Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/8010 E. 2023/542 K. 26.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8010
KARAR NO : 2023/542
KARAR TARİHİ : 26.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1899 E., 2022/647 K.
DAVA TARİHİ : 06.07.2020
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/444 E., 2020/918 K.

Taraflar arasındaki icra takibinde borca itirazdan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince itirazın reddine ve borçlu aleyhine asıl alacağın %20’si oranında inkar tazminatına karar verilmiştir.

Kararın borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Borçlu vekili dilekçesinde; takibe konu bononun taşınmaz satımında teminat amaçlı M.B…. Ltd. Şti.’ne verildiğini, taşınmazın devri üzerine satış bedelinin şirket yetkilisi Bilal Ateş’e ödenmesinden sonra bononun iadesi talebinin şirketçe senedin eski yetkili Rojhat Ateş tarafından alındığı bildirilerek yerine getirilemediğini, Rojhat Ateş hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/801 Esas sayılı dosyasında açmış oldukları menfi tespit davasında, senedin kambiyo vasfı bulunmamasından ötürü görevsizlik kararı verildiğini, ödeme günü ve tanzim yeri bulunmayan senede sonradan bu unsurların eklendiğini, takip konusu senedin tüketici senedi olmasından ötürü alacaklıya herhangi bir borcu bulunmadığını, senette malen kaydı bulunmasının taşınmaz satımı için verildiğinin kanıtı olduğunu ileri sürerek takibin durdurulmasını ve alacaklının takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı dilekçesinde; borçlunun delil olarak fotokobiye dayandığını, takip konusu senetten kaynaklı borcun ödendiği beyanı doğrultusunda senedin kambiyo vasfı bulunmadığı iddiasının dinlenilemeyeceğini, senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğunun yazılı belge ile ispatlanması gerektiğinden ispat edilemeyen talebin reddi ile borçlu aleyhine %20′ den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bononun kambiyo senedi vasfında bulunduğu, alacaklının yetkili hamil olduğu, borcun ödendiği, senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu ve tüketici senedi olduğu iddialarının yazılı belge ile ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine, asıl alacak olan 178.000,00-TL’nin % 20’si oranında icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Mahkeme’nin hangi gerekçe ile davayı reddettiği bilinmediğinden kanun yoluna başvuru süresinin tebliğden itibaren başlatılması gerektiğini, bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının ispatı olarak menfi tespit davasındaki gerekçeli kararı sunduklarını, bono bedelinin ödendiğini, senedin kötüniyetli olarak eski temsilci tarafından iade edilmediğini, menfi tespit davasında bono fotokobisinde senedin tanzim yeri bulunmadığının tespit edildiği bu anlamda takip konusu senede sonradan ödeme yeri ve tanzim yerinin eklendiğinin kabul edilmesi gerektiğini, takibe konu senedin tüketici senedi olduğunu, borcun ödenmesinden ötürü takip alacaklısına borcu bulunmadığını, aleyhe tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bononun kambiyo senedi vasfına haiz olduğu, bononun tedavüle çıkarken anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının yazılı belge ile ispatlanması gerektiği, senedin hangi hukuki ilişkinin teminatı olduğunun metinden anlaşılamadığı, menfi tespit davasındaki kararın takip öncesinde verilmesi ve değerlendirmenin fotokobi üzerinden yapılmasından ötürü senedin sonradan doldurulduğu iddiasının ispatında yeterli olmadığı, takibin durdurulması ile alacaklının tazminata hükmedilmesi talebi doğrultusunda mahkemece verilen kararın isabetli olduğu değerlendirilerek, borçlunun istinaf başvurusunun İİK’nın 366 ve HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
İtiraz/şikayet dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte borca itiraz ile kambiyo vasfına yönelik şikayete ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İcra İflas Kanununun 169/a maddesi ve 170/a maddesi, Türk Ticaret Kanununun 776. maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlu vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.