YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13408
KARAR NO : 2023/1072
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında verilen ve kesinleşen kararın hüküm fıkrasının tavzihi talebine ilişkin yapılan yargılama sonunda Mahkemece talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dilekçesinde; dava konusu Ankara ili, … ilçesi, … Mahallesi 4049 ada 4 parsel sayılı taşınmazın 11.11.2014 tarihinde kesinleşen Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.09.2012 tarihli ve 2011/224 Esas, 2012/374 Karar sayılı kararı ile davalı idarece yol olarak el atılan ve karşılığına hükmedilen 154,62 m²de davacı paylarının iptali ile yol olarak terkine ilişkin kararın infazı için Tapu Müdürlüğüne başvurulması sonrası ölçek, koordinat ve parsel ölçüleri bulunmadığından fen bilirkişi raporu hükmün infazını sağlayacak açıklıkla düzenlenmediğinden infaz edilemediği bildirildiğinden, dosyanın yeniden fen bilirkişisine tevzi ile infazı sağlayacak açıklıkta rapor düzenlenmesi için tavzih talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davacılar vekili cevap dilekçesi vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ek kararı ile talebin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; fen bilirkişi raporunun yetersizliği sebebiyle hükmün infaz edilemediğini ve hükmün infaz edilememesi hâlinin kamu düzenine ilişkin olduğundan tavzih talebinin kabulünün gerektiğini, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin emsal kararlarının da bu yönde olduğunu ileri sürerek kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
Mahkemece bahse konu mahkeme kararının kesinleştiği, tekrar ek rapor alınması ve koordinatların tespiti hususunun sonradan tamamlanabilecek nitelikte olmadığından davalı vekilinin tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, mahkeme kararını tavzihi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.
2. 6100 sayılı Kanun’un 304 ile 306 ıncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 437 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; mahkeme kararı ile davalı idarece yol olarak el atılan 154,62 m²lik kısımdaki davacıların paylarının iptal edilerek yol olarak terkinine ve bu kısmın bedelinin tahsili ile davacılara ödenmesine karar verildiği, ne var ki 154,62 m²lik kısmın infaza elverişli krokisinin dosya içinde bulunmadığı ve bu nedenle de infaz işleminin gerçekleşmediği anlaşılmıştır.
3. 6100 sayılı Kanun’un 305 inci maddesindeki “hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyanıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir.” hükmü gözetildiğinde ve mahkeme kararlarının infaz edilmemesi hâli kamu düzenine ilişkin bulunduğundan; fen bilirkişinden yol olarak terkin edilen 154,62 m²lik kısıma ait koordinatların değerlerinin imar pafta sistemine ve teknik evraklarına uygun ölçülendirilmiş olarak hazırlanması için fen bilirkişisinden ek rapor alınarak ve alınacak rapora göre tescil hususunda karar verilmek suretiyle hükmün infazının sağlanması için tavzih talebinin kabulü yerine reddi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı idare vekilinin temyiz itirazını kabulüne,
2. Temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalı idareye iadesine,14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.