Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/7574 E. 2022/9745 K. 05.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7574
KARAR NO : 2022/9745
KARAR TARİHİ : 05.12.2022

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Geçici 8. Madde Kapsamında Yapılan Kadastro Tespitine İtiraz
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında … Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı Hazine vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro Kanunu’nun Geçici 8. maddesi gereğince yapılan kadastro sırasında, … İli …. İlçesi ….Mahallesi çalışma alanında bulunan 1095 ve 1096 parsel sayılı 16.332,75 ve 10.155,46 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … ve … adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazların imar – ihya edilmediği gibi davalı taraf yararına iktisap koşullarının da gerçekleşmediğini ileri sürerek dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 1095 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, 10.07.2017 tarihli fen bilirkişisi raporunda A harfi ile gösterilen kısmın ifrazı ile “Hali arazi” vasfıyla Hazine adına, geriye kalan B, C ve D harfi ile gösterilen kısımlarının tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline, çekişmeli 1096 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline, karar verilmiş; hükmün davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, bu karar, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1. a) Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine göre, davacı Hazine vekilinin 1095 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi raporunda B ve D ile gösterilen yerlere yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
b) Davacı Hazine vekilinin 1095 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi raporunda C harfine yönelen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece, dava konusu kısımda davalılar lehine zilyetlikle kazandırıcı zamanaşımı koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusu da benzer gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiş ise de, verilen karar dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun düşmemektedir.

Belirtmek gerekir ki, bir taşınmazın zilyetlik yoluyla kazanılabilmesi için, öncelikle zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olması, bundan sonra da 3402 sayılı Kanun’un 14 ve 17. maddeleri uyarınca, emek ve para harcanmak suretiyle imar-ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilmesi ve bu işlemlerin tamamlanmasından sonra kazanmayı sağlayacak zilyetlik süresinin geçmesi zorunludur. Somut olayda ziraat bilirkişi raporunda ilgili kısmın %30-40 oranında meyilinin olduğu ve tepe yamacında yer aldığı gibi imar ihyasının yapılmadığı belirtilmiş olup nitekim bu durum ekli fotoğraflar ile tevsik edilmiştir. Şu halde taşınmaz üzerinde herhangi bir tarımsal faaliyette bulunulmadığı ve üzerindeki imar-ihya işlemlerinin tamamlanmadığı anlaşılmakta olup, bu durum karşısında, dava konusu taşınmaz üzerinde, davalılar lehine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; Mahkemece, dava konusu taşınmaz bölümü üzerinde, davalılar lehine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı dikkate alınarak, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile ret kararı verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2. Mahkemece, dava konusu 1096 parsel sayılı taşınmazda davalılar lehine zilyetlikle kazandırıcı zamanaşımı koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusu da benzer gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiş ise de, verilen karar dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun düşmemektedir.
Şöyle ki; dava konusu parsel ile ilgili ziraat bilirkişi raporunda taşınmaz üzerinde tarımsal faaliyet yapılmadığının tespit edildiği gibi nitekim ekli fotoğraflardan da taşınmazın ham halde olduğu görülmektedir. Şu halde taşınmaz üzerinde herhangi bir tarımsal faaliyette bulunulmadığı ve üzerindeki imar-ihya işlemlerinin tamamlanmadığı anlaşılmakta olup, bu durum karşısında, dava konusu taşınmaz üzerinde, davalılar lehine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; Mahkemece, dava konusu taşınmaz üzerinde, davalılar lehine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı dikkate alınarak, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile ret kararı verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1-a) numaralı bentte açıklanan nedenlerle 1095 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda B ve D ile gösterilen yerlere yönelik davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (1-b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı Hazine vekilinin 1095 parsel sayılı taşınmazın fen raporunda C harfi gösterilen kısmına, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle 1096 parsele yönelen temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nin 01.02.2021 tarihli ve 2020/1746 Esas, 2021/78 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi hükmünün 6100 sayılı HMK’nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.