YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7300
KARAR NO : 2022/9616
KARAR TARİHİ : 29.12.2022
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 26.03.2021 tarih ve 2020/349 E. – 2021/231 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 27.12.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalılar vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi Dr. … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, yüksek faiz verileceği ve istenildiğinde paranın geri çekilebileceği garantisi verilerek ve ikna edilerek müvekkilinden 22.01.2001 tarihinde 100.000,00 DM tahsil edilip, “Yimpaş Yozgat İhtiyaç Maddeleri Ticaret Anonim Şirketi Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi” ibareli makbuz verildiğini, davalılara gönderilen ihtara rağmen paranın iade edilmediğini,davalı şirketin ise davacının davalı şirketin ortağı olduğunu savunarak ve TTK’nun 329 ve 405. maddelerini sebep göstererek parayı ödemediğini, davalıların para toplama faaliyetinin Bankalar Kanunu’na, SPK’ya aykırı olduğunu, geçerli bir hisse devri yapılmadığını, davalıların nedensiz zenginleştiğini, ortak olmayan ve hisse senedi verilmeyen müvekkiline karşı TTK’nun 329 ve 405. maddelerine dayanılamayacağını, müvekkillerinin dolandırıldığını, davalılardan …’un TTK’nun 67. maddesine ve SPK’ya muhalefet suçlarından ceza aldığını, Yimpaş Holding A.Ş.’nin ana sözleşmesinin 4/a bendinde faiz ve temettü garantisi verildiğini, belgede devir eden olarak gözüken dava dışı …’nın hangi sıfatla davalı şirketi temsil ettiğinin belli olmadığını, şirket defterlerindeki kayıtların gerçeği yansıtmadığının belirlendiğini, bu defterde yazılı ortaklık ilişkisinin geçerli olmadığını, davalı …’un davalı şirketleri paravan olarak kullandığını, TTK’nın 336. maddesi uyarınca sorumlu olduğunu iddia ederek bu sözleşme ile hisse satımı yapılamayacağının tespitine, mevzuata aykırı olan sözleşmenin hükümsüzlüğüne, davacının ortaklığının kurulmadığının tespitine, tahsil edilen 100.000,00 DM (88.565.98 TL)’nin en yüksek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının davalı şirketin 1000 hisse ile ortağı olduğunu, …’a da ortaklık payı iadesi davası açılamayacağını, husumet yöneltilemeyeceğini, davacı tarafın iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili bulunduğu şirketin Sermaye Piyasası Kurulu kaydında olan, bu kurul tarafından faaliyetleri denetlenen bir anonim şirket olduğunu, TTK’nın 405. maddesi gereğince Anonim Şirket ortaklarının sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceklerini, müvekkili şirketin tasfiye halinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden “hisse senedi talep formu” ve “hisse devir kabul sözleşmesi” adlı belgeler ile yüksek kar vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile, şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemleri sabit ise de, haksız eylemin muhatabının davacı olmaması hasebiyle illiyet bağının kopmuş olduğu da dikkate alınarak davacının alacak talebinin reddine karar vermek gerektiği, davalı şirketin en son bozma ilamında açıklanan yasa kapsamına girmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddine, taraflar arasında bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitine, yapılan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, davacının alacak talebi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizden geçen diğer emsal dosyalardan da anlaşılacağı üzere Yimpaş Grubu şirketlerinin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla davacının dayandığı belge gibi belgeler karşılığında para tahsil ettikleri, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, böylelikle haksız fiilde bulundukları anlaşılmaktadır. Davacı tarafından dosyaya sunulan ve alacağa müstenit olduğu iddia olunan belgenin incelenmesinden, davalı şirketlerden YİMPAŞ Yozgat İhtiyaç Maddeleri Paz. Tic. A.Ş.’nin ünvanının antette bulunduğu, hisse devir kabul sözleşmesi adını taşıdığı, belge ile beraber davalı şirketin hisselerinin toplamda 100.000,00 DM karşılığında dava dışı …’dan devralındığı, hisse bedelinin ödendiği tarihin ise 22.01.2001 olduğu, devreden ve devralanın imzalarının belge üzerinde bulunduğu tespit olunmuş olup davacının dayandığı iş bu belgede davalı şirketin anteti bulunduğundan ve eldeki dava belge tarihine göre zaman aşımı süresi içinde açılmış olduğundan davalıların davacının alacak talebinden de sorumlu olduğu kabul edilip uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA,
takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak, davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 29.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.