Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/7815 E. 2023/492 K. 25.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7815
KARAR NO : 2023/492
KARAR TARİHİ : 25.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1312 E., 2022/447 K.
DAVA TARİHİ : 18.12.2020
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 25. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/1326 E., 2021/53 K.

Taraflar arasındaki şikayet yargılamasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı alacaklı vekili; müvekkilin alacağına binaen icra takibi başlatıldığı ve takibin kesinleştiğini, icra müdürlüğünün yasaya aykırı olarak vermiş olduğu kararın kaldırılmasını, müvekkilin alacağına ilişkin güncel olarak kapak hesabı üzerinden alacağının değerlendirme yapılarak, ödeme günündeki kapak hesabına hesaplanarak eksik ödenen bedelin müvekkiline ödenmesini, müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet vermemek adına, dosyada bulunan paranın taraflara ödenmemesi için karar verilinceye kadar ivedi tedbir ile durdurma kararı verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sıra cetvelinde alacak miktarlarının belirtildiği, bunun yanı sıra sıra cetveline itiraz davası neticesinde nemalandırılan paranın gelirinin de icra dairesince ödenmesine karar verildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 2019/1309 E. – 2020/311 K. sayılı ilamının hüküm fıkrasının 2-b bendinde alacağı oranında davacıya ödenmesi ifadesinden anlaşılan sıra cetvelindeki alacak miktarı olup, alacak miktarının belirlenmesi için ayrıca bir hesap tablosu yapılması konusunda bir yasal düzenleme olmadığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı alacaklı vekili; 14.12.2020 tarihli alacağına ilişkin kapak hesabının yapıldığını ve müvekkilinin alacağının 1.864.385,41 TL olarak hesaplandığını, İstanbul 14. İcra Müdürlüğünce kapak hesabındaki alacak miktarının ödenmesi gerekirken, mahkemece iptal edilen sıra cetvelindeki bedel üzerinden eksik olarak 1.514.692,28 TL üzerinden ödeme yapıldığını, şikayete konu edilen hususun davacı alacaklıya yapılan eksik ödemenin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu durumun tartışılmadan ve yeterli ölçüde somut sebeplere bağlanmadan şikayetin ret edilmiş olmasının yerinde olmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ” dosya alacağı üzerine konulan haciz sonucu tahsil edilen paranın yapılan sıra cetveline göre tüm alacaklıların alacaklarını karşılamadığı, icra müdürlüğünce hacze konu paranın getirtildiği tarih esas alınmak suretiyle davacı alacaklının alacağının belirlenerek sıra cetveli yapıldığı anlaşıldığından, sıra cetveline itiraz davası kabul edilmiş olsa dahi ödemenin sıra cetvelinde esas alınan alacak miktarının dikkate alarak yapılması gerekir. İcra müdürlüğünce yapılan hesap tablosu sonucu belirlenen güncel alacak miktarına göre davalı alacaklıya ödeme yapılması İİK’nun 138. maddesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin yukarıda belirtilen ilamına göre mümkün değildir. Belirtilen bu gerekçeye göre İlk Derece Mahkemesi kararı hukuka uygun olduğu ve ileri sürülen istinaf sebepleri yerinde olmadığı” gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı alacaklı vekili; şikayet ve istinaf dilekçesindeki hususları tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, takip dosyası kapsamında düzenlenen sıra cetveline karşı açılan itiraz davası kapsamında alınan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 2019/1309 E. – 2020/311 K. sayılı ilamı doğrultusunda yapılan ödemenin eksik olduğuna dair şikayete ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK’nın 16, 138, 140. maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı alacaklı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25/01/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.