Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/2689 E. 2023/8629 K. 08.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2689
KARAR NO : 2023/8629
KARAR TARİHİ : 08.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu,7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Fatih Cumhuriyet Başsavcılığının 20.04.2005 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında tehdit suçundan, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (765 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.

2. Fatih 1. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 04.05.2005 tarihli ve 2005/305 Esas 2005/ 237 Karar sayılı ilâmı ile sanığın eyleminin 765 sayılı Kanun’un 495 inci maddesinin birinci fıkrası ve 61 inci maddesine uyduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmiştir.

3. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.11.2006 tarihli ve 2005/283 Esas, 2006/295 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddenin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci madde gereğince 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği.

4. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.11.2006 tarihli ve 2005/283 Esas, 2006/295 Karar sayılı kararının sanık müdafi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 13.12.2012 tarih ve 2009/24405 Esas, 2012/23785 Karar sayılı kararıyla;
“1-5252 sayılı Yasanın 9/3 üncü maddesi uyarınca, sanık yararına olan hükmün, 765 sayılı ve 5237 sayılı Yasaların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve her iki Yasaya göre uygulanan yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar denetime olanak sağlayacak şekilde ayrı ayrı saptanıp, sonuç cezalar karşılaştırılarak, sanık yararına olan yasanın belirlenip hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde uygulama yapılması,
Sanığın aynı suçu işleme kastıyla hareket ederek farklı tarihlerde yakınanın kendisi ve aile üyelerini öldüreceği, dükkanına zarar vereceğini telefonla arayıp söyleyerek 2.000,00 TL para istemesi şeklinde gerçekleşen eyleminin aynı suçu işleme kastıyla hareket edilmesi nedeniyle, yasada tanımlanan suç tipine uygun tek bir fiil niteliği taşıdığı bu itibarla esasen yağma suçunda uygulama yeri de bulunmayan 5237 sayılı TCK’nın 43 üncü maddesinde tanımını bulan zincirleme suç halinden söz edilmesinin mümkün olmadığının gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın 5237 sayılı TCK’nın 53/1 inci maddesinin (a), (b), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, (c) bendinde yazılı “kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri” açısından ise anılan maddenin üçüncü fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması.”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. Bozma üzerine yapılan yargılama sonucu … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.04.2013 tarihli ve 2013/106 Esas, 2013/128 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddenin ikinci fıkrası, 62 nci madde gereğince 1 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına sanık hakkında 5 yıllık denetim süresinin belirlenmesine karar verilmiştir.

6. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 25.06.2013 tarihinde kesinleştiği, sanığın deneme süresi içerisinde 23.12.2016 tarihinde işlediği dolandırıcılık suçundan … 14. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yargılandığı ve hakkında mahkümiyet hükmü kurulduğu bu kararın … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin incelemesinden geçerek 11.02.2021 tarihinde kesinleşmesi üzerine sanık hakkında ihbarda bulunulmuştur.
7. İhbar üzerine yapılan yargılama sonucu … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.06.2021 tarihli ve 2021/114 Esas, 2021/307 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddenin ikinci fıkrası, 62 nci madde gereğince 1 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Yağma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı,
2. Lehe yasa hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik olduğu.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın suç tarihi ve sonrasında aynı suç işleme kastıyla hareket ederek farklı tarihlerde mağdurun kendisi ve aile üyelerini öldüreceği, dükkanına zarar vereceğini telefonla arayıp söyleyerek 2.000,00 TL para istediği kabul edilmiştir.

2. Yakalama tutanakları dosya içerisinde mevcuttur.

3. Sanığın suçu tevil yollu ikrarına dair ifadesi, mağdur beyanları dosya içerisinde mevcuttur.

4. Mahkemece, Hukukî Süreç baslıgı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Suçun Yasal Unsurlarının Oluşmadığı Yönünden
Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı, yakalama tutanağı, sanığın tevil yollu ikrarı, mağdur beyanları karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu ve yağma suçunu oluşturduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Vesaire yönünden
Yargılama sürecindeki islemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların dogru biçimde belirlendigi anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Lehe Yasa Hükümlerinin Uygulanması Gerektiği Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince teşebbüs sebebiyle cezada indirim yapıldığı yine 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulandığı, lehe hükümlerin (5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevirme, aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca, sanığın suç tarihindeki yaşı da gözetilerek erteleme ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması) uygulanmasında, 5271 sayılı CMK’nın 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası gereğince kanunî engel bulunduğu anlaşıldığından, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.06.2021 tarih ve 2021/114 Esas, 2021/307 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

08.02.2023 tarihinde karar verildi.