Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2006/3612 E. 2006/5598 K. 20.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3612
KARAR NO : 2006/5598
KARAR TARİHİ : 20.06.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR :…

Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm davalı … … mirasçıları … … ve müşterekleri tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı, tapu kaydına ve kadastro öncesi sebebe dayanarak genel kadastro sonucu davalılar adına oluşan tapu kaydının iptal ve tescili isteğiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm yargılama sırasında ölen davalı … … mirasçıları … … ve müşterekleri tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Davaya konu 10 ada 68 parsel numaralı taşınmaz kadastro sırasında komisyon kararına dayalı olarak tamamı 4 pay addedilerek 2/4 payı …, 1/4 payı Nuri, ¼ … adına tesbit edilmiş ve süresinde dava açılmaması üzerine kesinleşen tesbit uyarınca tapu kaydı oluşturulmuştur. Davacı … asliye mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesinde taşınmazın babası … adına tapuda kayıtlı olup sağlığında kendisine bağışladığını ileri sürmüş, davalılardan Nuriye ise cevap dilekçesinde taşınmazın 1986 yılında ölen annesi … tarafından davacının babası …’dan satın aldığını ve ölümünden sonrada çocuklarına kaldığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. Davacının dayandığı Şubat 1325 yoklama tarih 17 sıra nolu tapu kaydının taşınmaza uymadığı keşfen saptandığı gibi, taşınmaz yönünü dayanak tapu malikini okuyan komşu parsel kayıtlarıda bulunmamaktadır. Davacının aynı kayda dayanarak 69 nolu parsele yönelik açmış olduğu davanın tapu kaydının taşınmaza

uymadığı ve kararında yazılı diger gerekçelere binaen reddi yolunda verilen kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği getirtilen dosyasının incelenmesinden anlaşılmaktadır. Taşınmazın önceki malikinin davacının babası … … olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, … …’nın sağlığında taşınmazı kızı davacı …’ya bağışlayıp bağışlamadığı yada davalıların anneleri olan …’ya satıp satmadığı yönlerinde toplanmaktadır. Eldeki davada yerel bilirkişi ve tanık sözleri göz önünde bulundurularak mahkemece taşınmazın … tarafından kızı davacı …’ya bağışlandığı kabul edilerek hüküm tesis edilmiştir. Buna karşın davacının 69 nolu parselle ilgili olarak açmış olduğu davada da yine bilirkişi ve tanık sözleri dikkate alınarak mahkemece taşınmazın … tarafından …’dan satın alındığı ve ölümü üzerine mirasçılarına kaldığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ve verilen karar Yargıtay 8.Hukuk Dairesince onanmak suretiyle kesinleşmiştir. Komisyon kararında ve inceleme tutanaklarından da görüldüğü üzere 68 ve 69 nolu parsellerin öncesi bir bütündür. Hal böyle olunca biri hakkında verilecek kararın diğerinin esasını etkilemesi kaçınılmazdır. Kaldı ki davalılar delil olarak 69 nolu parselle ilgili Asliye hukuk mahkemesinin 1995/44-2002/331 sayılı kesinleşen ilamlarına ve müstenidatı dava dosyasına dayanmışlardır. Bu durum karşısında mahkemece söz konusu dava dosyası getirtilip dosya içerisinde konulduktan sonra gerektiğinde yeniden mahallinde keşif yapılarak her iki davada dinlenen bilirkişi ve tanıkların yüzleştirilmek suretiyle ifadeleri arasındaki çelişki giderilip hasıl olacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken bu yönün göz ardı edilerek eksik incelemeye dayalı olarak yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Ölü davalı Nuriye … mirasçılarının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 20.6.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.