Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2006/1180 E. 2006/6461 K. 13.07.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1180
KARAR NO : 2006/6461
KARAR TARİHİ : 13.07.2006

Mal beyanında bulunmamak suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda; 10 gün disiplin hapsi ile cezalandırılmasına dair KÜÇÜKÇEKMECE İcra Ceza Mahkemesinden verilen 12/07/2005 gün ve 929 esas 2135 karar sayılı kararını havi dosya tetkik olundu.
CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 28.12.2005 gün ve 56386 sayılı yazılı emirlerine müsteniden ihbar ve evrak Yargıtay C.Başsavcılığının 15.02.2006 gün ve 2006/6567 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Yazılı emre dayanan ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, İcra ve İflas Kanununun 349/6 fıkrası uyarınca şikayetçinin belirlenen zamanda duruşmaya gelmemesi veya vekil de göndermemesi halinde şikayet hakkının düşeceği gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesinde,
Kabule göre de, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337. maddesindeki yaptırım, disiplin hapsi olarak belirlenmiş ise de aynı tarihte yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanun’la değişik 7. maddesi 1. fıkrasında, “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür” şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiş olması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7. maddesi nazara alındığında, 5252 sayılı kanunun 7. maddesi 1. fıkrasındaki hükmün sanık lehine olduğu cihetle, sanık hakkında idari para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği belirtilerek anılan hükmün 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumuna işaret edilmiştir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309/1. maddesi gereğince kanun yararına bozma isteminin ancak kesinleşen hüküm veya kararları aleyhine başvurulabileceği belirtilmiş olup dosyanın incelenmesinde verilen kararın müştekiye tebliğe çıkarılmadığı ve kararın kesinleşmediği anlaşılmakla Yargıtay C.Başsavcılığının 15.02.2006 gün ve 2006/6567 sayılı kanun yararına bozma istemli tebliğnamenin REDDİNE, dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.07.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.