Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/13034 E. 2023/418 K. 24.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13034
KARAR NO : 2023/418
KARAR TARİHİ : 24.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1594 E., 2022/2360 K
DAVA TARİHİ : 17.02.2022
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 1. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/119 E., 2022/233 K.

Taraflar arasındaki ihalenin feshi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hukuki yarar yokluğundan reddi ile esasa girilmediğinden para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın borçlular vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlular vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı borçlular vekili dava dilekçesinde;11.02.2022 tarihinde mülkiyeti davacı müvekkili şirkete ait olan … Tarım Ürün.San.Tic.Ltd.Şti. yetkilisi …’ya ait Antalya İli Konyaaltı İlçesi Hurma Mahallesi 4212 Ada, 10 parsel üzerinde bulunan 2. Kat 4 Numaralı Bağımsız Bölümün diğer davalı Denizmavi Restoran Ltd Şti’ne 3.100.000,00 TL bedelle ihale edildiğini, dosya borçlusunun … Tarım Ürün.San.Tic.Ltd.Şti. olduğunu, şirket yetkilisi diğer davacı …’nın ise ipoteğe konu taşınmazın maliki olduğunu, müvekkili şirketin konkordato kararının bulunduğunu, Konkordato davası sırasında 10.12.2019 tarihinde mahkemece geçici mühlet daha sonra 09.03.2020 tarihinde ise bir yıllık kesin mühlet kararı verildiğini ancak bu sürenin 03.06.2021 tarihine kadar uzatıldığını, satış işlemleri sırasında taşınmaz üzerinde Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/656 esas sayılı dosyadan ihtiyati tedbir kararı şerhi bulunması sebebiyle ilgili taşınmazın cebri icra ile satışına engel olup olmadığının sorulmasına karar verildiğini, mahkeme tarafından tedbirlerin kaldırıldığını şeklinde cevap verilmesi üzerine icra müdürlüğünce satışa engel olmadığı yorumunu yaparak taşınmazın ihale edildiğini, konkordatonun tasdiki kararına veya tasdik kararını takip eden bir yıllık sürenin sonuna ya da tasdik kararının kesinleşmesine kadar devam edebilen bu yasak nedeniyle üzerinde asıl borçlu lehine rehin tesis ettiği malı bütün bu süreç zarfında satılamayan üçüncü kişinin, asıl borçluya bu süreç içinde rücu etmesinin de gündeme gelemeyeceği düşünüldüğünde Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/656 Esas – 2021/377 Karar Sayılı ilam da halihazırda İstinaf incelemesinde olduğunu, kararın henüz kesinleşmediğini, taşınmazın satışının yapılmasının yasaya aykırı olduğunu, Antalya Gayrimenkul Satış İcra Dairesi 2020/67 Talimat sayılı dosya ile mülkiyeti davacı vekil eden şirket … Tarım Ürün.San.Tic.Ltd.Şti. yetkilisi diğer davacı …’ya ait Antalya İli Konyaaltı İlçesi Hurma Mahallesi 4212 Ada 10 parsel üzerinde bulunan B Blok 2. Kat 4 numaralı bağımsız bölümün 11.02.2022 tarihinde yapılan ihalenin feshini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı alacaklı banka vekili cevap dilekçesinde; İstanbul 10. İcra Müdürlüğü 2020/501 Esas sayılı icra dosyası üzerinden takip başlattıklarını, borçlulardan …’ nın maliki olduğu takip konusu gayrimenkulün satışı için Antalya Gayrımenkul Satış İcra Müdürlüğü’nün 2020/67 Talimat Sayılı dosyası üzerinden satış işlemlerine başlandığını, taşınmazın kıymet takdirinin yapıldığını, rapora itiraz edilmediğinden raporun kesinleştiğini, taşınmazın kıymet takdir değerinin 1.800.000,00 TL olduğunu ancak satışın 3.100.000,00 TL üzerinden gerçekleştiğini, taşınmazın değerinin çok üzerinde satıldığını ve şikayetçi borçluların bu anlamda bir zararının olmadığını, kıymet takdir raporunun ve satış ilanının konkordato komiserine ve kayyıma tebliğinin zorunlu olmadığını, ayrıca konkordato davasında müvekkili bankanın alacağının rehinli alacak olarak değerlendirilmediğini, müvekkili bankaya ipotekli taşınmazın konkordato dışı bırakıldığını ve taşınmaz üzerindeki tedbirlerin kaldırıldığını, davacı borçlu şirket lehine kesinleşmiş bir konkordato tasdik kararının bulunmadığından bahisle davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, 1.800.000,00 TL muhammen bedelli ihale konusu taşınmazın 3.100.000,00 TL’ye ihale edildiğini, taşınmazın muhammen bedelinin çok üzerinde ihale edilmiş olmakla, zarar unsurunun gerçekleşmediğini, bu durumda şikayetçinin İİK’nın 134/8 maddesi kapsamında kendi menfaatinin muhtel olduğunu ispatlayamadığından, ihalenin feshini istemekte hukuki yararı olmadığından açılan davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verildiğini ve İİK’nın 134. maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi gereğince işin esasına girilmeksizin karar verildiğinden davacı aleyhine para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlular vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı borçlular vekili, ülkemizdeki yüksek enflasyon sebebiyle kıymet takdir tarihinden sonra taşınmazın değerinde yüksek artış gerçekleştiğini, dolayısıyla ihale satış rakamının da kıymet takdir değerinin üzerinde olduğunu, bu enflasyon ortamında satış bedelinin, kıymet takdir değerinin üzerinde olması nedeniyle hukuki yarar yokluğundan red kararı verilmesinin hatalı olduğunu, borçlu şirketin konkordato sürecinde olması dolayısıyla İcra ve İflas Yasasının 295.maddesine göre rehinli malın satışının yapılamayacağını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlular vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili istinaf sebebi olarak ileri sürdüğü hususlarla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ihalenin feshi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK 112,118,134 üncü ve devamı madde hükümleri
7343 Sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 17inci maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlular vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.