Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/7344 E. 2009/8780 K. 22.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7344
KARAR NO : 2009/8780
KARAR TARİHİ : 22.12.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
BİRLEŞTİRİLEN DAVA
MAHKEMESİ :Çanakkale 1.Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı …vekili dava dilekçesinde torunları ve aynı zamanda…… San ve Tic.Ltd.Şti ortakları olan …’in seksen yaşını aşmış, zaman zaman hafıza kaybı olan müvekkilini kandırarak … San. Tic.A.Ş’ne olan borçları nedeniyle icra kefili yaptığını yine….Şti muhasebecisi olan davalı … …adına vekaletname vermesini sağladıklarını davalı …’in vekalet görevini kötüye kullanarak müvekkiline ait ve halen oturduğu Çanakkale 419 Ada, 102 parselde kayıtlı taşınmazını 12.3.1998 tarihinde davalı …’e sattığını, bedel ödenmediğini, torunları ve … hakkında ceza davası bulunduğunu belirterek tapu kaydının iptali ile taşınmazın müvekkili adına tesciline karar verilmesini dava ve talep etmiş, birleştirilen davada ise kefalet akdinin iptali için dava açkıklarını, 12.3.1998 tarihli vekaletnamenin ipotek amacıyla torunlarının muhasebecisi olan …’e verildiğini, vekalet görevini kötüye kullanan .
dava konusu taşınmazı torunlarının borucuna mahsuben …’e sattığını mal kaçırmadığını, torunları tarafından kandırıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili dava konusu taşınmazın….Şti’nin müvekkilinin ortağı olduğu şirkete olan 4.511.80.YTLlik borcuna mahsuben 3.500.00.YTL bedelle alındığını birleştirilen dava da ise aciz belgesi sunulmadığını, icra kefili aleyhine tasarrufun iptali davası açılamayacağını, müvekkilinin iyiniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … …tebligata rağmen savunma yapmamıştır.
Birleştirilen davanın davacısı, dava dilekçesiyle; torunları …’in ortağı olduğu….Şti’nin borçları nedeniyle 11.3.1998 tarihinde icra kefili olan davalı…ın alacaklısından mal kaçırmak amacıyla Çanakkale 419 Ada, 102 parselde kayıtlı 10 nolu bağımsız bölümü 12.3.1998 tarihinde davalı …’e sattığını belirterek tasarrufun iptalini dava ve talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere göre, davacı …’ın davacısı olduğu 1999/236 Esas sayılı dosyada vekaletnamenin sahteliği ileri sürülmediğinden ve bu davanın muvazaalı olarak açılmış olabileceği gerekçesiyle 1999/236 Esas sayılı davanın reddine, 1998/735 Esas sayılı dava yönünden ise davalı …’ın kefil olduktan bir gün sonra dava konusu taşınmazı düşük bedelle satması hüküm tarihi itibariyle taşınmazı fiilen kullanması taşınmazı satın olan davalı …’in taşınmazdan yararlanmak için hiçbir girişimde bulunmaması, davalı …’ın tüm işlemleri muvazaalı olarak gerçekleştirdiği, hatta 1999/236 Esas sayılı davayı dahi muvazaalı olarak açmış olabileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, Çanakkale İli, … Mahallesi, 419 Ada, 102 parsel 10 nolu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı … vekilinin 1999/236 Esas 2003/587 Karar sayılı dosya yönünden yerinde görülmeyen tüm, 1998/735 Esas 2003/337 karar sayılı dosya yönünden aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-1998/735 Esas 2003/337 Karar sayılı davada borçlu …’ın alacaklısından mal kaçırmak amacıyla yaptığı tasarrufun iptali talep edilmiştir. İİK.nun 283/1 madde gereğince iptal davası sabit olduğu takdirde bu davaya konu teşkil eden mal üzerinde cebri icra yoluyla davacı hakkını almak yetkisi elde eder ve davanın konusu gayrimenkulse, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın tashihine mal almadan o gayrimenkulün haczi ve satışını isteyebilir.
Somut olayda mahkemece takip konusu alacak ve ferileriyle sınırlı olarak tasarrufun iptaline karar verilmesi gerekirken davalı üçüncü şahıs üzerindeki tapu kaydının iptali ile borçlu … adına tesciline karar verilmesi doğru değil, bozma nedeni ise de, anılan yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 2. bölümünün birinci parağrafının HUMK.nun 438/VII maddesi gereğince düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalı … vekilinin 1999/236 Esas 2003/587 Karar sayılı dosya yönünden yerinde görülmeyen tüm, birleştirilen 1998/735 Esas 2003/337 Karar sayılı dosya yönünden sair temyiz itirazlarının reddine (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle 1998/735 Esas 2003/337 Karar sayılı dosya yönünden hükmün 2. Bölümünün 1. parağrafındaki “… bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile tapu kaydının satıştan önceki hale dönüştürülerek… kızı … adına teciline” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “bağımsız bölümle ilgili olarak borçlu … ile davalı … arasında yapılan 12.3.1998 tarihli satış tasarrufunun takip konusu İstanbul 1.İcra Müdürlüğünün 1998/200 Esas sayılı dosyasındaki alacak ve ferileriyle sınırlı olarak iptaline, davacıya dava konusu taşınmazla ilgili olarak cebri
icra yetkisi verilmesine ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 7.864.40.-TL kalan onama harcının temyiz eden davalı …’den alınmasına 22.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.