Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2006/4580 E. 2006/8267 K. 09.11.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4580
KARAR NO : 2006/8267
KARAR TARİHİ : 09.11.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı … vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Hükmüne uyulan Yargıtay bozma kararında özetle: Uyuşmazlığın sağlıklı bir çözüme kavuşturulması için taraflardan taşınmazları ve öncesini iyi bilen elverdiğince yaşlı olmak üzere aynı köyden ve komşu köylerden tanık göstermelerinin istenmesi, daha sonra önceki keşifte dinlenen bilirkişi ve tanıklarla tüm tespit bilirkişileri ve taraflarca gösterilecek tanıklar eşliğinde yerinde yeniden keşif yapılarak olduğunda mer’a tahsis kararı ve kaydı yerel ve teknik bilirkişi aracılığıyla uygulanması ve kapsamının belirlenmesi, böyle bir kaydın bulunmaması durumunda bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın ve civarının öncesinin mer’a olup olmadığı, tescil davasının açıldığı tarihte böylesine büyük bir arazinin hangi imkan ve araçlarla zilyet edildiğinin olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulup saptanması, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık doğduğunda giderilmesi, kadastro teknisyeni … Ünal tarafından düzenlenen kroki gözönünde bulundurularak yeşil ve mavi çizgi ile belirlenen sınırlardan sonra gelen komşu taşınmazların tutanak ve dayanakları olan kayıtların getirtilerek taşınmazlar yönünü ne şekilde sınır okuduklarına bakılması, taşınmazın ve etrafının öncesinin mer’a olması halinde dayanak tapu kayıtlarına bir değer verilemeyeceği ve ayrıca kök kayıttan pay yada bağımsız bir yer satın alan kişilerin Medeni Kanunun eski 931 yeni 1023 maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağının düşünülmesi, bunun yanında davacının 9.10.1979 tarihli oturumda alınan mevsuk beyanlarının delillerin değerlendirilmesinde dikkate alınması
taşınmazın öncesinin mer’a olmadığı sonucuna varıldığında kaydın kuzey sınırı orta tepe okuyup kapsamı yüzölçümü ile geçerli olduğundan değişmez sınırlardan başlanmak üzere kayda yüzölçümü ile kapsam belirlenmesi, taşınmazın bulunduğu yörede ve köyde toprak tevzi komisyonunca çalışma yapılıp yapılmadığının sorularak, çalışma yapıldığının bildirilmesi halinde bununla ilgili tutanaklar ve haritalarının getirtilip incelenerek taşınmazın ve etrafının ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi, fen bilirkişisine yapılan keşif ve uygulamayı yansıtır biçimde geniş kapsamlı raporlu kroki düzenlettirilmesi, ondan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taşınmazın 268750 metrekare olan yüzölçümünün hüküm yerinde 6750 metrekare olarak yazılmış olması maddi hatadan kaynaklanıp yerine düzetilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, taşınmazın kadim mera olduğunun aynı köyden ve komşu köylerden dinlenen bilirkişi ve tanık sözleri ile saptanması yanında bu yönünün ziraatçi bilirkişi raporu ile de doğrulanmasına, davacının dayandığı tapu kaydının tescil ilamının tarafı olmayan hazineyi bağlamayacağına, kamu orta malı niteliğindeki mer’aların zilyetlikle iktisabına olanak bulunmadığına ve kararda yazılı gerekçelere göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir. REDDİNE
Ancak, kamu orta mali niteliğindeki mer’aların özel mülkiyete ve tescile tabi yerlerden olmadığı düşünülmeksizin yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değil bozma nedeni ise de bu yöndeki yanılgını giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir görülmediğinden hüküm fıkrasının 1.bendindeki “6750 metrekare yüzölçümlü taşınmazın tapulama
tutanağındaki tesbit gibi ve tesbit krokisinde teslim edildiği şekli ile mera vasfı ile hazine adına kayıt ve tesciline” tümcesinin çıkarılarak yerine “141 parsel numaralı 286750 metrekare yüzölçümlü taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Yasasının 16/B maddesi uyarınca mer’a niteliğiyle sınırlandırılıp özel siciline yazılmasına” tümcesinin yazılmak suretiyle hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 5.80YTL kalan onama harcın temyiz edenden alınmasına 9.11.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.