YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13236
KARAR NO : 2023/614
KARAR TARİHİ : 06.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1239 E., 2022/1729 K.
DAVA TARİHİ : 18.10.2021
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 3. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/448 E., 2022/249 K.
Taraflar arasındaki ihalenin feshi şikayeti nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, taşınmazın muhammen bedelin üzerinde satılmış olduğu, zarar unsuru da gerçekleşmediğinden şikayetin hukuki yarar yokluğundan usulden reddine, para cezası takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın borçlu vekili ve ihale alıcısı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, kamu düzenine aykırılık bulunmayan ilk derece mahkemesince verilen kararın yerinde olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı şikayetçi/ borçlu vekili dava dilekçesinde; kıymet taktirinden itibaren bir yılı aşkın sürenin geçtiğini, satış ilanının kendisine ve haciz alacaklılarına usulüne uygun tebliğ edilmediğini, taşınmazın değerinin çok altında satıldığını ileri sürerek ihalenin feshini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; borçluya ve diğer haciz alacaklılarına yapılan tebligatların usulüne uygun yapıldığını, kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren iki yıl geçmeden satış işlemlerinin tamamlandığını belirterek davanın reddine, davacının İİK m.134/2 gereğince feshi istenilen ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ihale alacısı vekili cevap dilekçesinde;davacıya yapılan tebligatın usulüne uygun şekilde yapıldığını, kıymet takdiri raporuna karşı itiraz da bulunulmadığını taraflara usulüne uygun tebliğ edildiğini belirterek davanın reddine, davacının İİK m.134/2 gereğince feshi istenilen ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ihale konusu taşınmazın muhammen bedeli 510.566,00 TL olup ihale bedeli 515.000,00 TL olmakla, muhammen bedelin üzerinde taşınmazın satışı gerçekleştiği, zarar koşulunun gerçekleşmediği, davacı borçlunun dava dilekçesinde malın tahmini değerinin düşük olduğu veyahut fesat iddiası bulunmadığından sair sebeplerle ihalenin feshini talep etmesinde hukuki yararı bulunmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddine, yasal koşulları oluşmadığından davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili ve ihale alıcısı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı borçlu vekili istinaf dilekçesinde; davanın usulden reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kıymet takdirinden itibaren bir yılı aşkın sürenin geçtiğini, satış ilanının kendisine ve haciz alacaklılarına usulüne uygun tebliğ edilmediğini, taşınmazın değerinin çok altında satıldığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
2. Davalı ihale alıcısı vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi tarafından hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi yerinde bir karar olup, davacı aleyhine para cezasına hükmedilmesi gerekirken bu yönde şartlar oluşmaması gerekçesiyle bu yönde karar verilmemesinin yerinde olmadığını belirterek davacı tarafın istinaf başvurusunun reddi ile hukuki yarar yokluğu sebebiyle davanın reddine, davacı aleyhine ihale bedelini %10’u oranında idari para cezasına hükmedilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazlara ilişkin kıymet takdirinin 10.08.2020 tarihinde yapıldığı, kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde 12.10.2021 tarihinde ihalenin yapıldığı, 510.566,00 TL muhammen bedelli taşınmazın, 515.000,00 TL’ye ihale edildiği ve satış bedelinin taşınmazın muhammen bedelinin üzerinde olduğu, dolayısıyla zarar unsurunun gerçekleşmediği, şikayetçinin, İİK’nun 134/8. maddesi kapsamında kendi menfaatinin muhtel olduğunu ispatlayamadığından ihalenin feshini istemekte hukuki yararı bulunmadığı, mahkemece işin esasına girilmediğinden para cezasına hükmedilmemesi yerinde olduğu gerekçesi ile istinaf başvurularının HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesindeki sebepler aynen tekrar edilerek kararın bozulmasını talep etmiştir
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, usul ve yasaya aykırı yapılan ihalenin feshi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, İİK 134 üncü madde ve devamı
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.İlk Derece Mahkemesi Kararının hüküm fıkrasında ” para cezasının” “tazminat ” olarak yazılması sonuca etkili olmayan, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.