YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5323
KARAR NO : 2009/6359
KARAR TARİHİ : 11.06.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının kat irtifaklı anataşınmazda ortak alanlarda yapılan onarım bedelinden kendisine düşen miktarla, aidat bedelinin bir kısmını ödememesi sebebiyle aleyhinde icra takibine başlandığını, itiraz edip takibi durdurduğunu ileri sürerek itirazın iptalini yasal faizle birlikte gecikme tazminatına hükmedilmesini istemiş, mahkemece ortak gider ve aidatla ilgili itirazın iptaline, onarımla ilgili olarak yapılan masraflar sebebiyle davalının payına düşen bedele ilişkin istem yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden, davalının ödemeye itiraz ettiği borç kat malikleri kurulunun 27.06.2004 günlü kararından kaynaklanan anataşınmazın ortak yerlerinden olan bodrumun, kapalı garajın ve açık otoparkın izolasyon yetersizliği ile yapım hatası nedeniyle suların sızması sonucu kullanılamaz hale gelmesi ile ilgilidir.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının 19.maddesinin birinci fıkrasına göre kat malikleri, anataşınmazın ve eklentilerinin bakımını ve sağlamlığını titizlikle korumaya mecburdurlar. Davalının borcunun dayanağını teşkil eden 27.06.2004 günlü kat malikleri kurulu kararının iptali ile ilgili bir mahkeme kararı da bulunmadığına göre sözkonusu onarımdan (bilirkişi raporuna göre) davalının payına düşen miktarla ilgili olarak itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken bu konudaki istemin reddi yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.