Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/3535 E. 2023/835 K. 27.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3535
KARAR NO : 2023/835
KARAR TARİHİ : 27.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 06.05.2014 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 154 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz etme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 154 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve

dördüncü fıkrası uyarınca hapisten çevrili 3.000,00 TL ve doğrudan verilen 80,00 TL adli para hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi suça konu taşınmazdan geçirilen boru hattının taşınmazın sınırlarını değiştirmediği gibi katılanın kullanımına da engel oluşturmadığı, eylemin işgal oluşturmadığı gibi suçun unsurlarınında oluşmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın katılana ait taşınmazın altına yer altı su borusu döşemek suretiyle tecavüz … taşınmazı kullanılmaz hale getirdiğine ilişkindir.
2. Kolluk olay yerinde katılan eşliğinde inceleme yapmış, suça konu taşınmazın altına 6 metre eninde 600 metre uzunluğunda ve 5 metre eninde 100 metre uzunluğunda kepçeyle kazılmak suretiyle boru döşendiğine ilişkin tutanak tutulmuştur.
3. Mahkemece keşif yapılmış teknik bilirkişi raporunda 1116 numaralı parsel içinde su kuyusunun bulunduğu sanıklar tarafından 1126 numaralı parseli sulamak için 1115 numaralı taşınmaz içinden toplam uzunluğu 478,50 metre ve 1252 numaralı parseli sulamak için 1115 numaralı parsel içinden 107.65 metre yer altı su borusunun geçirildiğini tespit etmiştir.
4. … bilirkişisi raporunda dava konusu parsellerde yapılan yer altı sulama borusunun döşendiği an itibariyle ekili durumda olsa 1758,45 metrekarelik kısmın zarar görebileceğini ve bu miktardaki yer için 4-5 yıl verim kaybının olabileceğini ancak tam olarak verim kaybının hesaplanamayacağını taşınmazın ilerdeki satış değerini etkilemeyeceğini bildirmiştir.
5. Sanık savunmasında katılanın tarlasının yanındaki taşınmazı kiraladığını katılanın rızasıyla tarlasında yer üstünden su borularını geçirdiklerini, katılanın kendisine kardeşi olan diğer sanık, annesi ve köy muhtarı varken su borularını yer altından geçirmeyi teklif ettiğini kendisininde kabul ettiğini beyan etmiştir.
6. Katılan … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/81 E sayılı dosyasıyla suça konu boruların kaldırılması için Müdahelenin meni ve Kal davası açmış uyap araştırmasında davanın katılan lehine sonuçlanıp kesinleştiği görülmüştür.
7. Köy muhtarı olan tarafsız tanık C.K. beyanında, sanığın katılana ait tarlanın üzerinden su borusu geçirmesi ve katılanında bunu istememesi sebebiyle tarafları barıştırmak maksatlı 2012 yılının Haziran ayında katılanla birlikte sanığın yanına gittiklerini, sanıkların annelerininde bulunduğunu, tarafların barıştığını, ancak katılanın yer üstündeki boruların yer altına geçirilmesine izin verme gibi bir konuşmanın olmadığını sadece yer üstünden geçen borular konusunda barıştıklarını bir daha olmasın dendiğini, o görüşmede katılanın böyle bir rızasının olduğuna dair herhangi bir sözünün veya sessiz kalmasının olmadığını beyan etmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanığın kiralamış olduğu taşınmazları sulamak için herhangi bir hakkı olmadan katılanın tarlasını kazıyıp yer altından boru döşeyerek tecavüzde bulunduğu katılanın taşınmazından geçirilen boru için rızası ve izninin bulunmadığının sanık tanık ve katılan beyanları ve tüm dava dosyası kapsamında elde edilen delillerden anlaşıldığından ilk derece mahkemesince verilen hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2016 tarihli kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.02.2023 tarihinde karar verildi.