YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4928
KARAR NO : 2006/8045
KARAR TARİHİ : 30.10.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı … tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Kadastro sırasında 189 ada 7 parsel sayılı 3706 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz malikinin belirlenememesi ve herhangi bir belge ibraz edilememesi nedeniyle Hazine adına tesbit medilmiştir. itirazı tapulama komisyonunda reddedilen … mirasçılarından … kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve irsen intikale dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parselin davalı Hazine adına tapuya tesçiline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, komşu parsellere revizyon gören kayıtların taşınmaz yönünü davacı ve miras bırakanlarını okumadığı ve bunun sonucu olarak davacının zilyetliğinin yeterli süreye ulaşmadığı gerekçeleri ile yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir. Uyuşmazlık, davacı yararına 3402 sayılı Kadastro Yasasının 14. maddesinde öngörülen taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığı yönünde toplanmaktadır. Taşınmazın öncesinin tapusuz olduğu uyuşmazlık konusu olmadığı gibi bu yön mahkemenin de kabulündedir. Kaldıki davacı davayı açarken delil olarak irsen intikale ve zilyetliğe dayanmış herhangi bir kayıt ve belgeden sözetmemiştir. Tapusuz bir taşınmazın zilyedi adına tesçiline karar verilebilmesi için taşınmazın tarım arazisi olması, zilyetliğin dava ve tesbit gününe kadar aralıksız ve çekişmesiz olmak üzere 20 yıla ulaşması ve ayrıca maddi olaylardan sayılan zilyetliğin ve sürdürülüş biçiminin yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile kanıtlanması gerekir. Ziraatçi bilirkişi raporunda taşınmazın tarım arazisi olduğu, orman bilirkişi raporunda da orman sayılan yerlerden olmadığı bildirilmiştir. İki ayrı tarihte yapılan keşifte bilgisine başvurulan yerel bilirkişiler taşınmazın davacıya babası …’dan ve ona da annesi …den kaldığı ve tesbit gününe kadar kendisi ve miras bırakanlarının 20 yılı aşkın süre ile zilyetliğinde olduğunu söylemişlerdir. Bilirkişi ve tanık sözleri tutanak içeriğini bu yönden kısmende doğrulamıştır. Davacı delil olarak tapu yada başka bir kayda dayanmadığına göre komşu parsellere revizyon gören kayıtların taşınmaz yönünün davacıyı ve miras bırakanlarını okumaması davacı aleyhinde yorumlanamaz. Başka bir anlatımla komşu parsel kayıtlarının davacı yönünden bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Geri çevirme kararı üzerine getirtilen tutanak ve kayıtların incelenmesinden davacı adına belgesiz zilyetliğe dayalı olarak tesbit edilen taşınmaz miktarı nazara alındığında dava konusu taşınmazın davacı adına tesciline yasal bir engelde bulunmamaktadır. Açıklanan bu maddi ve hukuksal olgular karşısında mahkemece davanın kabulüne ve taşınmazın davacı adına tesçiline karar vermek gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacı …’nun temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 31.10.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.