YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3156
KARAR NO : 2008/4102
KARAR TARİHİ : 16.09.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda: Davanın kabulüne ilişkin İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 18.12.2006 gün ve 2005/412 2006/393 sayılı hükmün duruşma yapılması isteğiyle Yargıtay’ca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmiş olmakla işin duruşmaya tabi olduğu belirlendikten sonra 16.9.2008 Salı günü için taraflara gönderilen çağrı kağıdı üzerine hükmü temyiz eden taraflardan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalılardan Zenginsel ve Merziha aleyhine yapılan icra takibinin kesinleştiğini, borcu karşılayacak miktarda mal bulunamadığını, yapılan araştırmada borçlu Zenginsel’e ait Bornova İlçesi … Dirlik Mahallesi 23 ada 268 parselde kain 19 numaralı dairenin 15/04/1997 tarihinde borçlu Merziha’nın vefat eden eşine ve ölümü ile de mirasçılarına intikal ettirilip aynı gün davalı …’ya satıldığının yine Konak İlçesi Mersinli Mahallesi 2855 ada 915 parsel sayılı arsanın 08/04/1997 tarihinde borçlu Merziha’nın vefat eden eşine ve ölümü ile de mirasçılarına intikal ettirilip aynı gün davalı …’ya satıldığının belirlendiğini, tasarrufların taşınmazların gerçek değerlerinin çok altında bedelle yapıldığını belirterek tasarrufların iptalini ve taşınmaz üzerinde haciz ve satışa izin verilmesini talep etmiştir.
Davalılar satışın muvazaalı olmadığını savunarak ve davalı … vekili hak düşürücü süreninde geçmiş olduğunu belirterek davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, toplanan delillere göre davanın kabulü ile tasarrufların iptaline karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava,İİK.nun 277 ve devam maddelerine dayalı tasarrufu iptali istemine ilişkindir. Borçulun 3.kişiye yapmış olduğu tasarrufların tarihi sırasıyla 8.4.1997 ve 15.4.1997 olup, dava ise 15.4.2004 tarihinde açılmıştır. İİK.nun 284. maddesinde tasarrufu iptali davalarının tasarruf tarihinden itibaren 5 yıllık süre içinde açılması gerektiği öngörülmüştür. Söz konusu süre sükutu hak süresi olup mahkemece re’sen nazara alınması gerekir.
Bu durumda mahkemece davanın süre yönünden reddine karar vermek gerekirken bu yön göz ardı edilerek yazılı olduğu üzere davanın kabulü yoluna gidilmiş olması doğru değildir.
Davalı …’ın temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve duruşmada vekille temsil edilmeyen davalı … yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına ve peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı … …’a geri verilmesine 16.9.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.