Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2022/14342 E. 2023/663 K. 16.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14342
KARAR NO : 2023/663
KARAR TARİHİ : 16.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Muhafaza görevini kötüye kullanma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığının 08.02.2015 tarihli ve 2015/694 Esas sayılı iddianamesiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 289/1. maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
2. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2015 tarihli ve 2015/120 Esas, 2015/356 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 289/1-2. cümlesi, 62. , 50. ve 52. maddeleri uyarınca hapisten çevrili 740,00 TL ve doğrudan 740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2015 tarihli ve 2015/120 Esas, 2015/356 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17. Ceza Dairesinin, 10.06.2020 tarihli ve 2020/4191 Esas, 2020/5152 Karar sayılı kararıyla;
“1- Haczedilen malların süresi içerisinde satışının istenmemesi halinde haciz işleminin hukuki sonuçlarının ortadan kalkacağı, böylelikle yedieminlik görevinin de sona ereceği, dosya kapsamına göre yediemin sıfatıyla sanığa teslim edilen mallar hakkında haciz tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan İcra İflas Kanununa göre süresinde satış talep edilip edilmediğinin tesbiti için ilgili icra dosyasının tamamının getirtilerek süresi içerisinde satış istenip istenmediği, haczin devam edip etmediği tesbit edilip, satış düştüğü için malları sattığını belirten sanığın savunması da araştırılarak, mahcuzlar üzerinde sanığa teslim edilen mahcuzlar ile ilgili olarak süresi içinde satış istenip istenmediğinin tespiti belirlendikten sonra sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik kovuşturma ile mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2-Adli para cezalarının yerine getirilmemesi halinde 6545 sayılı Kanunla değişik 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi uyarınca infaz aşamasında resen uygulama yapılabileceği nazara alındığında hüküm fıkrasında TCK’nun 52/4. maddesi gereğince ihtarat yapılması,
3- Sanık hakkında temel hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde, aynı gerekçelerle adli para cezasına esas birim gün sayısının alt sınırın üstünde belirlenmesi suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.04.2021 tarihli ve 2020/330 Esas, 2021/299 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 289/1-2. cümlesi, 62, 50 ve 52. maddeleri uyarınca hapisten çevrili 740,00 TL ve doğrudan 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; satış isteme süresinin geçtiğine, dosyanın infaz edildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1-Sanığa 27.01.2012 tarihinde teslim edilen bir kısım mahcuzun, takip tarihi itibarıyla 1 yıl olan satış isteme süresi dolmadan 17.01.2013 tarihinde satış avansının vezneye yatırılması akabinde satış kararı alındığı ve sanığın suça konu makineleri sattığının öğrenildiği, katılanın zararının karşılanmadığı, sanığın savunmasında atılı suçlamayı tevilli olarak ikrar ettiği belirlenmiştir
2. Haciz tutanakları
3. Şikâyetçi beyanı
4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulduğu ve gereğinin yerine getirildiği saptanmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde,
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle değişik CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 E., 2021/4 K. sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38. maddesiyle 5237 sayılı TCK’nın 7 ve CMK’nın 251. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması nedeniyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.04.2021 tarihli ve 2020/330 Esas, 2021/299 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.