YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7403
KARAR NO : 2023/493
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında Silifke Cumhuriyet Başsavcılığının 22.10.2015 tarihli iddianamesi ile hakkı olmayan yere tecavüz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 154 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi gereğince cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.
2. Silifke 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2016 tarihli ve 2015/630 Esas, 2016/114 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 154 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hapisten çevrili 3000 TL ve doğrudan verilen 80 TL adli para cezası
ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, suça konu arazilerin amcası olan katılan ile babasının fiilen bölüştüklerine, babasının gösterdiği yerleri ektiğine, suç kastı olmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, katılana ait 250, 236 ve 247 nolu parselleri on yedi yıldır ekip biçerek tecavüz ettiği iddiasına ilişkindir.
2. 29.07.2015 tarihili olay yeri görgü tespit tutanağına göre, dava konusu yerin 3 parselden oluştuğu bu parsellerin ekip biçilmiş olduğu, 119 ada 247 nolu parselin tamamının tapuda katılan adına olduğu, 236 nolu parselde hem katılanın hem sanığın hak sahibi olduğu, 247 nolu parselin tamamı katılanın yeri olmasına rağmen sanıkların bu yeri de diğer parsellerle birlikte ekip biçip kullandıkları tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın savunmasında, kendisine ait araziler ile katılanın arazisinin sınır olduğunu ve amcası olan katılan ile babasının suça konu arazileri fiilen bölüştüklerini beyan etmesi karşısında; mahallinde, teknik bilirkişiler marifetiyle keşif yapılarak taraflar arasında fiili taksim yapılıp yapılmadığının, fiili taksim var ise katılana bırakılan kısma sanığın tecavüzünün bulunup bulunmadığı, yöreyi iyi … tarafsız yerel bilirkişiler ve tanıklardan da sorulup kesin biçimde saptandıktan sonra sanığın suç kastının olup olmadığının tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırmayla yazılı biçimde beraat kararı verilmesi yasaya aykırıdır.
2. Hüküm tarihinden önce 01.03.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5739 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin altınca fırkasında yer … “yaptırım” ibaresinin “tedbir”olarak değiştirilip, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un (5275 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin dördüncü ve dokuzuncu fıkralarınının yeniden düzenlenip onuncu fıkrasının da yürürlükten kaldırılması karşısında, infazda yetkiyi kısıtlayacak şekilde adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğinin belirtilmesi, nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Silifke 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2016 tarihli ve 2015/630 Esas, 2016/114 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.02.2023 tarihinde karar verildi.