Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/31748 E. 2023/344 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/31748
KARAR NO : 2023/344
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

D U R U Ş M A T A L E P L İ

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/129 E., 2021/455 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafiileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.12.2019 tarihli ve 2019/30 Esas, 2019/363 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5327 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 06.04.2021 tarihli ve 2020/129 Esas, 2021/455 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca; sanık müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin CMK’nın 302/1 inci maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii Av. …’in temyiz istemi özetle; mahkumiyete esas alınan tanık beyanlarının çelişkili olduğuna, sanığın Bank …’ya örgütsel amaçla para yatırmadığına, şirkete ait olan telefonla yapılan görüşmelerin sadece sanık tarafından yapılmadığına ve örgütsel amaçlı olmadığına, mahkumiyet hükmü kurulan silahlı terör örgütüne üye olma suçunun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
Sanık müdafii Av. …’ın temyiz istemi özetle; sanık hakkında sadece çelişkili ve tutarsız tanık beyanları ile Bank …’ya bir kez para yatırmasına dayanarak mahkumiyet hükmü kurulduğuna, sanığın HTS kayıtlarında geçen görüşmelerin örgütsel amaçlı olmadığına, HTS kayıtlarının sanık aleyhine delil olarak kullanılamayacağına, örgüte müzahir olduğu kabul edilen Kalida isimli derneğin örgütsel faaliyetlerine sanığın katılmadığına, tanık beyanlarında lehe olan hususların dikkate alınmayıp, sadece aleyhe hususların mahkumiyet hükmüne esas alındığına, Bank …’ya örgütsel amaçla para yatırılmadığından ve tanık beyanları da tutarlı olmadığından silahlı terör örgütüne üye olma suçunun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
Sanık ile müdafiileri Av. … ve Av. …’nun 07.11.2022 tarihinde ve sanık müdafii Av. …’nun 10.11.2022 tarihinde gönderdikleri ek dilekçelerinde, sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini beyan etmişlerdir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün legal görünümlü illegal yapılanma olduğu, dış dünyaya ve denetime açık legal faaliyetlerinin, örgütün amaçlarını yerine getirmek üzere tasarlanan gizli ve illegal faaliyetlerinde ihtiyaç duyulan emek ve sermaye ihtiyacını karşılamaya ve illegal faaliyetleri maskelemeye dönük vazife ifa ettiği, bu örgütü silahlı bir terör örgütü yapan asıl yönünün de gizli yürütülen illegal faaliyetleri olduğu düşünüldüğünde ve yargılama neticesinde elde edilen delillere bu çerçevede bakıldığında sanık …’ın örgüt ideolojisini benimseyerek örgüte hizmet etmeye karar verdiği, özellikle tanık S. K. beyanlarından anlaşılacağı üzere 2016 yılına kadar FETÖ/PDY örgütü içinde mütevelli heyeti kapsamında örgüt imamı H. B.’nin sohbet grubunda bulunduğu, yine M. T.’nin genel sorumlu olduğu grupta bulunduğu, örgüte himmet adı altında maddi destek sağladığı, Fethullahçı terör örgütünün sermaye şirketlerini desteklemek üzere kurulan örgüte müzahir Bank …’da örgüt elebaşının talimatları istikametinde rutin bankacılık işlemi dışında 17.01.2014 tarihinde taşınmazını satarak 27.01.2014 tarihinde bankada katılım hesabı açarak 144600,00 TL para yatırdığı ve diğer deliller hep birlikte değerlendirildiğinde sanığın bu eylemleri itibariyle örgüte bağlılığını ortaya koyduğu, tüm bu hususlar kapsamında örgütle organik bağ kuran sanığın, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerde bulunduğu, eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğu kanaatiyle 5237 sayılı TCK’nın 314/2 ve 3713 sayılı TMK’nın 5/1 inci maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenen dosya kapsamına ve gerekçeye göre İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki vasıflandırma ve cezanın kişiselleştirilmesi yönünden hükümde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık ve müdafiilerinin temyiz aşamasında gönderdikleri 07.11.2022 ve 10.11.2022 tarihli dilekçelerinde bir kısım bilgiler de vermek suretiyle sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini belirtmeleri nedeniyle duruşmada hazır edilerek etraflıca beyanlarının alınıp, gerekirse ilgili kolluk biriminde teşhis işlemi de yaptırılmak suretiyle verdiği bilgilerin örgütte geçirdiği süre, konum ve faaliyetleri itibariyle yeterli ve faydalı olup olmadığı değerlendirilip, eldeki mevcut bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği de ilgili birimlerden sorularak sonucuna göre, hakkında 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunmaktadır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 06.04.2021 tarihli ve 2020/129 Esas, 2021/455 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2023 tarihinde karar verildi.