Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2006/3284 E. 2006/5592 K. 20.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3284
KARAR NO : 2006/5592
KARAR TARİHİ : 20.06.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVAYA KATILAN :…, …

Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm katılan … tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Kadastro sırasında temyize konu 185 parsel sayılı 640 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davacı … ve müşterekleri adına tesbit edilmiştir. … ve …’nin irsen intikale, … …’nin taşınmazına tecavüz edildiğine dayanan itirazları kadastro komisyonu tarafından kabul edilmiştir. Davacı … irsen intikal, taksim ve … …’nin ninesinin bu taşınmazdaki hissesini daha önce satarak zilyetliğini devrettiğine dayanarak davacı …’da kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve …’nın bu taşınmazla hiçbir ilgisinin olmadığı sebebine dayanarak dava açmışlar, … satınalmaya kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine … ‘te satınalmaya dayanarak davaya katılmışlardır. Birleştirilerek görülen dava sonunda mahkemece davacılar … … ve katılan …’un davalarının ayrı ayrı reddine davalı taşınmazın kadastro tutanağında adı geçen kişilerin malik olmadığı anlaşıldığından 6.5.1981 tarihli komisyon kararının iptaline ve davalı 185 nolu parselin Hazine adına tapuya tesçiline karar verilmiş, hüküm katılan … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Kadastro sırasında taşınmaz irsen intikale, vergi kaydına, satınalmaya, taksim, ifraz ve zilyetliğe dayalı olarak önce ………… adlarına tesbit edilmiş, …, … ve kardeşleri … …’nin itirazlarının

kabulü üzerine komisyonca … ve müşterekleri, … ve müşterekleri, … ve müşterekleri, … … ve müşterekleri adlarına tesbitine karar verilmiştir. Davacılardan … irsen intikal, taksim, satınalma ve zilyetliğe, … kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlar, hükmü temyiz eden …’da satınalma ve zilyetliğe dayalı olarak davaya katılmış, yargılama aşamasında da tapu kaydına dayandığını bildirmiştir. Katılan … satınalma ve zilyetliğe dayanmasına karşın kendisinden tanık göstermesi istenmediği gibi, yargılama aşamasında ibraz ettiği birçok tapu kaydından hangisine dayandığıda sorulup beyanı imzasıyla belgelendirilmemiş, dayanılan kayıtların uygulaması yoluna gidilmemiş nedenlerinin karar yerinde gerekçesi gösterilmemiştir. Kayıtlar sahibi lehine olduğu kadar aleyhinede delil teşkil edeceği cihetle uygulanıp aidiyet ve kapsamlarının belirlenmesi zorunludur. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru değildir.
O halde, uyuşmazlığın sağlıklı bir çözüme kavuşturulması için öncelikle katılan …’dan örneğini ibraz ettiği tapu kayıtlarından hangisine dayandığı açıkça sorulup beyanı imzası ile belgelendirilmeli, ve yine katılandan zilyetlikle ilgili olmak üzere taşınmazı ve öncesini iyi bilen tanık göstermesi istenmeli, dayanılan tapu kaydının yada kayıtların birer örneği eklenerek ilk tesislerinden itibaren intikalleri ile birlikte … Müdürlüğü Arşiv Dairesi Başkanlığından getirtilmeli, daha sonra önceki keşifte dinlenen bilirkişi ve tanıklarla gösterilecek tanıklar ve tüm tesbit bilirkişileri eşliğinde yerinde yeniden keşif yapılarak dayanılan tapu kayıtları taşınmazları ve yöreyi iyi bilen elverdiğinçe yaşlı ve yansız kişilerden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla gereği gibi yerine uygulanarak aidiyet ve kapsamı kesin olarak saptanmalı, bilirkişilerce bilinmeyen sınırlar olduğunda tanıkların bilgisine başvurulmalı, kayıtlarda yazılı sınırlar bilirkişilere arazi üzerinde göstertilip yerleri düzenlenecek krokiye işaret ettirilmeli, tapu kaydının uymaması halinde taşınmazın öncesinin ne olduğu, kaçak ve yitik kişilerden kalıp kalmadığı, değilse kimden intikal ettiği katılanın zilyet olması halinde zilyetliğinin başlangıç tarihi, süresi ve sürdürülüş biçimi olaylara dayalı olarak bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık

sözleri arasında aykırılık doğduğunda giderilmeli, davada 3402 sayılı K.Y.nın 30/2 maddesindeki üç ayrık halden hiç birinin mevcut olmadığı göz önünde bulundurulmalı, dava dışı 173, 175 ve 177 nolu parseller hakkında açılıp sonuçlanan davalar olup olmadığı araştırılarak olduğunda verilen kararların kesinleşme şerhini içeren birer örneği getirtilip dosyaya konularak delillerin değerlendirilmesinde dikkate alınmalı, keza katılanın 3.8.1992 tarihli oturumdaki beyanlarının kendisini bağlayıp bağlamayacağının da karar yerinde tartışılması yapılmalı, ziraatçi bilirkişiden taşınmazın toprak yapısı, bitki örtüsü, karakteri, işleniş tarzı ve süresi vede öncesinin mera olup olmadığı konularında teknik verilere dayalı rapor alınmalı, teknik bilirkişiye yapılan keşif ve uygulamayı ve kayıtların uyması halinde kayıtta yazılı sınırları izlemeye olanak verecek biçimde raporlu kroki düzenlettirilmeli, ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Katılan …’un temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 20.6.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.