YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/29578
KARAR NO : 2023/792
KARAR TARİHİ : 06.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2015/123 Esas, 2015/603 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, hakaret suçundan ise aynı Kanunun 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, suçlamaları kabul etmediğine, mağdurun şikayetçi olmadığına ve meydana gelen olaylardan dolayı çok pişman olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, “Sanığın görevsizlik kararı veren askeri mahkemedeki yargılamada savunmasında örtülü bir şekilde olayı doğrulamıştır. Kendisinin küfredip tehdit ettiğini kaçamaklı kabul etmiştir. 15.03.2011 tarihli tutanakla sanığın eylemi tespit edilmiştir. Tanık … beyanında olayı doğrulamıştır. Sanığın askerliğe elverişlilik durumu araştırılmış, askeri hastanece askerliğe elverişle olmadığı raporlanmış, bunun üzerine ceza ehliyet yönünden araştırma yapılmıştır. Sanık hakkında Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Dördüncü İhtisas Kurulu’nun 02/11/2015 tarih 2015/4808 sayılı kararıyla; ’12/10/2015 giriş ve 16/10/2015 çıkış tarihleri arasında yapılan muayenesi, müşahedesi, tetkikleri ve adli dosyanın incelenmesi neticesinde; Kendisinde ceza sorumluluğunu etkileyecek veya ortadan kaldıracak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı veya akıl zayıflığı tespit edilmediği. Dava dosyasının tetkikinden de suç tarihinde suçunu takip eden günlerde de herhangi bir akli arıza içinde olduğuna delalet edecek tıbbi bulgu ve belgeye rastlanmadığı; Bu duruma göre … oğlu, 1989 doğumlu …’in 15/03/2011 tarihinde sanığı bulunduğu, Tehdit, Hakaret suçuna karşı CEZA SORUMLULUĞUNUN TAM OLDUĞU … raporu’ verilmiştir. Dosya kapsamına göre sanığın askeri hastaneye muayene için gittiğinde hastanede tabip olan mağdura küfrettiği ve onu öldürmekle tehdit ettiği inancı oluşmuştur.” şeklindeki gerekçeyle sanığın tehdit ve hakaret suçlarından mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükümler,
A. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanunun 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
B. 5271 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinde yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında, görevli olmayan hâkim veya mahkemece yapılan işlemlerin hükümsüz olduğunun belirtilmesi karşısında, tanık …’nin yeniden dinlenip diğer tüm deliller ile birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanık …’in temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2023 tarihinde karar verildi.