Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/31066 E. 2023/1001 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/31066
KARAR NO : 2023/1001
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit, kasten yaralama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece, sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci maddesinin ikinci cümlesi, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına, hakaret suçundan aynı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına, kasten yaralama suçundan yine aynı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 35, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, hakaretin karşılıklı olduğuna, atılı suçları işlemediğine, hakkında verilen hapis cezalarının seçenek yaptırımlara çevrilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, “Katılan … üvey kardeşi olan sanık … ile aralarında anlaşmazlık bulunduğunu, olay günü olan 27.05.2015 günü gece saatlerinde sanık …’in alkollü olarak iakemet ettikleri eve gelerek, kendisine hitaben “ibne, puşt, …’den adam getirtçem, seni dağa kaldırtçam, s.. seni ” şeklinde sair tehdit ve hakaretlerde bulunduğu, elindeki bira şişesini kendisine atmaya çalıştığı, sanık her ne kadar savunmasında atılı suçu kabul etmemiş ise de katılanın anlatımlarının tanıklar … ve … ‘nın beyanları ile doğrulandığı, sanığın savunmasının da yanlızca cezadan kurtulmaya yönelik olduğu, sebep ve dayanaktan yoksun olduğu, tanıklar her ne kadar katılan ile aynı evde ikamet eden kişiler olsalar da duruşmadaki tutum ve davranışları ve olayı anlatışlarındaki yalınlık ve samimiyet göz önüne alındığında dosdoğru ifade verdiklerine dair mahkememizde tam bir kanaat oluştuğu, böylelikle sanığın üzerine atılı silahtan sayılan bira şişesi ile kasten yaralamaya teşebbüs , hakaret ve sair tehdit suçlarını işledikleri yönünde mahkememizde tam bir vicdani kanaat oluştuğu” gerekçesiyle mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükümler,
A. Sanığın, katılanı “…’den adam getirteceğim, seni dağa kaldıracağım.” şeklindeki sözlerle tehdit ettiğinin kabul edilmesi karşısında, eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesinde tanımlanan mağdurun hayatına ve vücut bütünlüğüne yönelik bir saldırı gerçekleştirme niteliğinde olduğunun gözetilmemesi,
B. Sanığın kasten yaralama eylemini silahla işlediğinin kabul edilmesine karşın, uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi yerine (a) bendi olarak gösterilmesi,
C. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanunun 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık …’in temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2023 tarihinde karar verildi.