Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/7920 E. 2023/370 K. 23.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7920
KARAR NO : 2023/370
KARAR TARİHİ : 23.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2072 E., 2022/1225 K.
DAVA TARİHİ : 25.09.2020
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 1. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/480 E., 2021/312 K.

Taraflar arasındaki meskeniyet şikayeti ve borçlunun çiftçi olduğunu ileri sürerek tarım arazisi niteliğindeki taşınmazının haczedilemeyeceği şikayeti nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kısmen kabulüne, 18 parsel sayılı taşınmaz yönününden meskeniyet şikayetinin kabulüne, haczin kaldırılmasına,19 parsel sayılı taşınmaz yönünden meskeniyet şikayetinin reddine, çiftçilik nedeniyle haczedilmezlik şikayetinin reddine karar verilmiştir.

Kararın borçlu ve alacaklı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, kamu düzenine aykırılık bulunmayan İlk Derece Mahkemesince verilen kararın yerinde olduğu anlaşılmakla, istinaf başvurularının ayrı ayrı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde; borçlunun haline münasip evinin ve çiftçi olması dolayısıyla tarla vasfındaki taşınmazlarının haczedilemeyeceğini, haline münasip ev satın almasının imkansız olduğunu, aynı şekilde ailesinin ve kendisinin geçimini çiftçilikle sağlaması dolayısıyla tarla vasfındaki taşınmazlarının satılması halinde arta kalan para ile çiftçilik yapabileceği bir tarla satın almasının imkansız olduğunu, adına kayıtlı bitişik nizam iki arsanın çiftçi olması sebebi ile bütün olarak kullanıldığını, haciz ve satılması halinde borçlu ve ailesinin geçimini sağlayacak gelir elde edemeyeceğini ve yoksulluğa düşmesine sebep olacağını, davacı adına kayıtlı Dağmarmara Mah. 15 ada 13 parsel 9024 metrekare ölçümlü tapuda tarla vasfında olan taşınmazda bir kaç ağaç kestane ve kiraz ziraatı yaptığını, 108 ada 9 parsel 2544 metrekare taşınmazın tarla vasfında olup bir kaç ağaç, verimsiz zeytin ağacı bulunduğunu, yine aynı yer 108 ada 11 parselde bulunan 1104 metrekare yerin ise şu an tarla vasfında olup değişik birkaç meyve ağacı bulunduğunu, 12.672 metrekare arazisi bulunduğunu belirterek haline münasip evine ve tarla vasfındaki taşınmazlarına konulan haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı-alacaklı vekili cevap dilekçesinde; davacının taşınmazlarının başka alacaklı lehine alacağa teminaten ipotek edildiğini, davacı borçlu adına kayıtlı Manisa İli … İlçesi Dağ Marmara Mahallesi 108 Ada 9 Parsel, 11 Parsel ve 13 parsel taşınmazlar üzerinde Ziraat Bankasının ipoteği, Manisa İli … İlçesi Dağ Marmara Mahallesi 126 Ada 18 Parsel avlulu kargir ev ve hızar atölyesi niteliğindeki taşınmaz üzerinde … Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatifinin ipoteği bulunduğunu, kredi teminatı olmak üzere, kendi serbest iradesi ile taşınmazlar üzerine ipotek tesis ettirdiğini, davacının mesken olarak iddia ettiği taşınmazların davacı borçlunun ve ailesinin ihtiyaçlarını fazlasıyla karşılayan ve sosyal durumlarına göre asgari ölçüyü aşan bir taşınmaz olduğunu, taşınmazların haczinin mümkün olduğunu cebri icra yoluyla satılabileceğini, davacı borçlunun asıl uğraşının çiftçilik olmadığını, davacının hali hazırda emekli olduğunu, geçimini asıl olarak bu emekli maaşı ile sağladığını, davacıya ait tarla niteliğinde olan taşınmazlar üzerinde herhangi bir tarımsal faaliyette bulunulmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
Çiftçilik nedeniyle haczedilmezlik açısından yapılan değerlendirmede; 01.10.2020 ve 16.11.2020 tarihli … Jandarma Komutanlığının araştırma tutanakları ile bir kısım tanık beyanlarında borçlunun asıl işinin bakkal işletmeciliği olduğu açıkça ifade edilmiş olup, bunun aksini söyleyen yakın akraba olan tanık beyanına tarafsız zabıta araştırması değerlendirilerek itibar edilmemiş, bunun yanında aldırılan bilirkişi raporunda şikayete konu taşınmazların şikayetçinin ve aynı çatı altında yaşayan bakmakla yükümlü olduğu aile bireylerinin geçimi için zaruri olan arazilerden olmadığı da tespit edilmiş, asıl uğraşı çiftçilik olmadığı ve şikayete konu taşınmazların da geçimi için zaruri arazi olmadığı anlaşılan şikayetçi borçlu için haczedilmezlik istemi yerinde görülmemiştir.
Meskeniyet Şikayeti açısından yapılan değerlendirmede,
18 parsel sayılı taşınmaz için yapılan değerlendirmede; şikayete konu kargir ev ve arsasının (depo bölümleri hariç) değerinin (59.400 TL+ 38.000 TL = 97.400,00 TL) olduğu, evin şikayetçinin şikayete konu evde birlikte yaşadığı aile fertleri ile hallerine uygun bir ev alabilmesi için gerekli paranın haciz tarihindeki değerinin ortalama 110.000,00 TL civarında olduğunun tespit edildiği, böylece şikayetçinin sosyal ve ekonomik durumu gözönüne alındığında şikayete konu evin bedelinin şikayetçi-borçlunun haline uygun bir ev alabilmesi için gerekli paradan (ve satış ve paylaştırma giderlerinden, İİK m. 138/2) daha az ve haline münasip olduğu anlaşılmakla bu taşınmaz açısından meskeniyet şikayeti yerinde görülmüştür.
19 parseli sayılı taşınmaz açısından ise bu parselde bulunan ev borçlunun ikinci evi olup meskeniyet şikayetine konu olamayacağından iddiası yerinde görülmeyerek,
Şikayete konu 126 Ada 18 parsel sayılı taşınmaz açısından; Meskeniyet Şikayetinin kabulüne, Manisa 1. İcra Müdürlüğü’nün 2018/6703 Esas sayılı takip dosyasında dava konusu taşınmaz üzerinden haczin kaldırılmasına;
Şikayete konu 126 Ada 19 Parsel sayılı taşınmaz açısından; Meskeniyet Şikayetinin reddine,
Çiftçilik nedeniyle Haczedilmezlik şikayeti açısından; Şikayetin reddine, şikayete konu diğer taşınmazlar açısından şikayetin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili ve alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1-Davacı borçlu vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesinin ret kararının yasal ve yerinde olmadığını, borcun çiftçilikten doğduğunu, davacının çiftçi olmamasının imkansız olduğunu, ailesi ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler ile birlikte 126 ada, 18-19 parsellerde ikamet ettiğini, bakkal dükkanı işlettiğinin gerçek olmadığını, İlk Derece Mahkemesinin kararının hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olduğunu, meskeniyet iddiasında bulunulan 19 parselde davacının zirai alet ve edevatlarının bulunduğunu, çiftçilikle uğraşan bir kişinin alet ve edevatlarının depolandığı yerin haczedilerek satılmasının İİK’ya aykırı olduğunu, taşınmazdan elde edilen gelirin ancak yıllık kendi ve ailesinin geçimini sağlayacak kadar olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesinin ret kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

2-Davalı alacaklı vekili istinaf dilekçesinde; meskeniyet iddiasının kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, meskeniyet iddiasına konu Manisa ili, … ilçesi, Dağ Marmara mahallesi, 126 ada, 18 parsel sayılı taşınmaz üzerinde ipotek mevcut olup bu ipoteğin davacının serbest iradesi ile tesis ettirdiği ipotek olduğunu, davacının taşınmaz ile ilgili meskeniyet şikayetinde bulunamayacağını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kısmen ortadan kaldırılması, 18 parsel sayılı taşınmaz yönünden de şikayetin reddine karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şikayetin süresinde olduğu, davacının ailesi ile birlikte her iki taşınmazı birlikte ikamet olarak kullandığını beyan etmiş ise de sadece bir taşınmaz ile ilgili meskeniyet iddiasına dayalı olarak şikayette bulunulması mümkün olup davacı tarafça meskeniyet iddiası yönünden seçimin 126 ada 18 parselde kayıtlı taşınmaz yönünden kullanıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve ek raporun denetime yeterli ve elverişli olmasına, şikayetçinin ekonomik ve sosyal durumu göz önüne alındığında şikayete konu 126 ada 18 parselde bulunan evin bedelinin şikayetçi borçlunun haline uygun bir ev alabilmesi için gerekli paradan daha az olup haline münasip olduğu, taşınmazlar üzerinde bulunan ipoteklerin zorunlu olarak konulan ipotek olduğu haczedilmezlik şikayetinin engel teşkil etmediği, davacının İİK 82/4 maddesine dayalı olarak haczedilmezlik şikayetinde bulunabilmesi için asıl uğraşısının çiftçilik olması, geçimini çiftçilikle temin etmesinin gerekmesine, ekonomik ve sosyal durum araştırması neticesinde davacının esnaf olup köyde bakkal işlettiğinin, şikayete konu taşınmazların şikayetçinin ve aynı çatı altında yaşayan bakmakla yükümlü olduğu aile bireylerinin geçimi için zaruri arazilerden olmadığının tespit edildiği gerekçeleri ile kamu düzenine aykırılık bulunmayan İlk Derece Mahkemesince verilen kararın yerinde olduğu anlaşılmakla, istinaf başvurularının ayrı ayrı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesindeki sebeplerin aynen tekrar edildiği görülmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, meskeniyet ve çiftçilik nedeniyle haczedilmezlik şikayetine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
İİK 82/4 ,82/12 inci madde hükümleri

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.