YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8149
KARAR NO : 2023/802
KARAR TARİHİ : 13.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/102 E., 2022/1058 K.
DAVA TARİHİ : 07.06.2021
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul/Kaldırma/Yeniden Hüküm
İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 2. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/265 E., 2021/613 K.
Taraflar arasındaki kambiyo takibinde borca itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulü ile HMK’nın 20. maddesi uyarınca takibin açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Borçlu vekili dava dilekçesinde; Eskişehir 5. İcra Dairesinde başlatılan 2018/11999 Dosya numaralı takibe itiraz ettiklerini yetki itirazının kabulüne karar verildiğini, verilen kararın 01.07.2020 tarihinde kesinleştiğini ancak alacaklı vekilinin 24.08.2020 tarihli talebi ile dosyanın Malatya İcra Dairesine gönderildiğini, talebin süresinde yapılmadığını, müvekkilinin takibe ilişkin borcu bulunmadığını, takibin teminatsız olarak durdurulmasına, zamanaşımı talebinin kabulüne, süresi içerisinde yetkili icra müdürlüğüne yapılmayan takip yönünden zamanaşımı talebinin kabulüne, borca itirazın kabulü ile takibin iptaline, kötü niyetli takip alacaklısının asıl alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; Eskişehir 5. İcra Müdürlüğünce dosyanın iki defa yetkili İcra Dairesi olan Malatya İcra Dairelerine göndermeye çalıştığını ancak memurun yanlış ekrandan göndermesi nedeni ile dosyanın gönderilemediğini ve gönderildiğinde Malatya İcra Müdürlüğü’nün 2021/4104 Esas sayılı dosyaya vekil olarak eklenmedikleri için herhangi bir talep işlemi gerçekleştiremediklerini, takibe konu senedin 24.12.2013 tanzim tarihli, 24.12.2015 vade tarihli bir senet olduğunu, Eskişehir 5. İcra Müdürlüğü 2018/11999 Esas sayılı dosyaya 21.12.2018 tarihinde takibe konu edildiğini, senedin üç sene zaman aşımına uğramadan süresinde takibe konu edildiğini ve iddiaların yersiz olduğundan bahisle davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; icra takip dosyasında davacı vekiline ait vekaletnamenin bulunmadığı ve davacı vekilinin vekillik kaydının mevcut olmadığı anlaşılmakla vekile ödeme emri tebliğ edilmesi gerektiğine ilişkin şikayetin reddine, davacı vekilinin HMK 20. maddesine aykırı olarak 2 haftalık yasal süre geçtikten sonra 24.08.2020 tarihinde Eskişehir İcra Müdürlüğü’ne başvurarak dosyanın yetkili Malatya İcra Müdürlüğü’ne gönderildiğine ilişkin şikayetinin mahkemece değerlendirilemeyeceği, Eskişehir İcra Dairelerinin işlemlerine karşı Eskişehir İcra Mahkemelerine şikayet yoluna başvurabileceği belirtilerek davacının dosyanın yetkili İcra Müdürlüğü’ne gönderilme işlemine ilişkin şikayetinin reddine, davacı davasını İİK 169/a maddesinde belirtilen belgelerle ispat edemediğinden bahisle borca itirazının da reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı borçlu vekili istinaf başvuru dilekçesinde, senedin zamanaşıma uğradığını, yetki itirazının kesinleşmesi üzerine alacaklı vekili tarafından süresinde dosyanın gönderilmesinin talep edilmediği, alacaklı borcu olmadığını ve dava dilekçesindeki hususları tekrar ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece, HMK’nın 20. maddesi gereği, yetkili yere 2 haftalık süre içerisinde icra dosyasının gönderilmediği, yetkisizlik kararının 02.07.2020 tarihinde kesinleştiği, kanun gereği kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içerisinde yetkili yere gönderme talebinde bulunmadığından takibin açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olduğu belirtilerek davacının istinaf talebinin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve HMK’nın 20. maddesi uyarınca takibin açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı alacaklı vekili temyiz dilekçesinde; İcra Müdürlüğü’nce memurun yanlış ekrandan göndermesi nedeni ile dosyanın gönderilemediğini ve gönderildiğinde Malatya İcra Müdürlüğü’nün 2021/4104 Esas sayılı dosyaya vekil olarak eklenmedikleri için herhangi bir talep işlemi gerçekleştiremediklerini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, borçlunun takibe ve borca itirazı davasında, takibin açılmamış sayılması kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, HMK’nın 20. maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı alacaklı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.