Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/1981 E. 2023/8586 K. 09.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1981
KARAR NO : 2023/8586
KARAR TARİHİ : 09.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının 25.04.2016 tarih ve 2016/35681 soruşturma sayılı iddianamesi ile; sanık … hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (h) bentleri ve 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.

2. … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.06.2016 tarihli ve 2016/146 Esas, 2016/182 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil etmek amacıyla tehdit ve kasten yaralama suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 53 ncü maddesi gereğince 6 ay hapis cezası ve hak yoksunlukları ile, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 53 ncü maddesi uyarınca 4 ay hapis cezası ve hak yoksunlukları ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.

3. … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.06.2016 tarihli ve 2016/146 Esas, 2016/182 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 26.02.2020 tarihli ve 2017/3538 Esas, 2020/901 Karar sayılı ilâmıyla;
” …Sanık … ile müdahil mağdur …’in, …’de bir arsa içindeki yarısı suya gömülü dört adet lahiti çıkarmak için yasa dışı define kazma amacıyla, Rafet’in kazıyı gerçekleştirecek kepçe ve kepçe operatörünü hazırlayacağı konusunda anlaştıkları, ancak, söz konusu kepçe operatörünün kazıyı yapmak istememesi üzerine define arama eyleminin gerçekleşemediği ve buna sinirlenen sanık …’in yanındaki arkadaşlarıyla birlikte mağduru basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde darp ederek cüzdanı, 210,00 TL parası ve cep telefonunu yağmaladıkları olayda, ortada geçerli bir hukuki ilişkiden kaynaklanan alacak verecek ilişkisi bulunmadığı gözetilmeden, sanık …’ın yağma suçundan cezalandırılması yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,

Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.12.2020 tarihli ve 2020/131 Esas, 2020/358 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, ancak 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesi gereğince önceki cezadan ağır olamayacağından neticeden 10 ay hapis cezası cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.03.2022 tarihli 2021/73508 sayılı, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin
reddi görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğnamede Belirtilen Görüş Yönünden
1. Sanığın yargılama konusu eylemine ilişkin olarak Mahkemece kurulan ilk hüküm tarihinin, 30.06.2016 tarihi olduğu ve söz konusu tarihin, bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçirilmesiyle 5271 sayılı Kanun’un temyize ilişkin hükümlerinin yürürlük tarihi olan 20.07.2016 tarihinden önce olduğu ve mezkûr kararın, sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizce tarafından incelenerek 26.02.2020 tarihli ve 2017/3538 Esas, 2020/901 Karar sayılı ilâmıyla bozulmasına karar verildiği, bu itibarla sanık hakkındaki ilk hükmün kesinleşmediği, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci cümlesinde yer verilen;
“Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazetede ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326 ncı maddeleri uygulanır.”
Şeklinde düzenlemenin bulunduğu belinlenmiştir.

2. Bu açıklamalar ışığında, incelemeye konu hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereği 1412 sayılı Kanun’un temyiz hükümlerine tabi olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 294 üncü maddesi de dâhil olmak üzere temyize ilişkin hükümlerinin inceleme konusu dava dosyası açısından uygulama alanının bulunmadığı anlaşılmakla, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.

B. Ancak,
5271 sayılı Kanun’un 196 ncı maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, 5237 sayılı Kanun’un 149/1-c maddesinde düzenlenen nitelikli yağma suçuna ilişkin cezanın alt sınırının 5 yıl olması karşısında, sanık …’ın istinabe suretiyle sorguya çekilemeyeceği gözetilmeden savunma hakkı kısıtlanarak yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan (B) paragrafında açıklanan nedenle 21.12.2020 tarihli ve 2020/131 Esas, 2020/358 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

09.02.2023 tarihinde karar verildi.