Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2007/3832 E. 2007/3819 K. 22.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3832
KARAR NO : 2007/3819
KARAR TARİHİ : 22.11.2007

-Y A R G I T A Y İ L A M I –

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, dava dışı şahıslara ait araç ile olay tarihinde davalının idaresindeki askeri aracın çarpışmaları neticesinde,… Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/153 Esas sayılı dosyasından Bakanlık aleyhine açılmış olan dava sonucunda 4.245.00-YTL tazminat ödendiğini ve davalının kusurlu olduğunu açıklayarak, 4.245.00-YTL’nın ödeme gününden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davanın kısmen kabulü ile 633.00-YTL tazminatın 7.9.2004 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı işleten dava dışı 3.kişiye ödediği paranın halefiyet kuralına göre rücuen tahsilini istemektedir. Davalı … önceki davada davaya dahil bulunmadığına göre kural olarak iadenin kapsamı, davacının mahkum olup ödediği para ile kendisi hakkında açılan davanın sonunda verilen hükmün kesinleşmesine kadar işleyecek faiz ve önceki davada hükmedilen avukatlık ücreti ve yargılama giderlerinden ibarettir. Davacı önceki davanın kesinleşmesinden sonra, kendi savsaması nedeniyle geç ödenen miktarın faizini isteyemez. Somut olayda dava dışı 3.kişi …’ın davacı İçişleri Bakanlığı aleyhine açtığı …Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 31.3.2003 gün ve 2001/153 – 2003/154 sayılı kararı 27.12.2003 tarihinde kesinleşmiş olup,
davacı Hazinece o dosyada hükmedilen 1.365.112.462-TL tazminat ile masraf ve avukatlık ücretini 7.9.2004 tarihinde ödemiştir. Hükmün kesinleşmesinden sonra borcunu ödememesi şeklinde beliren davranışında davacının kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle; rücuun kapsamı belirlenirken önceki kararda hükmedilen miktar ile yargılama gideri, avukatlık ücreti ve hükmün kesinleşme tarihine kadar olan faizin hesaplanarak davalıdan istenebileceği kabul edilmelidir. Diğer taraftan davalının askerlik görevini ifa ederken herhangi bir ücret almadığı da gözetildiğinde hal ve mevkiin icabına ve hatanın ağırlığına göre tazminatın belirlenmesini öngören Borçlar Kanunu’nun 43.maddesi hükmü de gözetilerek adil bir oranda tazminata hükmedilmesi gerekir. Mahkemece bütün bu hususlar gözetilmeden sadece ilk davada hükmedilen miktarın 1/2’sine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 22.11.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.