Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/13213 E. 2023/805 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13213
KARAR NO : 2023/805
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/456 E., 2022/2347 K.
DAVA TARİHİ : 05.03.2020
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bandırma İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/81 E., 2021/405 K.

Taraflar arasındaki şikayet nedeniyle yapılan yargılama inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince ihalenin feshi talebinin reddine, ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, asıl ve birleşen dosyada şikayetçi tarafların istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine, karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; satışa konu gayrimenkule ilişkin tapu iptali ve tescil davasında mahkemece tedbir kararı verildiği, satış için dava sonunun beklenmesi gerektiği, gayrimenkulü ipotekli olarak şimdiki malikin, müvekkilinin elinden cebir ve hile ile aldığı, alan kişilerin suç örgütü olarak nitelenen kişiler olması nedeniyle ihaleye katılımın düşük olduğu, satışa konu işyerinin KDV’sinin %18 olduğunun belirtilmesinin de ihaleye katılımı azalttığı, KDV’nin %0 olduğu, ihalenin ipotek bedelinin çok altında bir rakama yapıldığını belirterek, ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; satış ilanı sonrasında ihaleye iki kişinin katıldığı, müvekkiline yapılan tebligatın usulüne uygun yapılmadığı, ihaleye katılımın engellendiği, rekabet ortamı sağlanmadığından gayrimenkulün fiyatının düşük kaldığı, müvekkilinin ipotek yükümü aşılmadığı ve kendi lehine para alacağı doğmadığını belirterek, ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Asıl davada davalı-banka vekili cevap dilekçesinde; satış ilanının ilgililerine usulüne uygun tebliğ edildiğini, dava konusu taşınmazın ihalesine birden fazla ihale alıcısının iştirak ettiğini, ilgili taşınmazın net alanının 150 m²’nin üzerinde olmadığını bu nedenle KDV oranının ihale bedeli üzerinden %18 olarak hesaplandığını belirterek, davanın reddine, davacı aleyhine ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; ilgili taşınmaz davacı … Kaplan adına devredildiğinden, ipotek maliki olarak kendisinin de takip dosyasında taraf olarak yer aldığını, satış ilanının tüm taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, ihalenin fesih talebinin mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, söz konusu davanın tamamen süreci uzatmaya yönelik olduğunu belirterek, ihale alıcısının ilgili dosyada taraf olarak bulunmaması sebebiyle davanın taraf teşkili yokluğundan reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın reddine, ihale bedelinin %10 oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkeme tarafından cebri satışları engelleyecek nitelikte tedbir kararı verilmediği, icra müdürlüğünce ihaleye katılımın ve rekabet ortamının sağlanması için gereken kararların alındığı ve buna uygun işlem yapıldığı, ihaleye ihale alıcısı dışında başka katılımcıların da katıldığı ve pey sürdüğü, tanık beyanları çelişkili olup bu tanıkların ifadeleri fesat iddiası açısından değerlendirildiğinde fesat iddiasını ispatlamaya yeterli olmadığı, açık arttırma şartnamesinde taşınmazın KDV oranı olması gereken oran olan %18 olarak belirtildiği, satış hazırlığı ile ilgili işlemlere yönelik şikayetin satış ilanı tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde yapılması gerektiği, İcra müdürlüğü tarafından toplamda 5.878,50 TL satış masrafı yapıldığı, taşınmazın 1. ihale günü 293.000,00 TL ye satıldığı, taşınmazın muhammen bedelinin %50’sinin 285.245,00 TL olduğu bu miktara satış masraflarının eklenmesiyle oluşan miktarın 291.123,50 TL olduğu, bu miktarın da taşınmazın satış bedelinin altında olduğu, kamu düzeni yönünden de ihalenin feshini gerektirir bir sebebin bulunmadığı belirtilerek asıl ve birleşen davanın reddine, dava reddedildiğinden davacıların ihale bedelinin % 10’u oranında para cezasına çarptırılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada şikayetçi borçlular vekillleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Asıl davada davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalının tefecilik yaptığını, müvekkilinin çekindiği için kolluk makamlarına haber veremediğini, tanık beyanlarının çelişkili olmadığını, davalının katılımcıları korkuttuğunu ve katılımı engellediğini, kıymet takdirinin yapıldığı tarih ile satış tarihi arasında gayrimenkul piyasasında büyük fiyat fark doğduğunu, müvekkilinin maddi zarara uğradığını, muhtarlık tarafından ilanın asıldığının belgelenemediğini, ilgililere satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğinin ihalenin feshi nedenlerinden olduğunu, dosya bilirkişiye tevdi edilip, yeniden hesap çıkartılmadığını, satış masrafları satış bedeli gibi kalemlerle ilgili bilirkişiden rapor alınmadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Birleşen dosyada davacı vekili istinaf dilekçesinde; ihaleye katılımın az olduğunu, sadece iki kişi katıldığını, bu sebeple taşınmazın gerçek değerini bulmadığını, birleşen dosyada taraflarına öncelikle ihale feshi cezası kesilmesini kabul etmedikleri gibi, taraflarına para cezasına ikinci kez hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğunu, bunun da davacılar arasında bölüştürülmesinin gerekli olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ihale tutanağının incelenmesinde ihaleye yeterli katılımcının iştirak ettiği, dava konusu ihalenin fesada uğradığı iddiası soyut olduğu gibi, mahkemece dinlenen tanıkların beyanları birbiri ile tutarlı olmayıp, mahkemece itibar edilmemesinin yerinde olduğu, bu hususa ilişkin olarak ihale sırasında yapılmış bir tespit bulunmadığı gibi davacı tarafından yapılmış bir şikayetin varlığı da ileri sürülmediği, gayrimenkulün satış ilanı elektronik ortamda ihaleden 1 aydan daha öncesinde yapıldığı, satış bedeli, gayrimenkulün muhammen değerinin yüzde ellisi ile satış ve paylaştırma giderinin üzerinde olduğu, kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren 2 yıllık yasal süre içerisinde satış gerçekleştirildiği, davacı taraf aleyhine para cezasına hükmedilmesi için gerekli yasal koşulların oluştuğu, ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen dosyada davacı tarafların istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine oy birliğiyle karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada şikayetçi borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı borçlu vekili; dava dilekçesi ve istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ihalenin feshi şikayetinin reddi kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır .

2. İlgili Hukuk
1.İİK’nın ihalenin feshi şikayetine ilişkin usül ve esasları belirten 134. maddesine 24.11.2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa’nın 27.maddesi ile eklenen fıkra ile;
“İhalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir.

Ancak ihalenin feshi talebinin usulden reddi gereken hâllerde duruşma yapılmadan da karar verilebilir. İcra mahkemesi;

1. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler dışında kalan kişilerce talep edilmesi nedeniyle,
2. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişiler bakımından feragat nedeniyle,
3. İşin esasına girerek, talebin reddine karar verirse ihalenin feshini talep edeni feshi istenen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûm eder. ” hükmü getirilmiştir.
2.Düzenlemenin gerekçesi, ihalenin feshi talebi yukarıdaki sebeplerle reddedilen davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre para cezasının taktir edilebilmesini sağlamaktır.
3. Mahkeme, para cezasına hükmedecekse oranını davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre ölçülü şekilde belirlemelidir.
4. Para cezasının oranı, hem istinaf aşamasında, hemde temyiz aşamasında re’sen değerlendirilir.
5. Para cezasının oranına ilişkin değişikliğin, ne zaman, ne şekilde uygulanacağına ilişkin olarak İİK’na 24.11.2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa’nın 33. maddesi ile eklenen GEÇİCİ MADDE 18/4. maddesi;

“134 üncü maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan değişiklikler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında uygulanmaz. Ancak, ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûmiyete ilişkin hüküm görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında da uygulanır. Temyiz kanun yolu incelemesi aşamasında bulunan dosyalar bakımından para cezasının oranına ilişkin olarak yapılan değişiklik tek başına bozma nedeni yapılamaz. Yargıtay değişikliği uygulamak suretiyle hükmü düzeltebilir.” hükmünü içermektedir.

3. Değerlendirme
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, şikayetçinin ihalenin feshi talebinin reddine yönelik temyiz itirazları ile aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2-Davacı aleyhine taktir edilen para cezasına ilişkin re’sen yapılan değerlendirmede;

Yukarıda geçen yasal düzenlemeler ve lehe değişiklik dikkate alınarak ihalenin feshi talebinin esastan reddi nedeni ile şikayetçi aleyhine hükmedilen para cezasının oranı değerlendirildiğinde;

Somut uyuşmazlıkta, şikayetçi/borçlu aleyhine ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına hükmedilmiş ise de, 7343 sayılı Kanun’la değişik İİK’nın 134/5-3 maddesi gereğince fesih gerekçeleri ve fesih isteyenin sıfatı gözönünde bulundurulduğunda davanın ihale sürecini uzatmaya matuf olmadığı görülmekle, Anayasa’nın 13. maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi de nazara alınarak ihale bedelinin %10’u olarak belirlenen para cezasının %5 oranında belirlenmesinin hak, nesafet ve ölçülülük ilkelerine uygun olacağı anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının para cezası yönünden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Şikayetçinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 19.10.2022 tarih ve 2022/456 E. – 2022/2347 K. sayılı kararının, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/1. maddeleri uyarınca (KALDIRILMASINA),

Bandırma İcra Hukuk Mahkemesinin 26.10.2021 tarih ve 2020/81 E. – 2021/405 K. sayılı kararının hüküm fıkrasının para cezasına ilişkin ikinci bendinde yer alan “%10’u” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “% 5’i” ibaresinin yazılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2 ve 7343 sayılı Yasa’nın 33. maddesi ile eklenen GEÇİCİ MADDE 18/4. maddelerinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Harç alınmasına yer olmadığına,

Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

13.02.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.