Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/13395 E. 2023/875 K. 07.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13395
KARAR NO : 2023/875
KARAR TARİHİ : 07.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/443 E., 2022/1395 K.
FER’Î MÜDAHİL : …
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 04.02.2018
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 13. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/51 E., 2020/528 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; davacı müvekkilinin 01.10.1992-13.12.2017 tarihleri arasında davalıya ait ev ve ofis işyerlerinde çalışmış olmasına rağmen sigorta primlerinin yatırılmadığını belirterek, davacının davalıya ait işyerinde çalıştığının ve sigortalı hizmet başlangıç tarihinin tespitine, yatırılmayan sigorta primlerinin ödenmesine, bu hizmetlerinin diğer hizmetleri ile birleştirilmesine, ıslah talebi konulu dilekçede davacının sigortalı hizmet başlangıç tarihinin ve davalı Prof. Dr. …’ye ait ev ve işyerindeki çalışmalarının tespitine, 01.10.1992 yılından işten çıkarıldığı 13.12.2017 tarihine kadar, 01.10.1992 – 26.07.2010 tarihleri arasında kesintisiz olarak ve 26.07.2010 – 13.12.2017 tarihleri arasında ayda 8 gün olmak üzere yatırılmayan primlerin davalı tarafından yatırılması gerektiğinin tespitine, 01.04.2015-13.12.2017 tarihleri arasında müvekkilin 82nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırının %2’si oranında iş kazası ve meslek hastalığı sigortası primlerinin yatırılmayan primlerin davalı tarafından yatırılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1-Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hakdüşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, müvekkilinin kendine ait bir işyerinin bulunmadığını hizmet akdi ile çalıştığını, davacının müvekkilinin evinde sadece haftanın iki günü çalıştığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

2-Fer’i Müdahil kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurumun davanın açılmasına sebebiyet vermediğini beyanla, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile haftada 6 günlük çalışması 26.07.2010 tarihinde sona eren davacının delil durumuna göre bu tarihten sonra ev hizmetlerinde haftada iki gün çalıştığının kabulü gerektiği ve yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre 01.04.2015-13.12.2017 tarihleri arasında davalı tarafından ayda 8 gün 5510 sayılı Kanun’un ek 9. maddesinin 2. Fıkrası kapsamında çalıştırıldığının tespitine karar verilerek, davacının 01.04.2015-13.12.2017 tarihleri arasında davalı tarafından ( 5510 sayılı Kanun’un ek 9. maddesinin 2. Fıkrası kapsamında / ayda 8 gün ) çalıştırıldığının tespitine, kalan kısım yönünden davanın reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, müvekkilin davalı yanında uzun yıllar çalıştığının ancak sigortasının yatırılmadığının davacı ve davalı tanık beyanları ile açıkça ortaya çıktığı, gerekçeleri ve resen tespit edilecek gerekçelerle kararın kaldırılmasına ve talep doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının istinaf taleplerinin reddinin gerektiği, davacının belirtmiş olduğu iddialarının hiçbir hukuka uyarlığının bulunmadığı, gerekçeleri ve resen tespit edilecek gerekçelerle kararın kaldırılmasına ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.

3.Feri müdahil kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, davacının davasını kanıtlayabilecek yeterli bir delil göstermediği, sadece tanık dinlettiği, mahkemece davanın reddi yerine kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu, mahkemece verilen kararın kaldırılması gerektiği, gerekçeleri ve resen tespit edilecek gerekçelerle kararın kaldırılmasına ve talep doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın beyanına göre uzun vadeli sigorta kollarına tabi çalışması 26.07.2010 tarihinde sona ermiştir. İş bu dava ise 2018 yılında açılmış olup, dolayısıyla 5 yıllık hak düşürücü süre dolmuştur. Temmuz/2010 tarihinden sonra yapıldığı iddia edilen çalışma ise ayda 8 gün olup, 5510 sayılı yasanın Ek 9. maddesi uyarınca 10 günün altında kaldığından kısa vadeli sigorta kollarına tabidir. Dolayısıyla kısa vadeli sigortalılığa tabi çalışmanın, hizmet tespiti talebine konu çalışmanın devamı olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Çünkü her iki çalışmanın sigortalılığına sonuçlar bağlanmış olup, mahkemece verilen karar yerinde olmuştur gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Hak düşürücü sürenin dolmadığını, bildirim yapılan medikal tıbbi yerin davalının sekreteri adına açıldığını, haftada en az 6 gün çalıştığını, aksinin kabulünün hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın tümden reddi gerektiğini, kısmen kabul kararının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

3. Feri müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davanın tümden reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun 79, 5510 sayılı Kanun 86/9. maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacının uzun vade sigorta kollarına tabi çalışmasının 26.07.2010 tarihinde son bulduğu, bu tarihten sonraki çalışmalarının ise 5510 sayılı Kanun’un Ek 9. maddesi uyarınca ayda 8 gün olması sebebiyle 10 günün altında kaldığı ve kısa vade sigorta kollarına tabi olduğunun dosya kapsamında sabit olduğu anlaşılmış ve dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davacı ve davalı tarafa yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.