Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/210 E. 2023/227 K. 24.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/210
KARAR NO : 2023/227
KARAR TARİHİ : 24.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/94 E., 2021/559 K.

DAVA TARİHİ : 26.03.2014
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasındaki sözleşmenin uyarlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı katılma yolu ile davalı vekili ve davacı vekili tarafından duruşmalı temyiz edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.01.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davacı vekili Avukat … ile katılma yoluyla duruşmalı temyiz talebinde bulunan davalı vekili Avukat … … ve Avukat … …’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında düzenlenen 14.08.1998 ve 08.11.1999 tarihli protokollere dayalı olarak, müvekkilince boru hattı inşası esnasında açılan kanal içerisine davalı tarafça fiber optik kablolar döşendiğini, protokollerin düzenlendiği tarihlerde davalı kamu kuruluşu olduğundan, herhangi bir bedel ve süre kararlaştırılmadığını, oysaki telekomünikasyon sektöründeki serbestleşme sonrası bu tür kullanımlar nedeniyle davacıya diğer firmaların kira bedeli ödediğini, davalının da kullandığı 2.211 km uzunluğundaki fiber optik kablo güzergahı için makul bir kira bedeli ödemesi gerektiğini, anılan protokollerin bedel ve diğer bir kısım hususlar yönünden revize edilmesi için sundukları teklifin davalı yanca kabul edilmediğini, davalı şirketin kamu kurumu olmaktan çıkması ile edimler arası dengenin aşırı bir şekilde ve müvekkili aleyhine bozulduğunu, dürüstlük, hak ve nesafet kuralları gereği sözleşmeye bedele ve süreye ilişkin hükümler eklenmesi gerektiğini ileri sürerek, sözleşmelerin uyarlanmasını talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde davalının geçiş hakkının kanuna dayandığını, karşılıklı fayda esasına uygun şekilde fiber optik kabloların 4 elyafının davacı kullanımına tahsis edildiğini, güzergahların altyapı maliyetlerinin de davalı tarafça karşılandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 20.12.2016 tarihli ve 2014/777 Esas, 2016/719 Karar sayılı kararı ile, basiretli birer tacir gibi hareket etmek durumunda olan taraflar bakımından değişen şartların öngörülebilir, olağan ve hesaba katılabilir nitelikte olduğu, edimler arasında işlem temelinin çökmesinden söz edilemeyeceği, öte yandan davanın özelleştirmeden 9 yıl sonra açılmış olması karşısında aşırı ifa güçlüğü bulunmadığının ve uyarlama talebinin TMK’nın 2. maddesine aykırı olduğunun kabulü gerektiği belirtilerek, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 01.03.2018 tarihli ve 2018/101 Esas, 2018/281 Karar sayılı kararı ile, edimlerin arasındaki dengenin ortadan kalktığına ilişkin iddiaların yerinde olmadığı, taraflar arasındaki protokollerin uyarlanmasını gerektirir bir durum bulunmadığı belirtilerek, davacı vekilinin istinaf başvusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A.Bozma Kararı

1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Kapatılan Yüksek 23. Hukuk Dairesinin 15.12.2020 tarih, 2018/852 Esas, 2020/4306 Karar sayılı ilamı ile, davacının geçmişe dönük geciş hakkı bedeli talebi yerinde olmadığı ancak sözleşmelerin düzenlendiği tarihte her iki tarafın da kamu iktisadi teşebbüsü olduğu, davalının özelleştirilmesiyle bu durumun sona erdiği, özelleştirme sonrası boru hattı güzergahının süresiz ve bedelsiz olarak kullandırılmaya devam edilmesinin dürüstlük kuralı ve hakkaniyet esaslarına aykırı olduğu, sözleşmenin uyarlanması şartlarının olayda gerçekleştiği, süre ve bedel yönlerinden uyarlama yoluna gidilmesi gerektiği belirtilerek, kaldırılmış ve ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.

B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava tarihi sonrası dönem için protokollerin süre ve bedel yönlerinden uyarlanması gerektiği, ilgili yönetmeliğe göre hesap edilen tutardan, protokol hükümleri uyarınca davacıya sağlanan menfaatler ve Yönetmelikte belirlenen tutarların üst sınır olduğu göz önüne alındığında, %50 oranında indirim yapılmasının uygun olacağı, davacının 31.12.2026 tarihinde protokolün sona ermesine ilişkin talebinde haklılığını kanıtlayamaması nedeniyle protokol hükümlerinin 31.12.2026 tarihine kadar devam etmesine ve bu tarihten sonra taraflarca haklı nedenlerle feshedilmedikçe 1’er yıllık süre ile uzamış sayılmasına hükmedilmesi gerektiği belirtilerek, davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1-Davacı vekili; tespit edilecek bedel hakkındaki avans faiz taleplerinin gerekçesiz reddedildiği, bedelden %50 oranında indirim yapılmasına dair kararın maddi ve hukuki dayanağı bulunmadığı, buna ilişkin itirazlarının değerlendirilmediği, boru hatlarının açılma ve kapanmasında tüm hukuki, inşai ve bürokratik süreç takibi ile masrafların davacı yanca karşılandığı, davalının tasarruf ettiği bu harcamaların dikkate alınmadığı, davacının kullanımına bırakılan elyaflar hakkındaki davalı yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi nedeniyle bunlardan fayda sağlayamadıkları, davalının hisselerinin yeniden özelleştirme ihalesine çıkacağı tarih itibariyle sona erme istemlerinin haklı nedene dayandığı, hak ve yükümlülüklerin başlangıcında ilk özelleştirme tarihinin esas alınması gerektiği ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

2-Davalı vekili; uyarlama isteminin kabulünün hukuki güvenlik ilkesine aykırı olduğu, somut olayda TBK’nın 138. maddesinde sayılan koşulların oluşmadığı, protokoller kapsamında iki tarafa da yükümlülükler getirilmiş olduğu, süre yönünden uyarlamada isabet bulunmadığı, yapılacak ise de yatırımlara bağlı olarak 50 yıllık süre öngörülmesi gerektiğine ilişkin nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile katılma suretiyle temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, sözleşmenin uyarlanması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı TBK madde 138, Sabit ve Mobil Haberleşme Altyapısı veya Şebekelerinde Kullanılan Her Türlü Kablo ve Benzeri Gerecin Taşınmazlardan Geçirilmesine İlişkin Yönetmelik madde 4/1-d,e,f ve madde 9.

3. Değerlendirme

1-Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

2-Temyizen incelenen kararın, bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle,

Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan karşılıklı alınarak Yargıtaydaki duruşmada vekille temsil olunan taraflara verilmesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

24.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi