Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/12676 E. 2023/604 K. 20.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12676
KARAR NO : 2023/604
KARAR TARİHİ : 20.02.2023

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği

İftira suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma sonunda Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığınca 18.12.2019 tarihinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara şikayetçi tarafından yapılan itirazın mercii Sakarya 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 02.06.2020 tarih ve 2020/863 değişik iş sayılı kararı ile kesin olarak reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 07.04.2021 tarih ve 2020/15270 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.05.2021 tarih ve KYB-2021/49862 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.05.2021 tarih ve KYB-2021/49862 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“İftira suçunun oluşabilmesi için, yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunarak işlemediğini bildiği hâlde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idarî bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesinin gerektiği cihetle, şüphelinin, hakkında görülen davanın hakimleri olan müştekilerin, aleyhine karar vermeleri sebebiyle, terör örgütü ile irtibatlı olduklarını belirterek başkaca hiçbir somut delille desteklenmeyen şikayetinden ibaret eylemine ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin mahkemesince yapılması gerektiği gözetilmeden, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası “Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” şeklindedir.
2. Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/96 esas sayılı dosyasında şikayetçi olan hakimlerin şüpheli hakkında 10.03.2016 tarihinde cinsel istismar suçundan mahkumiyetine karar verdikleri anlaşılmaktadır.
3. İftira suçunun oluşabilmesi için, yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunarak işlemediğini bildiği hâlde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idarî bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesinin gerektiği ve somut olayda; şüphelinin, hakkında görülen davanın hakimleri olan şikayetçilerin FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı olduklarını belirterek başkaca hiçbir somut delille desteklenmeyen 17.05.2016 tarihinde Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezine ihbarda bulunma şeklindeki eylemine ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin mahkemesince yapılması gerektiği gözetilmeden, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Sakarya 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 02.06.2020 tarih ve 2020/863 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2023 tarihinde karar verildi.