses kayıt eden açıklama ve belirtiler şeklinde ayrıma tabi tutulabilir. Bütün isnat araçları delildir. Soyut olarak deliller eşdeğerdedir. Eylem veya eylemlerin bir suç olup olmadığı delillerin yorumu ile saptanır. Hakim hangi kanıtı nasıl yorumladığını sonuca ulaştığını gerekçedeki mantıksal kronolojik dizi ise iddia, savunma, kanıtlar ve kanıtların yorumu ile sabit görülen eylem, ihlal edilen norm ve bunun yorumu ile ulaşılan sonuçla hüküm şeklinde olmalıdır.
Ceza yargılamasında doğrudan doğruyalık ilkesi gereği yakınan ve/veya tanığın gaip, vefat etmiş, adresi meçhul veya ulaşılamaz olduğu mahkemece açıkça saptanmadığı durumlarda mutlaka mahkeme huzurunda beyanlarının alınması gerekir.
Dosyamıza gelince;
Temyiz incelemesi sırasında UYAP sisteminden bakıldığında olayın mağduru …’nun … 1 nolu T tipi kapalı ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunduğu anlaşılmıştır. Hal böyle olunca; öncelikle olayın mağdurunun mahkeme huzurunda olay ile ilgili ayrıntılı beyanları alınıp, hazırlık beyanı ve/veya diğer deliller arasında herhangi bir aykırılık oluşursa anılan aykırılığın da usulünce giderilmesi sağlandıktan sonra, sonucuna göre tüm delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yetinilip, duruşmaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,”
2-Kabule göre de; sanığın özgülenen kastına göre hakkında 5237 sayılı TCK.nın 150/2. maddesinin uygulama olanağının karar yerinde tartışmasız bırakılması,
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.12.2018 tarihli ve 2018/251 Esas, 2018/337 Karar sayılı kararıyla 5237 sayılı Kanun’un 148/1, 150/2, 62/1, 53, 63.maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına,mahsubuna karar verilmiştir.
5. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.12.2018 tarihli ve 2018/251 Esas, 2018/337 Karar sayılı kararıyla O yer Cumhuriyet savcısı, sanık ve müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 15.12.2020 tarih, 2019/740 Esas, 2020/5073 Karar sayılı ilamıyla;
“Dosya içeriğine uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Oluş ve dosya kapsamına göre; sanığın, yakınanın elinde bulunan hapları … atıp bıçak göstermek suretiyle alması şeklinde gelişen olayda, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 149. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi yerine aynı kanunun 148. maddesinin 1. fıkrasıyla uygulama yapılması,
2-5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanması yönünden 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 10. maddesi ile yapılan değişikliğin karar yerinde yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
6. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.12.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/545 Karar sayılı kararıyla 149/1-a, 150/2, 62/1,53, 63. maddesi gereğince 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mahsubuna karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın Temyiz Sebepleri
1. Mağdur iftira attığına
2. Kararı temyiz ettiğine
B. Sanık müdafiinin Temyiz Sebepleri
Yağma suçunun unsurları oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine
C. Vesaire
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mağdurun olay tarihinde Kocahıdır Mahallesi’nde yürümekte olduğu sırada, saat 17.00 sıralarında sanık ile karşılaştıkları, sanığın pantolonunun arka cebinden çıkardığı bıçak ile mağdurun ceplerini kontrol ettiği ve üzerinde bulunan 150,00 TL parasını aldığı, mağdurun parasını istemesi üzerine kafa atarak ve yumrukla vurmak sureti ile mağduru darp ettiği, ardından mağdurun olay yerinden kaçarak uzaklaştığı, sanığın mağdurun müracaatı üzerine üzerinde 6136 sayılı Yasanın 4. maddesinde yasak olarak belirtilen sustalı çakı ile birlikte yakalandığı anlaşılmaktadır.
2. Sanık savunmasında şikayetçiden bir tane hap vermesini istediğini, tehdit edip yaralayarak zorla parasını aldığı şeklindeki suçlamalarını reddettiğini beyan etmektedir.
3. Tanık A. K. ve S. K.’nın sanık ile benzer yönde beyanları dosyada mevcuttur.
4. Mağdurun adli muayene raporunda, darp ve cebir izinin bulunmadığının belirtildiği anlaşılmaktadır.
5. Sanık tarafından suçta kullanılıp el konulan suça konu sustalı çakı üzerinde … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 10.04.2013 tarihli ekspertiz raporunda, söz konusu bıçağın 6136 sayılı Yasanın 4. maddesinde yasak olarak belirtilen sustalı çakı benzerlerinden olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır.
6. Dosya içerisinde 10.03.2013 tarihli yakalama tutanağı bulunmaktadır.
7. Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 29.05.2018 tarihli ve 2015/8978 Esas, 2018/4158 Karar sayılı ve 15.12.2020 tarihli ve 2019/740 Esas, 2020/5073 Karar sayılı bozma ilamlarına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
A. Yağma Suçunun Unsurlarının Oluşmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 148 ve 149 uncu maddelerinde yer alan düzenlemeye göre, bir başkasının kendisinin veya yakının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya bir malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Olay ve Olgular başlığı altında (1) numaralı paragrafında izah edildiği şekilde gerçekleşen sanığın eyleminin nitelikli yağma suçunu oluşturduğu anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Vesaire Yönünden
1. Suç tarihli itibarıyla paranın satın alma gücü ve günün ekonomik koşulları birlikte değerlendiğinde, koşulları oluşmadığı halde 5237 sayılı Kanun’un 150/2. maddesinin uygulanması hukuka aykırı bulunmuştur. Ancak aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya arasında şikayetçi ile sanık arasında husumet bulunduğuna, iftira atmasını gerektirir bir husus bulunduğuna dair bilgi olmadığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.12.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/545 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden gerekçe bölümünün B paragrafının (1) numaralı bentte açıklanan eleştiri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
08.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.