YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5477
KARAR NO : 2006/8872
KARAR TARİHİ : 05.12.2006
T.C.
Y A R G I T A Y
17.HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı Hazine vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Kadastro sırasında 111 ada 4, 5, 20 ve 21 parsel sayılı sırası ile 24689,78 – 14452,55 – 12645,43 – 15555,89 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kayıtları ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ayrı ayrı ve sıra ile … Bilgin ve müşterekleri, … ve müşterekleri, … ve müşterekleri, … ve müşterekleri adlarına hisseleri oranında tespit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde davacı hazine adına tespit gören 111 ada 100 nolu parsele uygulanan 29.6.1938 tarih 1528 sıra nolu tapu kaydı miktarının 15000 metrekare olmasına rağmen parselin yüzölçümünün eksik tespit edildiği, eksik olan kısmın komşu davalı parsellerde kaldığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parsellerin tespit gibi tespit malikleri adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece hüküm yerinde yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Davacı hazine, hazine adına tesbit edilen 100 nolu parselin yüzölçümünün tesbitine esas alınan ve yine hazine adına kayıtlı bulunan 29.6.1938 tarih 1528 sıra nolu tapu kayıt
miktarından az olduğunu, eksikliğin dava ettikleri komşu 4, 5, 20 ve 21 nolu parseller içerisinde kaldığını ileri sürerek dava açmıştır. 29.6.1938 tarih 1528 nolu tapu kaydının miktarı 15 dönüm olup revizyon gördüğü 100 nolu parselin yüzölçümü ise 11140.52 metrekaredir yani taşınmazın yüzölçümü tapu miktarından 3859.48 metrekare eksiktir. Dava dilekçesindeki ileri sürülüşe ve savunmaya göre uyuşmazlığın çözümü için öncelikle 29.6.1938 tarih 1528 nolu tapu kaydının 100 nolu parsele aidiyetinin duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması gerekir. İskan yasası hükümlerine göre oluşturulan ve 4 nolu parsele revizyon gören 18.2.1987 tarih 37 nolu tapu kaydının 100 nolu parsel yönü olan doğu sınırı Vasip tarlası okuyup miktarı 24.000 metrekaredir. 5 nolu parsele revizyon gören ve yine iskan yasası hükümleri uyarınca oluşturulan 14.3.1963 tarih 79 ve geldisi olan 13.6.1938 tarih 631 sıra nolu tapu kaydının ise 100 nolu parsel yönü olan batı sınırı “… tarlası” okumakta ve miktarı 14.000 metrekaredir. 20 ve 21 nolu parsellere revizyon gören tapu kayıtlarıda aynı şekilde oluşturulmuş olup kuzey sınırları “yol” okumaktadır. Hazine adına kayıtlı 29.6.1938 tarih 1528 nolu tapu kaydının iktisap bölümünde mütegayyip eşhastan metruk olduğu yazılıp … veya vasipten kaldığı hususunda bir açıklama bulunmamaktadır. Tapularda yazılı yollar özel bir isimle anılmadıklarına göre 100 nolu parsele konu olan yerin öncesinin … yada Vasipten mi yoksa kaçak ve yitik kişilerden mi kaldığının açıkca saptanması gerekir. Yerel bilirkişilerin bu konuda bir açıklamaları olmadığı gibi mahkemece de gerekli araştırma yapılmamıştır. Ayrıca “tump” tabirinin yörede neyi ifade ettiği yani arazi üzerinde hangi tür yerler için kullanıldığı da açıklığa kavuşturulmamıştır.
Eksik inceleme ile hüküm verilmez. O halde, gerek 100 ve gerekse 4, 5, 20 ve 21 nolu parsellere revizyon gören tapu kayıtlarının iskan yasası hükümlerine göre oluşturulduğu gözetilerek evrakı müsbiteleri arasında harita yada krokilerinin olup olmadığı tapu sicil ve gerektiğinde köy hizmetleri il müdürlüğünden ayrı ayrı sorulmalı, bu arada dava dışı komşu 3, 6, 7, 19, 22 ve 23 nolu parsellerin kadastro tutanakları veya dayanağı kayıtlar ilk tesisten itibaren celbedilmeli, taraflardan taşınmazı ve öncesini iyi bilen elverdiğince yaşlı tanıklar göstermeleri istenilmeli, daha sonra önceki keşfte dinlenen yerel bilirkişiler ile tüm tesbit bilirkişileri vede taraflarca gösterilecek tanıklar
eşliğinde yerinde yeniden keşif yapılarak hazine adına kayıtlı bulunan 29.6.1938 tarih 1528 sıra nolu tapu kaydı ve olduğunda haritası yaşlı ve yansız yerel ve teknik bilirkişi aracılığıyla gereği gibi yerine uygulanılarak aidiyet ve kapsamı belirlenmeli, aynı şekilde 4, ve 5 nolu parsellere revizyon gören kayıtlarında uygulaması yapılmalı, 4 ve 5 nolu parsellere revizyon gören kayıtların söz konusu parsellere uygunluğunun saptanması durumunda 100 nolu parsele konu olan yeri 4 nolu parsel tapusunun vasip tarlası, 5 nolu parsele revizyon gören tapunun da … tarlası olarak göstermesi nedenleri yine bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı sorulmalı, hazine tapusunun 100 nolu parsele diğer kayıtlarında davaya konu edilen 4, 5, 20 ve 21 nolu parsellere aidiyetinin saptanması durumunda uyuşmazlığın ortak sınıra ilişkin olduğu düşünülerek, 4 ve 5 nolu parseller ile 100 nolu parsel arasındaki ortak sınırların tapuların tesis edildiği 1938 tarihinde nereden geçtiği, ayrıca 4, 5 ve 100 nolu parsellerin güney, 20 ve 21 nolu parsellerin tapularının ise kuzey sınırında okunan yolun krokisinde gözükmemesi karşısında tapuların tesis tarihinde güzergahının nereden geçtiği keza bilirkişi ve tanıklardan sorularak belirlenmeli, yine bilirkişi ve tanıklardan 100 nolu parselle 4 ve 5 nolu parselleri ayıran sınırın ne olduğu, tumpun ayırması halinde bunun yörede ne tür yerler için söylendiğine açıklık getirtilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık doğduğunda giderilmeli, hazine tapusunun harita ve krokisinin olması halinde kapsamının haritaya göre belirleneceği ilkesi göz önünde bulundurulmalı, fen bilirkişisine yapılan keşif ve uygulamaları izlemeye olanak verecek ve kayıtlarda yazılı sınır yerlerini gösterecek biçimde raporlu kroki düzenlettirilmeli, ondan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Davacı Hazinenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA 5.12.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.