Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/1440 E. 2008/4250 K. 23.09.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1440
KARAR NO : 2008/4250
KARAR TARİHİ : 23.09.2008

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 23.9.2008 Salı günü davacı vekili Baskın … İnş…..tic.Ltd.Şti vekili.Av. …, davalı taraftan gelen olmadığı temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı taraf
Avukatı dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkili şirkete ait aracın davalı şirkete kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu aracın hasarlanması nedeni ile davalı … şirketine hasar bedelinin ödenmesi için başvurduklarını ancak davalı tarafça sürücünün kaza sırasında alkollü olması nedeniyle hasarın teminat dışı kaldığı belirtilerek ödeme yapılmadığını, aracın onarımının ekonomik olmadığı piyasa değerinin 22.000.YTL sovtaj değerinin 6.000.YTL olduğunu fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 13.000.YTL tazminat ve 350.00.YTL tesbit dosyası giderinin 9.8.2006 tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili talebin kasko sigorta poliçesi kapsamı dışında kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davacıya ait araç sürücüsünün alkollü olarak araç kullanması nedeniyle kazanın meydana geldiği, rizikonun teminat dışı kaldığı gerekçesi ile kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili müvekkiline ait kasko sigortalı araçta meydana gelen hasar bedelinin tazminini talep etmiştir.Kasko sigorta poliçesi taraflar arasında poliçe genel şartları çerçevesinde akdedilen bir sözleşmedir. Poliçe genel şartları
gereğince rizikonun teminat dışı kalması için sigortalıya ait araç sürücüsünün sadece alkollü olması yeterli olmayıp, kazanın münhasıran alkolün etkisiyle oluştuğunun sigortacı tarafından kanıtlanması gerekir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacıya ait araç sürücüsünün seyir yönüne göre yeşil ışık sonunda kavşağa girdiği, dava dışı araç sürücüsünün ise seyir yönüne yanan kırmızı ışık sonunda yeşilin yanması ile boş olan en sağ şeritten kavşağa girdiği ve kavşağı bitirmek üzere olan davacıya ait araç ile çarpıştıkları kabul edilerek eşit oranda kusur verilmiş, yapılan tıbbi incelemede davacıya ait araç sürücüsünün 0.75 promil alkollü olduğu ve bu orandaki alkolün araç kullanma yeteneğini kaybettirecek bir oran olup kazanın meydana gelmesinde etkili olduğu belirtilmiştir. Ancak alkol oranının belli bir değeri aşması tek başına sigortacının sorumluluğunu ortadan kaldırmayıp, kazanın salt sürücünün aldığı alkolün etkisi ile meydana gelmiş olması gerekir.Bilirkişi raporunda ise davacıya ait araç sürücüsünün %50, dava dışı sürücünün ise %50 oranında kusurlu olduğu ve davacı araç sürücüsün alkollü olmasının kazaya etkili olduğu belirtilmiş ise de karşı araç sürücüsüne de kusur verilmiş olmakla olay kusur olgusuna dayandırılmıştır. Kazanın meydana gelmesinde sürücünün alkollü olmasının etkili olması hali ile kazanın salt sürücünün aldığı alkolün etkisi ile meydana gelmesi hali ayrı hususlardır. Bu hali ile bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. (HGK. 2004/11-217E- 2004/212K). Mahkemece yapılacak iş ,nöroloji uzmanı bilirkişi ile İTÜ, Karayolları Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek Makine Mühendisi bilirkişiden oluşacak bilirkişi heyetinden, araçların seyir yönleri, sinyalizasyon sistemi, çarpışma noktası, araçların hasarlı kısımları değerlendirilerek kusur oranları ve kazanın salt alkolün etkisi ile meydana gelip gelmediği hususunda yeniden rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ;Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve 550.00.YTL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 23.9.2008 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Toplanan delillere özellikle bilirkişi kurulundan alınan kusur raporunda anlaşıldığına göre davacı yeşil ışık söndüğü anda kavşağa girmiştir. Kazaya karışan diğer araçta kendisine yolun açılmasına yakın kavşağa girmiştir. Bilirkişi kurulu bu değerlendirme ile kazaya karışan sürücülere %50 oranında kusur vermiştir. NÖrolog bilirkişi de raporda sigortalı araç kullanan sürücünün aldığı 0,75 promil alkolün etkiside olaya karıştığını bildirmiştir. Bu durumdan sigortalı araç kullanan sürücünün kusurlu hareketinde aldığı alkolün etkili olduğu anlaşılmaktadır. Sigorta şirketinin savunmasını kabulüne yeterli delil elde edilmiştir. Açıklanan nedenle hükmün onanması gerekir. Çoğunluğun bozma görüşüne katılamıyorum.